İçinde abe olan 9 harfli 20 kelime var. İçerisinde ABE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında abe olan kelimeler listesine ya da Sonu abe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A B E Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ABE
2 Harfli Kelimeler
AB, BE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TABEDİLME
- ...
- KARACABEY
- ...
- MEHABETLİ
-
-
[sıfat]
Büyük, ulu, yüce
- "Dış görünüm de önemlidir. İlle iri kıyım, mehabetli olmak şart değildir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Büyük, ulu, yüce
- DİYABETİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Şeker hastalığı ile ilgili
-
[sıfat]
Şeker hastalığı ile ilgili
- BİLABEDEL
- ...
- REKABETÇİ
-
-
[isim]
Rekabet yanlısı olan kimse, yarışçı, kompetitif
-
[isim]
Rekabet yanlısı olan kimse, yarışçı, kompetitif
- HARABELİK
-
-
[isim]
Harap olmuş yer, ören
-
[isim]
Harap olmuş yer, ören
- ARABESKÇİ
-
-
[isim]
Arabesk müzik sanatçısı
-
Arabesk müzikten hoşlanan kimse
-
[isim]
Arabesk müzik sanatçısı
- ALFABETİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Alfabe sırasına göre dizilmiş, abecesel
-
[sıfat]
Alfabe sırasına göre dizilmiş, abecesel
- İSABETSİZ
-
-
[sıfat]
Yerinde olmayan, uygun olmayan, yersiz
-
[sıfat]
Yerinde olmayan, uygun olmayan, yersiz
- AĞABEYLİK
-
-
[isim]
Ağabey olma durumu
- "Doğrusu, o bana ağabeylik etti."
-
[isim]
Ağabey olma durumu
- SAHABETÇİ
-
-
[isim]
Koruyucu, kayırıcı kimse
- "Kahpenin gözlerine mi tutulmuş ne, sahabetçi çıkıyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Koruyucu, kayırıcı kimse
- İLMÜHABER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birinin yer, hâl, medeni durum vb.ni gösteren resmî belge
-
Bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, alındı kâğıdı
-
[isim]
Birinin yer, hâl, medeni durum vb.ni gösteren resmî belge
- MABEYİNCİ
-
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nde padişahların dışarıyla olan ilişkilerine bakan, buyruklarını ilgililere bildiren, bazı kişilerin dileklerini kendisine ileten görevli
- "Büyük annem serasker kapısına, mabeyincilerin konaklarına giderek ağlayıp sızlıyormuş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Osmanlı Devleti'nde padişahların dışarıyla olan ilişkilerine bakan, buyruklarını ilgililere bildiren, bazı kişilerin dileklerini kendisine ileten görevli
- MUHABERAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Haberleşmeler, haberleşme dolayısıyla yapılan yazışmalar
- "Bu yolda cereyan etmiş olan muhaberattan bazılarını arz etmekliğime müsaadenizi rica ederim." (Atatürk)
-
[isim]
Haberleşmeler, haberleşme dolayısıyla yapılan yazışmalar
- ABERASYON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sapınç
-
[isim]
Sapınç
- MUSABEYLİ
- ...
- TABELASIZ
- ...
- MÜŞABEHET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İki şey arasında benzerlik, benzeşlik
-
[isim]
İki şey arasında benzerlik, benzeşlik
- BERABERCE
-
-
[zarf]
Birlikte, beraber olarak
- "Sandalyelerimizi lambaya yaklaştırıp beraberce bakmaya başladık." (Memduh Şevket Esendal)
-
[zarf]
Birlikte, beraber olarak