İçinde aç olan 5 harfli 66 kelime var. İçerisinde AÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aç olan kelimeler listesine ya da sonu aç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAÇMA
-
-
[isim]
Saçmak işi
-
[denizcilik]
Bakınız serpme
-
Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi
- "Ben fişeklerin barutunu, tapasını, saçmasını koyarım, beybaba!"
-
[sıfat]
Yersiz bulunan
-
[sıfat, mecaz]
Akla ve mantığa uymayan, gereksiz, düşünülmeden söylenen (düşünce, davranış, söz); saçma sapan, abuk, abuk sabuk, abuk subuk, abidik gubidik, pestenkerani, vahi, absürt
-
[sıfat, mecaz]
Böyle söz söyleyen veya iş yapan
- "Saçma adam."
-
[isim]
Saçmak işi
- KIRAÇ
-
-
[sıfat]
Verimsiz veya susuz, bitek olmayan (toprak)
-
[sıfat]
Verimsiz veya susuz, bitek olmayan (toprak)
- İHRAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça iḫrāc
-
[isim]
Çıkarma, dışarıya atma
-
İlişkisini kesme
-
[ticaret]
Yurt dışına mal satma
-
[isim]
Çıkarma, dışarıya atma
- KAKAÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Tuzlanıp kurutulmuş yiyecek
-
Manda pastırması
-
[isim, ağızlardan]
Tuzlanıp kurutulmuş yiyecek
- DOĞAÇ
-
-
[isim, edebiyat]
Sözü birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi söyleme; irtical
-
[isim, edebiyat]
Sözü birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi söyleme; irtical
- SAÇIŞ
-
-
[isim]
Saçmak işi
-
[isim]
Saçmak işi
- NAÇİZ
-
Kelime Kökeni: Farsça nāçīz
-
[sıfat]
Değersiz, önemsiz olan
- "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."
-
[sıfat]
Değersiz, önemsiz olan
- SAÇLI
-
-
[sıfat]
Saçı olan
- "Dalgalı ipek saçlı başı kardeşinin göğsüne sokuldu."
-
[sıfat]
Saçı olan
- SAÇIK
-
-
[sıfat]
Saçılmış, serpilmiş
-
[sıfat]
Saçılmış, serpilmiş
- YAMAÇ
-
- KAÇIK
-
-
[sıfat]
İlmeği kaçmış (çorap vb.)
-
Bir yana kaçmış, kaymış
-
[mecaz]
Bazı davranışları dengesiz olan; zıvanasız
- "Bu köşkün perileri de kaçık galiba."
-
[isim]
Çorabın ilmeği kaçmış yeri
-
[sıfat]
İlmeği kaçmış (çorap vb.)
- KOŞAÇ
-
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız bildirme eki
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız bildirme eki
- MİRAÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça miʿrāc
-
[isim]
Göğe çıkma
-
[isim]
Göğe çıkma
- KAYAÇ
-
-
[isim, mineraloji]
Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle; kaya, külte, sahre, porfir
-
[isim, mineraloji]
Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle; kaya, külte, sahre, porfir
- LAÇKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca lascia
-
[isim, denizcilik]
Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması
-
[sıfat, mecaz]
Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş
- "Edirnekapı’dan Terkos tarafına sürüklenen her yanı laçka otobüslerle eğleniriz."
-
[isim, denizcilik]
Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması
- KAÇIŞ
-
-
[isim]
Kaçmak işi
- "Yükü ağırlaştıkça şarabı bir kaçış olarak görüyor olmalıydı."
-
[spor]
Yarışan bir koşucunun veya bir kümenin diğer yarışçıları hızla geçmesi
-
[isim]
Kaçmak işi
- ALMAÇ
-
-
[isim, fizik]
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz; alıcı, reseptör
-
[isim, fizik]
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz; alıcı, reseptör
- KAÇLI
-
-
[sıfat]
Sayısı kaç, hangi sayıdan
- "Kaçlı iskambil?"
-
Bir kimsenin hangi tarihte doğduğunu, okulu bitirdiğini veya asker olduğunu öğrenmek için kullanılan bir söz
- "Bu genç kaçlı?"
- "Bu doktor kaçlı?"
-
[sıfat]
Sayısı kaç, hangi sayıdan
- MAÇKA
-
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
- DURAÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaide
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kaide