İçinde aşı olan 8 harfli 66 kelime var. İçerisinde AŞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aşı olan kelimeler listesine ya da sonu aşı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aşı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I Ş
3 Harfli Kelimeler
AŞI
2 Harfli Kelimeler
AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARMAŞIK
-
-
[sıfat]
İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan
- "Kendisi gökyüzünde siyah nokta gibi görünüyordu; ancak ormanda, bu kadar karmaşık yerde, saklanan sincabı nasıl görebildi?"
-
[kimya]
Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik); kompleks
-
[teknoloji]
Üstün teknolojisi olan; sofistike
-
[mecaz]
Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan; komplike
- "Gerçi olaylar örgüsü, karmaşık olmasına burada da karmaşıktır."
-
[mecaz]
Anlaşılması güç olan (durum); ağdalı, sofistike
-
[sıfat]
İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan
- ÇAPRAŞIK
-
-
[sıfat]
Bakınız girift
- "Çapraşık akıntılar birden düz yön aldı."
-
[mecaz]
Anlaşılması, çözülmesi veya içinden çıkılması güç
- "Benimseyemediği çapraşık bir dünyanın binbir dolabı içinde bunalmış genç bir öğrenciyi hatırlatıyordu."
-
[sıfat]
Bakınız girift
- AŞÇIBAŞI
-
-
[isim]
Bir iş yerinde çalışan aşçıların başı olan ve onları denetleyen kimse
- "Aşçıbaşı, garsona işaret etti. Garson, bulaşıkların arasındaki sıkılmış limonu getirdi çaresiz."
-
Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse
-
[isim]
Bir iş yerinde çalışan aşçıların başı olan ve onları denetleyen kimse
- TAŞIMLIK
-
-
[zarf]
Taşma süresi, taşacak kadar
- "Çorbayı iki taşımlık kaynattı."
-
[zarf]
Taşma süresi, taşacak kadar
- KAŞIKLIK
-
-
[isim]
İçine kaşık, çatal, bıçak vb. konulan kap
-
[sıfat]
Kaşık yapmaya elverişli
- "Gidengelmez Dağı’nda kestiği kaşıklık ağacı sırtında taşırken bir yardan düştü öldü."
-
[sıfat]
Kaşığın alabileceği ölçüde
- "İki kaşıklık reçel."
-
[isim]
İçine kaşık, çatal, bıçak vb. konulan kap
- ASESBAŞI
-
-
[isim, tarih]
Yeniçeri Ocağı'ndaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan teşkilatın başı
- "Şimdi asesbaşına haber salacağız. Çünkü senin gibi bir günahkârla kadının önünde hesaplaşmamız gerekiyor!"
-
[isim, tarih]
Yeniçeri Ocağı'ndaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan teşkilatın başı
- AŞILANIŞ
-
-
[isim]
Aşılanmak işi
-
[isim]
Aşılanmak işi
- AŞIRTMAK
-
-
[-e, -i]
Aşırma işini yaptırmak
-
Bakınız aşırmak
-
[-e, -i]
Aşırma işini yaptırmak
- MASABAŞI
-
-
[sıfat]
Kurum, kuruluş vb. yerlerde beden gücü gerektirmeyen, genellikle oturularak yapılan (iş, görev vb.)
-
[sıfat]
Kurum, kuruluş vb. yerlerde beden gücü gerektirmeyen, genellikle oturularak yapılan (iş, görev vb.)
- AŞICILIK
-
-
[isim]
Aşıcının yaptığı iş
- "Sanatları aşıcılık olan birçok kocakarı var."
-
[isim]
Aşıcının yaptığı iş
- KAYABAŞI
-
-
[isim, müzik]
Bir Anadolu ezgisi ve bu ezgiyle söylenen koşma
-
[edebiyat]
Türk halk edebiyatında çoban türküsü
-
[isim, müzik]
Bir Anadolu ezgisi ve bu ezgiyle söylenen koşma
- OCAKBAŞI
-
-
[isim]
isim, Ateş yanan yerin çevresi
-
Lokantalarda genellikle ızgara olarak pişirilen et yemeklerinin ocağın çevresinde oturulup yendiği bölüm
-
[isim]
isim, Ateş yanan yerin çevresi
- AŞILILIK
-
-
[isim]
Aşılı olma durumu
-
[isim]
Aşılı olma durumu
- TAŞIYICI
-
-
[isim]
Taşıma işini yapan kimse veya şey; yükçü
-
Yükü havadan veya yerden taşımaya yarayan ve kapalı devre çalışan alet; konveyör
-
Bakınız hamal
-
Bakınız aktarıcı
- "Her insan, kâinatı dolduran varlığın bir özü ve âlemşümul düşüncenin bir taşıyıcısıdır."
-
[tıp]
Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu vücudunda taşıyan canlı; portör
-
[isim]
Taşıma işini yapan kimse veya şey; yükçü
- TAŞIRMAK
-
-
[-i]
Taşmasına yol açmak
- "Kınanın akşamdan yoğrulup ellere ve ayaklara taşırmadan, çizgileri aşmadan sürülmesi lazımdır."
-
[-i]
Taşmasına yol açmak
- ŞAŞIRTMA
-
-
[isim]
Şaşırtmak işi
-
[isim]
Şaşırtmak işi
- AŞILANMA
-
-
[isim]
Aşılanmak işi
-
[biyoloji]
Bakınız döllenme
-
[isim]
Aşılanmak işi
- PAYLAŞIM
-
-
[isim]
Paylaşmak işi; bölüşüm, dağılım
- "İlk büyük kanlı paylaşım sona ermiş, yaralar sarılmaya çalışılıyordu."
-
[isim]
Paylaşmak işi; bölüşüm, dağılım
- YAKLAŞIK
-
-
[sıfat]
Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan; takribî
- "Yaklaşık bir hesap. Yaklaşık bir sayı."
-
[sıfat]
Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan; takribî
- AŞIRILMA
-
-
[isim]
Aşırılmak işi
-
[isim]
Aşırılmak işi