İçinde ağı olan 7 harfli 56 kelime var. İçerisinde AĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağı olan kelimeler listesine ya da sonu ağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I Ğ
3 Harfli Kelimeler
AĞI
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAĞILIK
-
-
[isim]
Bakınız düşmanlık
-
[isim]
Bakınız düşmanlık
- SAĞIMLI
-
-
[sıfat]
Bakınız sağmal
-
[sıfat]
Bakınız sağmal
- DAĞINTI
-
-
[isim]
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi
-
[isim]
Karışık, gelişigüzel atılmış öteberi
- ÇALKAĞI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çalkar
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çalkar
- NURDAĞI
-
-
[isim]
Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri
- BAĞIŞIK
-
-
[sıfat]
Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan
- "Görev yaptıkları sıradaki sözlü açıklama ve davranışlar bakımından yargısal kovuşturmalardan bağışık olacaklardır."
-
[tıp]
Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan; immün
- "Çiçek aşısı, çiçek hastalığına karşı insanı bağışık kılar."
-
[sıfat]
Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan
- BAĞITÇI
-
-
[sıfat]
Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan; âkit
- "Atatürk’ün büyük önem verdiği Balkan Antlaşması’na öteki bağıtçı devletler de aynı önem ve hevesle bağlanmışlardır."
-
[sıfat]
Bir işi karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, sözleşme yapan; âkit
- AĞIRŞAK
-
-
[isim]
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça
- "Ancak bu makalenin yazarı evinde, köyünde, bölgesinde iğ kullanılan birisi olarak kemikten bir ağırşakla karşılaşmamıştır."
-
Teker biçiminde yassı nesne; kurs (I)
- "Bu grup yalnızca irice bir çömleğin kırık gövde parçasından yapılmış bir ağırşakla temsil edilir."
-
[isim]
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça
- AĞIZLIK
-
-
[isim]
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç
- "Kiraz, bilir miydi ki günün birinde tütün diye bir ot çıkacak ve insanlar bunu içmek için dallarını kesip kesip ağızlık yapacak?"
-
Nefesli çalgılarda ağza gelen yer
-
Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes; huni
-
Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm
-
Kuyu bileziği
-
Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç
-
[ağızlardan]
Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılan kapak
-
[ağızlardan]
Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinden mekiğin geçtiği yer
-
[ağızlardan]
Bir şeyin başladığı yer
-
[isim]
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç
- BAĞIŞÇI
-
-
[isim]
Bağış yapan kimse
- "Bir başka deyişle bu bağışçıların yapmış oldukları yardımlar bağış alan ülkelerin ihtiyaçlarına uygun şekilde dağıtılmaktadır."
-
[isim]
Bağış yapan kimse
- DAĞILMA
-
-
[isim]
Dağılmak işi; infisah, inhilal
- "Annemle babamın dökülüp dağılmaya hazırlanan karyolaları da buradaydı."
-
[askerlik]
Sınırlı bölgelere toplanmış birlik, gereç ve kuruluşların düşman saldırısına karşı daha iyi korunmalarını sağlamak amacıyla birbirlerinden uzaklaştırılmaları
-
[askerlik]
Bir hedefe aynı silahla atılan mermilerin, barut haklarının ve başka şartların değişmesi yüzünden ayrı ayrı noktalara vurması
-
[isim]
Dağılmak işi; infisah, inhilal
- SAĞILMA
-
-
[isim]
Sağılmak işi
-
[isim]
Sağılmak işi
- SAĞILIŞ
-
-
[isim]
Sağılmak işi
-
[isim]
Sağılmak işi
- BAĞIRMA
-
-
[isim]
Bağırmak işi
- "Gücünün yettiği kadar bağırmaya başladı."
-
[isim]
Bağırmak işi
- İTAYAĞI
-
-
[isim]
Bakınız çintemani
-
[isim]
Bakınız çintemani
- LAĞIMCI
-
-
[isim]
Pis su kanallarını açıp temizleyen işçi
-
[tarih]
Düşman kalelerini yıkmak için lağım kazan asker veya bu işle görevli sınıf
-
[isim]
Pis su kanallarını açıp temizleyen işçi
- DAĞILIŞ
-
-
[isim]
Dağılmak işi
- "Bu durumun bir dağılış olduğunu düşünmüyorum."
-
[isim]
Dağılmak işi
- AĞIZSIL
-
-
[sıfat]
Ağızla ilgili
-
[sıfat]
Ağızla ilgili
- AĞINMAK
-
-
[nesnesiz]
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak
-
[nesnesiz]
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak
- BAĞIRIŞ
-
-
[isim]
Bağırmak işi
- "Arada sırada bağırışların arasında küfürler savruluyordu."
-
[isim]
Bağırmak işi