İçinde ağı olan 10 harfli 74 kelime var. İçerisinde AĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağı olan kelimeler listesine ya da sonu ağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I Ğ
3 Harfli Kelimeler
AĞI
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞAĞILAMAK
-
-
[-i]
Değerinden düşük göstermek
-
Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek
- "O adam onları aşağıladıkça utancından kaçacak delik arayan Âşık Ali'ye acıyordu."
-
[-i]
Değerinden düşük göstermek
- BAĞIMSIZCA
-
-
[zarf]
Bağımsız bir biçimde; bağımsızcasına
- "Biz Türkler fikirlere bağımsızca sarılamadığımız için bu memlekette ciddi tartışmalar yapamıyoruz."
-
[zarf]
Bağımsız bir biçimde; bağımsızcasına
- BAĞIŞLAMAK
-
-
[-e, -i]
Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek; affetmek, affeylemek
- "Çocuk elindeki çiçek demetini kumandanın ayağı altına atarak, babamı bağışlayınız, diyordu."
-
Bir kimse, kuruluş veya ülke ayni veya nakdi varlıklarını kendi iradesi ile bir başka kişi, kurum veya tüzel kişiliklere karşılıksız olarak devretmek; bağış yapmak, hibe etmek, bahşetmek, teberru etmek
- "Ödünç aldığı parayı bile kendinden daha ihtiyaçlısına bağışlayan ancak bir masal adamıdır, değil mi?"
-
Bir kişinin üzerinde bulunan görevi ve sorumluluğu kaldırmak
-
[mecaz]
Hoş görmek
- "Sizleri meraka sokmamı aranızda bulunmamın sevincine bağışlayın."
-
[-e, -i]
Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek; affetmek, affeylemek
- DAĞITTIRMA
-
-
[isim]
Dağıttırmak işi
-
[isim]
Dağıttırmak işi
- ÇOCUKCAĞIZ
-
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan çocuk
- "Çocukcağız zaten revirden hasta hasta kaldırıldı."
-
[isim]
Kendisine şefkat ve acıma duyulan çocuk
- DAĞINIKLIK
-
-
[isim]
Dağınık olma durumu
- "Bu dağınıklık, asabını bozsa da toplamama inadıyla kıyasıya mücadeleye giren sinirine galip gelmiş gözüküyordu."
-
[isim]
Dağınık olma durumu
- DOMUZAYAĞI
-
-
[isim]
Tüfek namlusundan sıkıyı çıkarmaya yarar çengelli çubuk
-
[isim]
Tüfek namlusundan sıkıyı çıkarmaya yarar çengelli çubuk
- BAĞITLAYIŞ
-
-
[isim]
Bağıtlamak işi
-
[isim]
Bağıtlamak işi
- KAŞAĞILAMA
-
-
[isim]
Kaşağılamak işi
-
[isim]
Kaşağılamak işi
- YAĞIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Ansızın veya çabucak yağmak
- "Beklenilmeyen bir vakitte yağıverdi işte!"
-
[nesnesiz]
Ansızın veya çabucak yağmak
- BAĞIŞIKLIK
-
-
[isim, tıp]
Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu
- "Hücresel bağışıklığımız azalır, bu durum enfeksiyonlara karşı direncimizi azaltır, daha kolay hastalanırız."
-
[isim, tıp]
Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu
- SULTANDAĞI
-
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri
- AŞAĞISANMA
-
-
[isim]
Aşağısanmak durumu
-
[isim]
Aşağısanmak durumu
- BAĞIŞLAYIŞ
-
-
[isim]
Bağışlamak işi; affediş, bahşediş
-
[isim]
Bağışlamak işi; affediş, bahşediş
- DARMADAĞIN
-
-
[sıfat]
Çok dağınık ve karışık; darmadağınık, tarumar
- "Gözleri hâlâ görmüyordu ve belleği darmadağındı."
-
[sıfat]
Çok dağınık ve karışık; darmadağınık, tarumar
- SAĞIRLAŞMA
-
-
[isim]
Sağırlaşmak işi
-
[isim]
Sağırlaşmak işi
- BEYİNORAĞI
-
-
[isim, anatomi]
Beynin iki lobu arasındaki zar
-
[isim, anatomi]
Beynin iki lobu arasındaki zar
- DAĞITIMEVİ
-
-
[isim]
Dağıtım işiyle uğraşan kuruluş merkezi
-
[isim]
Dağıtım işiyle uğraşan kuruluş merkezi
- ÇAĞILDAMAK
-
-
[nesnesiz]
Sular akarken taşlara, kayalara çarparak "çağıl çağıl" ses çıkarmak
- "Bu fıskiyenin sularını yıllarca neşeden çağıldar gibi duymuştum."
-
[eğitim]
Bebek konuşma öncesi dönemde farklı heceleri söylemek
-
[nesnesiz]
Sular akarken taşlara, kayalara çarparak "çağıl çağıl" ses çıkarmak
- BAŞAĞIRLIK
-
-
[isim, spor]
Bakınız ağır sıklet
-
[isim, spor]
Bakınız ağır sıklet