İçinde abaş olan 20 kelime var. İçerisinde ABAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında abaş olan kelimeler listesine ya da sonu abaş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MASABAŞINDA, USTABAŞILIK
BACABAŞI, BALTABAŞ, KANCABAŞ, KAYABAŞI, KOCABAŞI, MASABAŞI, SALLABAŞ, USTABAŞI
ARABAŞI, ELMABAŞ, KABAŞİŞ, KARABAŞ, KOCABAŞ, OBABAŞI, ODABAŞI
ALABAŞ
ABAŞO, ŞABAŞ
Abaş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ABA, BAŞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- USTABAŞILIK
-
-
[isim]
Ustabaşı olma durumu
-
Ustanın görevi
- "İstinye doklarında çalışmış, ustabaşılık etmiş, sonra buraya takma bölgesi şefi olmuş."
-
[isim]
Ustabaşı olma durumu
- MASABAŞINDA
-
-
[zarf]
Uygulamaya yönelik olup olmadığına bakmaksızın tartışarak, konuşarak, görüşerek
-
[zarf]
Uygulamaya yönelik olup olmadığına bakmaksızın tartışarak, konuşarak, görüşerek
- MASABAŞI
-
-
[sıfat]
Kurum, kuruluş vb. yerlerde beden gücü gerektirmeyen, genellikle oturularak yapılan (iş, görev vb.)
-
[sıfat]
Kurum, kuruluş vb. yerlerde beden gücü gerektirmeyen, genellikle oturularak yapılan (iş, görev vb.)
- KANCABAŞ
-
-
[isim]
Başı kancaya benzer biçimde olan, altı veya sekiz çift kürekle çekilen, dar, uzun bir tür kayık
-
[isim]
Başı kancaya benzer biçimde olan, altı veya sekiz çift kürekle çekilen, dar, uzun bir tür kayık
- BALTABAŞ
-
-
[isim, denizcilik]
Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi
- "Selçuk kadırgalarının kullanışları pek kolaydı, bunlara baltabaş denilirdi."
-
[sıfat]
Bu gemiye benzeyen (otomobil vb.)
-
[isim, denizcilik]
Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi
- USTABAŞI
-
-
[isim]
Bir iş yerinde çalışan ustaların başı olan ve onları denetleyen kimse; formen
- "Ustabaşı gülerek Baba Ferhat’ın yanına geldi, bir şeyler konuştular, sonra ustabaşı tamir odasının yanına gitti."
-
[isim]
Bir iş yerinde çalışan ustaların başı olan ve onları denetleyen kimse; formen
- KOCABAŞI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız muhtar
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız muhtar
- KAYABAŞI
-
-
[isim, müzik]
Bir Anadolu ezgisi ve bu ezgiyle söylenen koşma
-
[edebiyat]
Türk halk edebiyatında çoban türküsü
-
[isim, müzik]
Bir Anadolu ezgisi ve bu ezgiyle söylenen koşma
- SALLABAŞ
-
-
[sıfat]
Başı sürekli sallanan
-
[mecaz]
Her sözü düşünmeden onaylayan
-
[sıfat]
Başı sürekli sallanan
- BACABAŞI
-
-
[isim]
Bakınız baca kaşı
- "Bu arpayı da daha sonra evde bacabaşı denilen ocağın üzerine koyardı."
-
[isim]
Bakınız baca kaşı
- OBABAŞI
-
-
[isim]
Obanın başı olan kimse
-
[isim]
Obanın başı olan kimse
- KABAŞİŞ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kabakulak
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kabakulak
- KARABAŞ
-
-
[isim]
Bakınız çoban köpeği
-
Bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı
-
[ağızlardan]
Bakınız rahip
-
[mecaz]
Evlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek
-
[bitki bilimi]
Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas)
-
[ağızlardan]
Kışa dayanıklı sert buğday
-
[isim]
Bakınız çoban köpeği
- ARABAŞI
-
-
[isim]
Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba
-
[isim]
Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba
- KOCABAŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
İspinozgillerden, 18 santimetre uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir tür kuş; flurcun (Cocothraustes coccothraustes)
-
Bakınız büyükbaş
- "Kocabaş sürüleri ne kışlaklarda ne yaylaklarda beslenebiliyordu."
-
[bitki bilimi]
Doğu Anadolu'da, yol ve tarla kenarlarında yetişen, 30-150 santimetre yüksekliğinde, iki yıllık otsu bir bitki (Onopordon acanthium)
-
[ağızlardan]
Bakınız şeker pancarı
-
[isim, hayvan bilimi]
İspinozgillerden, 18 santimetre uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir tür kuş; flurcun (Cocothraustes coccothraustes)
- ODABAŞI
-
-
[isim]
Hanlarda çalışan uşakların başı
- "Hana gelinceye kadar planını kurmuştu. Odabaşı ile hemen hesabını kesti."
-
[tarih]
Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay
-
[tarih]
Padişahın en yakın adamlarından olup huzura giren, giyinip soyunmasına yardım eden, emir ve fermanlarını bildiren, işler hakkında gereken hususları padişaha sunan Enderun ağası
-
[isim]
Hanlarda çalışan uşakların başı
- ELMABAŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız tepeli dalgıç
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız tepeli dalgıç
- ALABAŞ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki
-
[isim, bitki bilimi]
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki
- ABAŞO
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama
-
[sıfat]
Altta, aşağıda bulunan, alttaki
-
[isim, denizcilik]
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama
- ŞABAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça şābāş
-
[isim]
Aferin, bravo anlamında takdir ve beğenme sözü
- "Efruz Bey, üçüncü gününü de alkış, şabaş, nümayiş, azil, nasıp, hitap içinde halkın mabudu olarak tıpkı rüya gibi geçirdi."
-
[isim]
Aferin, bravo anlamında takdir ve beğenme sözü