İçinde aa olan 7 harfli 31 kelime var. İçerisinde AA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aa olan kelimeler listesine ya da Sonu aa ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İTAATLİ
-
-
[sıfat]
Söz dinler, buyruğa uyar, itaatkâr
-
[sıfat]
Söz dinler, buyruğa uyar, itaatkâr
- VATSAAT
- ...
- MUVAZAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Danışık, danışıklık
-
[isim]
Danışık, danışıklık
- TAAFFÜN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kokuşma, pis kokma
-
[isim]
Kokuşma, pis kokma
- MÜTALAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Okumaya, ders çalışmaya ayrılan zaman, etüt
- "Mütalaada önüne biyoloji kitabını açmış, iki satır okuyor, beş satır dalga geçiyordu." (Çetin Altan)
-
İrdeleme, müzakere, görüş
- "Kolordu kumandanlarının fikir ve mütalaalarını bilmek, bence pek faydalı idi." (Atatürk)
-
Düşünce
-
[isim]
Okumaya, ders çalışmaya ayrılan zaman, etüt
- TAAMMÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma
-
İşlenecek bir suçun daha önceden tasarlanması
-
[isim]
Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma
- MÜCAMAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Cinsel ilişkide bulunma
-
[isim]
Cinsel ilişkide bulunma
- SAATLİK
-
-
Herhangi bir saat süresince yapılan veya olan
- "Yeniköy bu yandan Banarlı nahiyesine yarım saatlik, kaza merkezine de olsa olsa bir buçuk saatlik bir yerde..." (Memduh Şevket Esendal)
-
Herhangi bir saat süresince yapılan veya olan
- MURAFAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Duruşma
-
[isim]
Duruşma
- TAADDÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çoğalma, sayısı artma
-
[isim]
Çoğalma, sayısı artma
- MAAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Aylıksız
-
[sıfat]
Aylıksız
- MÜSAADE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İzin, icazet, ruhsat
- "Rica ederim, bize artık müsaade edin!" (Osman Cemal Kaygılı)
-
Elverişli, uygun olma durumu
-
[isim]
İzin, icazet, ruhsat
- TAAHHÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme
- "Taahhüt işini ortağıma havale ettim." (Aka Gündüz)
- "Ayda bir, bir şeyler yazmayı taahhüt ederim." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme
- TAALLUK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İlgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti
- "Bu iş benim hayatımın felaketine taalluk ediyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
İlgisi olma, ilgisi bulunma, ilgi, ilinti
- TAARRUZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Saldırı
- "Bu gece cephede umumi taarruz var." (Memduh Şevket Esendal)
- "Taarruz etsek de bir fayda yok belki tehlike var."
-
[isim]
Saldırı
- MÜBAYAA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Satın alma
-
[isim]
Satın alma
- TAASSUP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bağnazlık
-
[isim]
Bağnazlık
- TAANNÜT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Direnme, ayak direme, inat etme, direnim
-
[isim]
Direnme, ayak direme, inat etme, direnim
- SAATİNE
- ...
- ŞAŞAALI
-
-
[sıfat]
Görkemli, gösterişli
-
Parıltılı
- "Bazen mehtap bu yalının üstüne vurarak onu şaşaalı manalarla öyle pırıl pırıl parlatırdı ki..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Görkemli, gösterişli