İçinde ağı olan 9 harfli 65 kelime var. İçerisinde AĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağı olan kelimeler listesine ya da sonu ağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I Ğ
3 Harfli Kelimeler
AĞI
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞIRLIKLI
-
-
[sıfat]
Ağırlığı olan
-
Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan
-
Çoğunluğu oluşturan
-
[sıfat]
Ağırlığı olan
- BAĞIMLAMA
-
-
[isim]
Bağımlamak işi
-
[isim]
Bağımlamak işi
- AĞIRLAYIŞ
-
-
[isim]
Ağırlamak işi
-
[isim]
Ağırlamak işi
- DAĞITILMA
-
-
[isim]
Dağıtılmak işi
- "Gelin hanım, köşesine yerleştirildikten sonra şerbetler dağıtılmaya başladı."
-
[isim]
Dağıtılmak işi
- AĞIRKANLI
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız ağırcanlı
-
[isim, ruh bilimi]
Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi
- "Kim bilir nasıl birini göreceğimi sanıyordum; karşımdaki tıknaz, oturduğu yeri dolduran, ağırkanlı, ne düşündüğünü belli etmiyor hissini veren biriyle karşılaşınca şaşırdım."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız ağırcanlı
- AĞIRLANIŞ
-
-
[isim]
Ağırlanmak işi
-
[isim]
Ağırlanmak işi
- GÖKKUŞAĞI
-
-
[isim, meteoroloji]
Yağmur damlacıklarından geçen güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli kemer biçimindeki görüntü; alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, gelinkuşağı, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, yağmurkuşağı, alaimisema
- "Gözlükleri pencerelerden yansıyan ışık kırılmalarıyla çevresine gökkuşağı renkleri saçıyor."
-
[isim, meteoroloji]
Yağmur damlacıklarından geçen güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli kemer biçimindeki görüntü; alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, gelinkuşağı, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, yağmurkuşağı, alaimisema
- ÇİÇEKDAĞI
-
-
[isim]
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri
- AĞIRLANMA
-
-
[isim]
Ağırlanmak işi
-
[isim]
Ağırlanmak işi
- BUKAĞILIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Hayvanların ayağına bukağı takılacak yer
-
[isim, ağızlardan]
Hayvanların ayağına bukağı takılacak yer
- AĞIRBAŞLI
-
-
[sıfat, mecaz]
Davranışları ölçülü, olgun (kimse); ağır, vakarlı, vakur, ciddi, hoppa karşıtı
- "Büyüdükçe sabırlı, ağırbaşlı bir insan oldu."
-
[mecaz]
Değeri çok olan; ağır
- "Taşralarda ağırbaşlı kitaplar okumaya kalkışan öğrencileri, arkadaşları sarakaya alır."
-
Gösterişli olan
-
[sıfat, mecaz]
Davranışları ölçülü, olgun (kimse); ağır, vakarlı, vakur, ciddi, hoppa karşıtı
- AĞIZLAŞMA
-
-
[isim]
Ağızlaşmak işi
-
[isim]
Ağızlaşmak işi
- BAĞIŞLAMA
-
-
[isim]
Bağışlamak işi; affetme, affeyleme, bahşetme, mağfiret, gufran
- "Hoşgörü ve bağışlamadır o insanı günahtan arındıran duygu."
-
[isim]
Bağışlamak işi; affetme, affeyleme, bahşetme, mağfiret, gufran
- KEDİAYAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, süs bitkisi olarak da yetiştirilen, beyazımsı, yumuşak, sık tüylü bir bitki (Antennaria dioica)
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, süs bitkisi olarak da yetiştirilen, beyazımsı, yumuşak, sık tüylü bir bitki (Antennaria dioica)
- KURTAYAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kuzey ve Orta Anadolu ormanlarında doğal olarak yetişen, bahçelerde ise çit bitkisi olarak yaygın biçimde yetiştirilen, kışın yaprağını döken, yaprakları karşılıklı dizilmiş, sürgün uçlarında salkım hâlinde açan beyaz renkli ve kokulu çiçekleri, yuvarlak, siyah renkli üzümsü meyveleri olan bir tür çalı (Lycopodium clavatum)
-
[isim, bitki bilimi]
Kuzey ve Orta Anadolu ormanlarında doğal olarak yetişen, bahçelerde ise çit bitkisi olarak yaygın biçimde yetiştirilen, kışın yaprağını döken, yaprakları karşılıklı dizilmiş, sürgün uçlarında salkım hâlinde açan beyaz renkli ve kokulu çiçekleri, yuvarlak, siyah renkli üzümsü meyveleri olan bir tür çalı (Lycopodium clavatum)
- ÇAĞILTILI
-
-
[sıfat]
Çağıltısı olan
- "An olur, çağıltılı bir dere kenarında saz / Kuş cıvıltıları"
-
[sıfat]
Çağıltısı olan
- BAĞIRTLAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
- "Kahramanmaraş, Narlı, Elbistan, Afşin ve Göksun ovalarında oldukça bol miktarda toy ve bağırtlak bulunur."
-
[isim, hayvan bilimi]
Orta büyüklükte, eti sevilen bir cins göçebe ördek; bozkır tavuğu (Querquedula)
- AĞILANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız zehirlenmek
-
[nesnesiz]
Bakınız zehirlenmek
- AYIBACAĞI
-
-
[isim, denizcilik]
Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi
-
[isim, denizcilik]
Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi
- DAĞINIKÇA
-
-
[sıfat]
Biraz dağılmış, dağınık gibi
- "İçerisi biraz dağınıkça fakat insana sükûnet veren bir yerdi."
-
[sıfat]
Biraz dağılmış, dağınık gibi