İçinde aç olan 7 harfli 89 kelime var. İçerisinde AÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aç olan kelimeler listesine ya da sonu aç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARAÇAM
-
-
[isim, bitki bilimi]
Gövdesi kalın, iğne şeklinde yaprakları olan, bol reçineli bir çam türü (Pinus nigra)
-
[isim, bitki bilimi]
Gövdesi kalın, iğne şeklinde yaprakları olan, bol reçineli bir çam türü (Pinus nigra)
- KAÇAKÇI
-
-
[isim]
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
- "Kaçakçılarla, gümrük ayrıcalıklarıyla uğraşır, sayfalar dolusu raporlar yazar."
-
[isim]
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
- KAÇINIŞ
-
-
[isim]
Kaçınma işi
-
[isim]
Kaçınma işi
- KAÇIŞMA
-
-
[isim]
Kaçışmak işi
- "Fena hâlde korkan küçükler beni dinlemeyerek kaçışmaya başladılar."
-
[isim]
Kaçışmak işi
- PAÇALIK
-
-
[isim]
Pantolon, şalvar veya uzun külot paçasının ayak bileğini saran bölümü
-
[sıfat]
Paça çorbası yapmak için ayrılmış
- "Paçalık ayak."
-
Otomobilde tekerleğin taş, çamur atmasını önleyen ve tekerlek arkalarına takılan lastik veya plastikten yapılmış araç
-
[ağızlardan]
Gelinin paça günü giydiği giysi
-
[isim]
Pantolon, şalvar veya uzun külot paçasının ayak bileğini saran bölümü
- KARAÇAY
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Karaçay-Çerkes Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- CİNSAÇI
-
-
[isim]
Bakınız küsküt otu
- "Canavar otu, cinsaçı, küsküt otu tam parazit bitkiye örnektir."
-
[isim]
Bakınız küsküt otu
- AMAÇSIZ
-
-
[sıfat]
Amacı olmayan; yönsüz, gayesiz, kasıtsız, maksatsız
-
[zarf]
Amacı olmayan, gayesiz bir biçimde; yönsüz, boş boş
- "Amaçsız, kararsız oraya buraya süzülürler."
-
[sıfat]
Amacı olmayan; yönsüz, gayesiz, kasıtsız, maksatsız
- ARPAÇAY
-
-
[isim]
Kars iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kars iline bağlı ilçelerden biri
- KAÇINMA
-
-
[isim]
Kaçınmak işi
-
[isim]
Kaçınmak işi
- İLAÇSIZ
-
-
[sıfat]
İlacı olmayan; biilaç
-
İlaçlanmamış
-
[sıfat]
İlacı olmayan; biilaç
- HARAÇÇI
-
-
[isim]
Haraç alan kimse
-
[tarih]
Haraç toplamakla görevli olan kimse
-
[isim]
Haraç alan kimse
- UTANGAÇ
-
-
[sıfat]
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan; sıkılgan, utangan, mahcup
- "Bunlar çoğunlukla çekingen, utangaç olurlardı."
-
[sıfat]
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan; sıkılgan, utangan, mahcup
- KAÇAMAK
-
-
[isim]
Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma
- "İnan bana, erkeğin elinde armağanla gelmesi, kaçamağını bağışlatmak içindir."
-
Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma
- "Bununla beraber çok üzüntü içinde olduğunu da kaçamakla bana bakan gözlerinden anlıyordum."
-
Bir şeyden kaçınma yolu
- "Bir kaçamak noktası bularak..."
-
Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer
-
[sıfat]
Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan
- "Yatak odasında üzerindekileri çıkarırken boy aynasına kaçamak bir bakış fırlattı."
-
[isim]
Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma
- İHTİYAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça iḥtiyāc
-
[isim]
Bakınız gereksinim
- "Ama unutmayalım ki tecessüslerimize yön veren ihtiyaçlarımızdır."
-
Güçlü istek
- "Şefkatten ölecek derecede hisli, içli bir hâlde bağrıma basmak ihtiyacında idim."
-
Yoksulluk, yokluk
- "İhtiyaç adamcağızın belini büktü."
-
[isim]
Bakınız gereksinim
- AÇIKGÖZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmayı bilen; aynagöz, cingöz, uyanık
- "Bu insanların alabildiğine açıkgöz ve çakır pençe olduklarını bir kere daha anlardık."
-
[sıfat, mecaz]
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmayı bilen; aynagöz, cingöz, uyanık
- YIRTMAÇ
-
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
- GÜLAĞAÇ
-
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
- TIKAÇLI
-
-
[sıfat]
Tıkacı olan, tıkaçlanmış; tıkamalı
-
[sıfat]
Tıkacı olan, tıkaçlanmış; tıkamalı
- YIKAMAÇ
-
-
[isim]
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti
-
[isim]
Fotokopi makinelerinde veya fotoğraf basımı işinde kullanılan yıkama aleti