İçinde ab olan 8 harfli 173 kelime var. İçerisinde AB bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ab olan kelimeler listesine ya da sonu ab ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAYTABAN

  1. [isim] Sürü, deve sürüsü
  2. [sıfat, mecaz] Başıboş, düzensiz olan
KABUSSUZ

  1. [sıfat] Kâbusu olmayan
TABİLDOT

Kelime Kökeni: Fransızca table d'hôte

  1. [isim] Bakınız seçmesiz yemek, alakart karşıtı
    • "O ayın sonunda tabildot için maaştan 20 küsur lira kesilince herkes kendi yağı ile kavrulmak üzere başının çaresine bakmaya çekildi." (Dündar Seyhan)
  2. Birçok kişinin erzak sağlayıp kendilerine yemek pişirtmek için kurdukları ortaklık
    • "Öğle, akşam yemeklerini kampın tabildotundan yiyebilirdim." (Orhan Veli Kanık)
MURAKABE

Kelime Kökeni: Arapça murāḳabe

  1. [isim, eskimiş] Bakınız denetleme
    • "Onun tatlı sert murakabesi, konağın her ferdince kabul edilmiş." (Sâmiha Ayverdi)
  2. Tasavvufta Tanrı'ya bağlanarak çile doldurma
TABASBUS

Kelime Kökeni: Arapça tabaṣbuṣ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız dalkavukluk
    • "Fikirsizliği tabasbusla birlikte de düşünenler olabilir." (Tuncer Baykara)
SABREDİŞ

  1. [isim] Sabretme işi
PABUÇSUZ

  1. [sıfat] Ayağında pabucu olmayan
ABIREVAN

Kelime Kökeni: Farsça āb + Farsça revān

  1. [isim] Bakınız akarsu
    • "Yârim senden ayrılalı / Hayli zaman oldu gel gel / Bak gözümden akan yaşa / Abırevan oldu gel gel" (Halk türküsü)
ALABALIK

  1. [isim, hayvan bilimi] Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı; ala (Trutta faris)
GABARDİN

Kelime Kökeni: Fransızca gabardine

  1. [isim] Sık dokunmuş bir tür ince yünlü veya pamuklu kumaş
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış
    • "Yeşile çalan gabardin pardösüsünü kaptığı gibi fırladı." (Tarık Buğra)
KABAKLIK

  1. [isim] Karpuz veya kavunun ham olma durumu
  2. Başın tüysüz veya dazlak olma durumu
  3. [mecaz] Bilgisiz ve görgüsüz olma durumu
ABİDEMSİ

  1. [sıfat] Bakınız anıtsı
    • "İstanbul sadece abide ve abidemsi eserlerin bol olduğu şehir değildir." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
DİRİJABL

Kelime Kökeni: Fransızca dirigeable

  1. [isim] İçerisi gazla doldurulmuş, istenilen yere yöneltilebilen balon
    • "İhtimal bu fikre, Türklükten ayrılmış levanten gençler gülerler. Onlar otomobiller, dirijabller tahayyül ederler." (Ömer Seyfettin)
MEGABAYT

Kelime Kökeni: İngilizce megabyte

  1. [isim, bilişim] 1024 (yaklaşık bin) kilobayttan oluşan bir belleğin veya verinin boyutunu ifade eden ölçü birimi
SERTABİP

Kelime Kökeni: Farsça ser + Arapça ṭabīb

  1. [isim, eskimiş] Bakınız başhekim
ABRAŞLIK

  1. [isim] Abraş olma durumu
    • "Rivayete göre Hâris'te abraşlık hastalığı varmış..." (Necip Fazıl Kısakürek)
SEVABINA

  1. [zarf] Maddi karşılık beklemeden sadece sevap kazanmak üzere
    • "Kim bilir belki de iyi bir kısmet çıkarsa sevabına everecekler." (Haldun Taner)
LABİRENT

Kelime Kökeni: Fransızca labyrinthe

  1. [isim] Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı
    • "Bu labirentte yolumu kaybedip gitmem işten değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [mecaz] İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun
TABİİYET

Kelime Kökeni: Arapça tābiʿiyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bağımlılık
  2. Bakınız uyrukluk
    • "Fransız tabiiyetine girivermişler o zaman." (Sait Faik Abasıyanık)
MADRABAZ

Kelime Kökeni: Farsça madarabāz

  1. [isim] Hayvan, balık, sebze, meyve vb. yiyecekleri yerinden getirerek toptan satan kimse
  2. [mecaz] Hile yapan kimse
    • "Hiçbir hareketi tanımıyor, sadece mahir bir madrabaz edasıyla çıkarına bakıyor." (Etem İzzet Benice)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü