İçinde ab olan 8 harfli 173 kelime var. İçerisinde AB bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ab olan kelimeler listesine ya da Sonu ab ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LABİRENT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı
    • "Bu labirentte yolumu kaybedip gitmem işten değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun

ABIREVAN
...
AÇABİLME

  1. [isim] Açabilmek işi

AHZÜKABZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kendine mal etme
  2. Para tahsilinde bulunmaya yetkili olma

ABECESEL

  1. [sıfat] Alfabetik

BABAESKİ
...
MURAKABE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Denetleme
    • "Onun tatlı sert murakabesi, konağın her ferdince kabul edilmiş." (Samiha Ayverdi)
  2. Tasavvufta Tanrı'ya bağlanarak çile doldurma

SEVABINA

  1. [zarf] Maddi karşılık beklemeden sadece sevap kazanmak üzere

SABRETME

  1. [isim] Sabretmek işi

ABUKLAMA

  1. [isim] Abuklamak işi veya durumu

ALABACAK

  1. [sıfat] Ayağı sekili (at)
  2. Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse)

HABERDAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Haberli, bilgili
    • "Olup bitenden haberdardır."
    • "Kararımızdan Nedret'in arkadaşlarını da haberdar etmeliyiz." (Mahmut Yesari)
    • "İbrahim Hocamın da işten haberdar olduğunu iddia edenler oldu." (Memduh Şevket Esendal)

HOKKABAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse
    • "Bu arsada zaman zaman at cambazları, hokkabazlar, palyaçolar hünerlerini gösterirler." (Salâh Birsel)
  2. [sıfat] Başkalarını aldatarak yalan dolanla iş gören
    • "O ne hokkabaz heriftir."

ARABALIK

  1. [isim] Araba konulan yer, garaj
    • "Odasının tam altına tesadüf eden bu arabalığa girince." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [sıfat] Araba dolduracak miktarda olan
    • "Bir arabalık odun."

KABARMAK

  1. [nsz] Ağırlığı artmadan hacmi büyümek
    • "Ekmek iyi kabardı."
  2. Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak
    • "Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Niceliği artmak, büyümek
    • "Masraf kabardı."
  4. Şişmek, genişlemek
    • "İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi." (Peyami Safa)
  5. Hayvanların tüyleri dikilmek
  6. Kumaş üzerinde tüyler oluşmak, havlanmak
    • "Bu kumaş çabuk kabardı."
  7. Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak
    • "Masanın kaplaması kabardı."
    • "Dolabın boyası kabardı."
  8. Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak
  9. Bulanmak
  10. Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek
    • "Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır." (Necati Cumalı)
  11. [nsz] Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak
  12. Böbürlenmek, gururlanmak
    • "Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu." (Ömer Seyfettin)

ŞABLONCU

  1. [isim] Bir düşünceyi enine boyuna irdelemeden olduğu gibi benimseyen veya kabullenen kimse

BALTABAŞ

  1. [isim] Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi

MUHABBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sevgi
    • "Mutfakta onlara yemek, kahvaltı hazırlanırken yukarıda her akşamdan fazla bir muhabbet havası esiyordu." (Halide Edip Adıvar)
    • "Bir geçitten ziyade bir toplantı yeri. Mahalle orada muhabbet eder, konuşur, kavga eder." (Halide Edip Adıvar)
  2. Dostça konuşma, yârenlik
    • "Karın doyuracak değiliz, maksat biraz muhabbet olsun." (Necati Cumalı)

SABIRSIZ

  1. [sıfat] Sabır göstermeyen, sabrı olmayan
  2. Aceleci

KABIZLIK

  1. [isim] Kabız

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü