İçinde ab olan 7 harfli 169 kelime var. İçerisinde AB bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ab olan kelimeler listesine ya da Sonu ab ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KABARTI
-
-
[isim]
Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer
- "Bunlar biraz eğildikleri zaman cübbelerin arkasında tabanca kabzalarının kabartısı görülür." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer
- HABASET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kötülük, alçaklık
- "Senin ne habasetlere kadir olduğunu ben bilirim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kötülük, alçaklık
- ARABACI
-
-
[isim]
Arabayı süren kimse
- "Fakat arabacının dizginleri çektiğini görünce yere atladım." (Halide Edip Adıvar)
-
Araba yapan veya satan kimse
-
[isim]
Arabayı süren kimse
- CEVABEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Cevap olarak, karşılık olarak
-
[zarf]
Cevap olarak, karşılık olarak
- SABIRLI
-
-
[sıfat]
Sabır gösteren, katlanan, sabreden
- "Halim, adı üstünde sabırlı bir adamdır." (Burhan Felek)
-
[sıfat]
Sabır gösteren, katlanan, sabreden
- ABLAVUT
-
-
[sıfat]
Bön, aptal, sersem (kimse)
-
[sıfat]
Bön, aptal, sersem (kimse)
- SABIRLA
-
-
[zarf]
Sabır göstererek, sabırlı davranarak
-
[zarf]
Sabır göstererek, sabırlı davranarak
- KABAKÇI
-
-
[isim]
Kabak yetiştiren veya satan kimse
-
[isim]
Kabak yetiştiren veya satan kimse
- MEHABET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Büyük ve saygıdeğer kimselere duyulan saygı
-
Büyüklük, ululuk, yücelik
- "Dağlar ufkunda mehabet ova ufkunda huzur." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Büyük ve saygıdeğer kimselere duyulan saygı
- ABUSLUK
-
-
[isim]
Abus olma durumu
-
[isim]
Abus olma durumu
- GABYACI
-
-
[isim]
Yelkenli gemilerde yelken, arma, seren ve bütün bunlara ait her tür işi yapan görevli, gabyar
-
[isim]
Yelkenli gemilerde yelken, arma, seren ve bütün bunlara ait her tür işi yapan görevli, gabyar
- PABUÇLU
-
-
[sıfat]
Ayağında pabucu olan
-
[sıfat]
Ayağında pabucu olan
- RABBANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Allah ile ilgili, Allah'a bağlı, ilahî, Allah'tan gelen
-
Kalbini ve fikrini Allah'a bağlamış ve sadece onunla meşgul olan
-
[sıfat]
Allah ile ilgili, Allah'a bağlı, ilahî, Allah'tan gelen
- OBABAŞI
-
-
[isim]
Obanın başı olan kimse
-
[isim]
Obanın başı olan kimse
- BABACIK
-
-
[isim]
Sevimli, hoş, sempatik baba
- "Ertesi gün okulun yolunu tutunca yine üniformalarının içinde anacıklarının, babacıklarının görmek istedikleri masum çocuksu hâllerine dönerler." (Haldun Taner)
-
[isim]
Sevimli, hoş, sempatik baba
- KARABET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yakınlık
-
Hısımlık
-
[isim]
Yakınlık
- YALABIK
-
-
[isim]
Alevin oynayarak parıldaması, parlama, parıltı
-
Şimşek
-
[sıfat]
Parlak, parıltılı, ışıltılı
-
[sıfat]
Güzel, yakışıklı, sevimli
-
[sıfat]
İkiyüzlü, kaypak
-
[isim]
Alevin oynayarak parıldaması, parlama, parıltı
- MUKABİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
- "Düşmanlarla beraber Anadolu'da mukabil teşkilat yapmak üzere yetmiş beş kişi kadar göndermiş." (Atatürk)
-
Bir şeyin karşısında bulunan
-
[zarf]
Karşılık olarak
- "Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[zarf]
Rağmen
- "Annemi çok sevmesine mukabil, teyzemle arası bozuktu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
- KABARIK
-
-
[sıfat]
Kabarmış olan
- "Kabarık göğsündeki, parlak kıvılcımlı tüyleri, altından bir zırh gibiydi." (Ömer Seyfettin)
-
Çıkıntısı olan, tümsekli
-
[sıfat]
Kabarmış olan
- SABUNCU
-
-
[isim]
Sabun yapan veya satan kimse
-
[isim]
Sabun yapan veya satan kimse