İçinde ab olan 7 harfli 169 kelime var. İçerisinde AB bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ab olan kelimeler listesine ya da Sonu ab ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ABERANT
- ...
- SABIRLI
-
-
[sıfat]
Sabır gösteren, katlanan, sabreden
- "Halim, adı üstünde sabırlı bir adamdır." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Sabır gösteren, katlanan, sabreden
- HABİTUS
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Bitkinin yerindeki durumu, dallanması, köklerinin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş
-
[isim]
Bitkinin yerindeki durumu, dallanması, köklerinin toprak içerisindeki dağılmasını belirten morfolojik görünüş
- ABARTMA
-
-
[isim]
Abartmak işi
-
[isim]
Abartmak işi
- NECABET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Temiz bir soydan gelme, soyluluk
- "Eşyanın bile ihtiyarlamasında bir necabet vardı." (Mithat Cemal Kuntay)
-
[isim]
Temiz bir soydan gelme, soyluluk
- KİTABET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yazmanlık, kâtiplik
-
Kompozisyon, tahrir
-
[isim]
Yazmanlık, kâtiplik
- NİYABET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Naiplik
-
[isim]
Naiplik
- TABLACI
-
-
[isim]
Mallarını tabla üzerinde satan kimse, tablakâr
-
Tabla çalan kimse
-
[isim]
Mallarını tabla üzerinde satan kimse, tablakâr
- GARABET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık
- "Bu kızda izahı güç bir garabet var." (Peyami Safa)
-
[isim]
Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık
- BABADAĞ
- ...
- ARABALI
-
-
[sıfat]
Arabası olan
-
[isim]
Arabalı vapur
-
[sıfat]
Arabası olan
- TABİİYE
- ...
- GIYABEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Kendi yokken, ortada olmaksızın
- "Gıyaben hüküm giydi."
-
Adını, sözünü başkalarından duyarak, görmeden
- "Ben teyzenizin kızıyım, sizi de gıyaben tanırım." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Kendi yokken, ortada olmaksızın
- SÜTBABA
-
-
[isim]
Sütannenin kocası
- "Duvarlar hattat sütbabamın yadigâr bıraktığı levhalarla süslenmişti." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Sütannenin kocası
- KARABET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yakınlık
-
Hısımlık
-
[isim]
Yakınlık
- ARABAŞI
-
-
[isim]
Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba
-
[isim]
Hindi veya tavuk etiyle hazırlanan, pişmiş ve dondurulmuş hamur ile birlikte yenen çorba
- ARABESK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü
-
Girişik bezeme
- "Kelimelerden birtakım arabeskler yapıyor. Bizim bütün Divan edebiyatımız işte hep bu arabeskler, bu minyatürlerdir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Arap müziğini andıran, genellikle karamsarlığı konu edinen bir müzik türü
- TABİLİK
-
-
[isim]
Yayımcılık
-
[isim]
Yayımcılık
- HABASET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kötülük, alçaklık
- "Senin ne habasetlere kadir olduğunu ben bilirim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kötülük, alçaklık
- ABLATİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çıkma durumu
-
[isim]
Çıkma durumu