İçinde acı olan 6 harfli 85 kelime var. İçerisinde ACI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında acı olan kelimeler listesine ya da sonu acı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DADACI
-
-
[isim]
Dadacılık akımına bağlı olan; Dadaist
- "Dadacıların hemen hepsi çok geçmeden gerçeküstücü olmuşlardır."
-
[isim]
Dadacılık akımına bağlı olan; Dadaist
- SAYACI
-
-
[isim]
Ayakkabıların sayalarını hazırlayan kimse
-
[isim]
Ayakkabıların sayalarını hazırlayan kimse
- ARPACI
-
-
[isim]
Arpa alan ve satan kimse
-
[isim]
Arpa alan ve satan kimse
- ODACIK
-
-
[isim]
Küçük oda
- "Babadan kalma bu arsaya önce dört duvar örüp bir odacık yapıvermişti."
-
[bitki bilimi]
Açık tohumlarda çiçek tozunun çimlenerek döllenmeyi sağlamadan önce bir süre beklediği, yumurtanın ön kısmında ve kapıcığın altında bulunan boşluk
-
[isim]
Küçük oda
- BOYACI
-
-
[isim]
Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse
- "Sallıyor boyacı çocuğu fırçasını."
-
Boya yapan veya satan kimse
-
Boya satılan dükkân
- "Ben elimde bir gazete ile boyacıda oturuyordum."
-
Ayakkabı vb. deri ürünlerin boyandığı dükkân
-
[isim]
Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse
- AYNACI
-
-
[isim]
Ayna yapan veya satan kimse
-
[mecaz]
Bakınız hileci
-
[isim]
Ayna yapan veya satan kimse
- ACIRAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Az acı
-
[sıfat, ağızlardan]
Az acı
- BABACI
-
-
[sıfat, felsefe]
Babacılık yanlısı olan; paternalist
-
[sıfat, felsefe]
Babacılık yanlısı olan; paternalist
- ACIMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız acılaşmak
- "Bütün rafları, dolapları aradım: Biraz mercimek, nohut, fasulye, yarım paket makarna, bir paketin içinde iki üç kaşık yemeklik yağ (acımıştı), yarım paket kibrit, bir kavanoza yakın şeker ve tuzluğun içinde nemlenmiş tuz kalmıştı."
-
Acılı, ağrılı olmak
- "Sahip’in canı şimdi daha çok acımaktadır."
-
[-e, mecaz]
Merhamet etmek
- "Yarını ne olacak dünyamızın / Biz yaşımızı başımızı aldık / Allah çocuklarımıza acısın"
-
[-e, mecaz]
Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek
- "Bütün şehir halkı Koca Ali gibi mahir bir ustanın kolu kesileceğine acıdı."
-
[nesnesiz]
Bakınız acılaşmak
- KOZACI
-
-
[isim]
İpek kozası alıp satan kimse
-
[isim]
İpek kozası alıp satan kimse
- LAKACI
-
-
[isim]
Bakınız lakçı
-
[isim]
Bakınız lakçı
- ECZACI
-
-
[isim]
Eczacılık fakültesinden mezun olarak eczacılık mesleğini yapmaya hak kazanmış kimse
- "Eczacının söylediğinden anlıyorum, avuç avuç ağrı kesici alıyor."
-
[isim]
Eczacılık fakültesinden mezun olarak eczacılık mesleğini yapmaya hak kazanmış kimse
- ACIMIK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız mavikantaron
- "Ekeceğimiz tohumu da kalburdan geçirmek ve tohum içinde bulunan delice, yabani buğday, acımık ve hardal gibi ekini boğacak muzır ot tohumlarını temizlemek lazımdır."
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız mavikantaron
- CİLACI
-
-
[isim]
Cila yapan, eşyaya cila vuran kimse
- "Bir kimsenin rüyada cilacı yani gerek maden gerekse başka şeyleri cilalayan ve parlatan bir kimseyi görmesi, mülk veya bir devlet adamı olmakla tabir olunur."
-
[isim]
Cila yapan, eşyaya cila vuran kimse
- ZULACI
-
-
[isim]
Bir kimsenin saklanması gereken eşyasını saklayan kimse
- "Kapının açılmamasından manalar çıkarıyor, kapıyı mahsustan geç açıp zulacılara vakit kazandırmak istediğini sanıyordu."
-
[isim]
Bir kimsenin saklanması gereken eşyasını saklayan kimse
- DAVACI
-
-
[isim, hukuk]
Dava eden kimse; savlayıcı, müddei
- "Davacının iddialarında hiçbir delil yoktu."
-
[isim, hukuk]
Dava eden kimse; savlayıcı, müddei
- AĞDACI
-
-
[isim]
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi
-
Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse
- "Ha, bu arada senin için ağdacı da çağırdım. Dün kıyafet denerken ağda vaktinin geldiğini fark etmedim sanma, benden kaçar mı hiç?"
-
[isim]
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi
- OVACIK
-
-
[isim]
Karabük iline bağlı ilçelerden biri
-
Tunceli iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Karabük iline bağlı ilçelerden biri
- AÇMACI
-
-
[isim]
Açma yapan veya satan kimse
-
[isim]
Açma yapan veya satan kimse
- ACISIZ
-
-
[sıfat]
Tadı acı olmayan
- "Acısız ne köfte yiyorlar ne film seyrediyorlar ne müzik dinliyorlardı."
-
Ağrı, sızı duyulmayan
- "Acısız doğum."
-
[mecaz]
Bakınız üzüntüsüz
- "Acısız bir yaşam."
-
[sıfat]
Tadı acı olmayan