İçinde aç olan 5 harfli 66 kelime var. İçerisinde AÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aç olan kelimeler listesine ya da sonu aç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAÇMA

  1. [isim] Saçmak işi
  2. [denizcilik] Bakınız serpme
  3. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi
    • "Ben fişeklerin barutunu, tapasını, saçmasını koyarım, beybaba!" (Aka Gündüz)
  4. [sıfat] Yersiz bulunan
  5. [sıfat, mecaz] Akla ve mantığa uymayan, gereksiz, düşünülmeden söylenen (düşünce, davranış, söz); saçma sapan, abuk, abuk sabuk, abuk subuk, abidik gubidik, pestenkerani, vahi, absürt
  6. [sıfat, mecaz] Böyle söz söyleyen veya iş yapan
    • "Saçma adam."
KIRAÇ

  1. [sıfat] Verimsiz veya susuz, bitek olmayan (toprak)
İHRAÇ

Kelime Kökeni: Arapça iḫrāc

  1. [isim] Çıkarma, dışarıya atma
  2. İlişkisini kesme
  3. [ticaret] Yurt dışına mal satma
KAKAÇ

  1. [isim, ağızlardan] Tuzlanıp kurutulmuş yiyecek
  2. Manda pastırması
DOĞAÇ

  1. [isim, edebiyat] Sözü birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi söyleme; irtical
SAÇIŞ

  1. [isim] Saçmak işi
NAÇİZ

Kelime Kökeni: Farsça nāçīz

  1. [sıfat] Değersiz, önemsiz olan
    • "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." (Atatürk)
SAÇLI

  1. [sıfat] Saçı olan
    • "Dalgalı ipek saçlı başı kardeşinin göğsüne sokuldu." (Cahit Uçuk)
SAÇIK

  1. [sıfat] Saçılmış, serpilmiş
YAMAÇ

  1. [isim] Dağın veya tepenin herhangi bir yanı; bögür, yalpı
    • "Ay ışığında düz yolda yürümek iyi ama dik yamaçlardan nasıl inecektik aşağıya?" (Azra Erhat)
  2. Bakınız karşı
  3. [ağızlardan] Bakınız yan
    • "Kız, hele beri gel yamacıma." (Haldun Taner)
KAÇIK

  1. [sıfat] İlmeği kaçmış (çorap vb.)
  2. Bir yana kaçmış, kaymış
  3. [mecaz] Bazı davranışları dengesiz olan; zıvanasız
    • "Bu köşkün perileri de kaçık galiba." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  4. [isim] Çorabın ilmeği kaçmış yeri
KOŞAÇ

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız bildirme eki
MİRAÇ

Kelime Kökeni: Arapça miʿrāc

  1. [isim] Göğe çıkma
KAYAÇ

  1. [isim, mineraloji] Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle; kaya, külte, sahre, porfir
LAÇKA

Kelime Kökeni: İtalyanca lascia

  1. [isim, denizcilik] Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması
  2. [sıfat, mecaz] Gevşemiş, verimsiz duruma gelmiş, düzeni bozulmuş
    • "Edirnekapı’dan Terkos tarafına sürüklenen her yanı laçka otobüslerle eğleniriz." (Aka Gündüz)
KAÇIŞ

  1. [isim] Kaçmak işi
    • "Yükü ağırlaştıkça şarabı bir kaçış olarak görüyor olmalıydı." (Ayla Kutlu)
  2. [spor] Yarışan bir koşucunun veya bir kümenin diğer yarışçıları hızla geçmesi
ALMAÇ

  1. [isim, fizik] Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz; alıcı, reseptör
KAÇLI

  1. [sıfat] Sayısı kaç, hangi sayıdan
    • "Kaçlı iskambil?"
  2. Bir kimsenin hangi tarihte doğduğunu, okulu bitirdiğini veya asker olduğunu öğrenmek için kullanılan bir söz
    • "Bu genç kaçlı?"
    • "Bu doktor kaçlı?"
MAÇKA

  1. [isim] Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
DURAÇ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kaide
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü