İçinde ab olan 6 harfli 85 kelime var. İçerisinde AB bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ab olan kelimeler listesine ya da Sonu ab ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ABAZAN

  1. [sıfat] Karnı aç olan (kimse)
  2. Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek)

ABRAMA

  1. [isim] Abramak işi

AKBABA

  1. [isim] Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus)
  2. [sıfat] İhtiyar
  3. [sıfat] Çıkarı için başkalarını sömüren

İSABET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hedefe varma, hedefi vurma
    • "Bir kurşun isabetiyle öldü."
    • "Düşman uçağı isabet aldı."
    • "Kurşun hedefe isabet etti."
  2. Piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma
    • "Piyangodan yüz bin lira isabet etti."
  3. Öneri, düşünce veya söz, yerinde olma
    • "Bu sözünde isabet var."
    • "O hâlde yalnız çıkmış olduğuma çok isabet etmiştim." (Halide Edip Adıvar)
  4. Yanılmazlık
    • "Kapının yanına isabet eden ilk koltuktakinin tıraşı bitmişti." (Ömer Seyfettin)
  5. Güzel rastlantı
    • "Bize uğramanız isabet, biz de sizi arıyorduk."
  6. [ünlem] "Çok güzel, iyi oldu" anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü

KİTABE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yazıt

ABUKÇA

  1. [zarf] Abuğa yakışır bir biçimde

YABANİ

  1. [sıfat] Doğada yaşayan, evcil olmayan (hayvan), evcil karşıtı
  2. Doğada kendiliğinden yetişen (bitki)
  3. Görgüsü olmayan, kaba ve hoyrat (kimse)
    • "Babası, dağdan gelme, dangıl dungul bir yabaniymiş." (Sermet Muhtar Alus)

ALFABE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, yazı (I), abece
  2. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap
  3. Bir işin başlangıcı
    • "Tiyatro alfabesinin ilk harfinin disiplin olduğunu ilk öğreten odur." (Haldun Taner)

KABARE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çeşitli gösterilerin yapıldığı eğlence yeri
  2. Meyhane

EBABİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çobanaldatan

RABITA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bağlayan şey, bağ
    • "Bu dünya öyle bir dünya ki zengin ile fakir arasında kardeşlik rabıtaları bile kalmıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. İki şeyi birbirine bağlayan ip
  3. İlgi, ilişki
    • "Bu rabıtamı sizden gizlemek pek fazla azap veriyor, bu his beni tamamıyla değiştirdi, bambaşka bir insan yaptı." (Peyami Safa)
  4. Birbirini tutma, tutarlık
  5. Düzen, sıra
  6. Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü
  7. Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması

HESABİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Hesabını iyi bilen, eli sıkı, hesaplı

AKRABA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kan veya evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler, hısım
    • "Geceleyin, babam, amcam, akrabamız, hepsi istasyonda idiler." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler
    • "Akraba diller."
  3. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular
    • "Zulüm zorbalıkla akrabadır."

ABARTI

  1. [isim] Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa

HARABİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Meyhaneye giden, âlemci
    • "Ne harabiyim ne harabatiyim / Kökü mazide olan atiyim." (Yahya Kemal Beyatlı)

ABSÜRT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Saçma
    • "Şam'daki caminin Ayasofya ile boy ölçüşebileceğini düşünmek bile absürt olur." (Aydın Boysan)

LAVABO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya
    • "Lavabonun kırık aynasında saçlarını taradı." (Haldun Taner)
  2. Ayakyolu, hela, yüznumara, tuvalet
  3. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer

GRABEN

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] Çöküntü hendeği

SABIKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Geçmiş bulunan şey, geçmiş bulunan olay
  2. Geçmişte işlenmiş, mahkemece ispatlanıp cezalandırılmış olan suç
    • "Üstelik sabıkası olduğu için iş bulması daha da güçtür." (Necati Cumalı)

TABAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Basımcılık

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü