İçinde UYDU olan 19 kelime var. İçerisinde UYDU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında UYDU olan kelimeler listesine ya da Sonu UYDU ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

UYDULAŞTIRMAK

12 Harfli Kelimeler

UYDULAŞTIRMA, UYDURMACILIK, UYDURUKÇULUK

11 Harfli Kelimeler

UYDURMASYON

10 Harfli Kelimeler

UYDULAŞMAK, UYDURULMAK

9 Harfli Kelimeler

BUYDURMAK, UYDULAŞMA, UYDURMACA, UYDURMACI, UYDURUKÇU, UYDURULMA

8 Harfli Kelimeler

BUYDURMA, UYDURMAK

7 Harfli Kelimeler

UYDULUK, UYDURMA, UYDURUK

4 Harfli Kelimeler

UYDU


Kelime bulma makinesi

D U U Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

DUYU, UYDU

3 Harfli Kelimeler

DUY

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UYDULAŞTIRMAK

  1. [-i] Uydu durumuna getirmek

UYDURUKÇULUK

  1. [isim] Uydurukçu olma durumu

UYDURMACILIK

  1. [isim] Uydurmacının işi

UYDULAŞTIRMA

  1. [isim] Uydulaştırmak durumu

UYDURMASYON

  1. [sıfat] Uydurulmuş
    • "Emine ona hiç manası olmayan uydurmasyon bir Çingenece ile takıldı." (Osman Cemal Kaygılı)

UYDURULMAK

  1. [nsz] Uydurma işi yapılmak
    • "Bu, üyelik verilebilmesi için uydurulmuş nazik bir sebeptir." (Sait Faik Abasıyanık)

UYDULAŞMAK

  1. [nsz] Uydu durumuna gelmek

UYDURULMA

  1. [isim] Uydurulmak işi

UYDULAŞMA

  1. [isim] Uydulaşmak durumu

UYDURUKÇU

  1. [isim] Bazı şeyleri uydurarak anlatan kimse

UYDURMACA

  1. [sıfat] Düzmece, sahte, yalan yanlış (bilgi, haber)

BUYDURMAK

  1. [-i] Dondurmak, çok üşütmek
    • "Diz boyu çamur, ince çadır, yüreği buyduran soğuk, keyfe yetmez." (Ayla Kutlu)

UYDURMACI

  1. [sıfat] Palavracı

UYDURMAK

  1. [-i] Uymasını sağlamak
    • "Gözlerini kilidi sökülmüş ve büyümüş anahtar deliğine uydurdu." (Peyami Safa)
  2. [-i] Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak
    • "Terzinin kendi sözünü yanlış anlamış olduğu hikâyesini uydurmuş olmalıydı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. [-i] Elde etmek, sağlamak, bulmak
  4. [-i] Cinsel birleşmede bulunmak, becermek

BUYDURMA

  1. [isim] Buydurmak işi

UYDULUK

  1. [isim] Uydu olma durumu, peyklik

UYDURUK

  1. [sıfat] Aslı olmayan, uydurma şey, sania
    • "Liseyi zar zor bitirmiş, uyduruk işlerde yıllarca sürünmüştü." (Sulhi Dölek)

UYDURMA

  1. [isim] Uydurmak işi
  2. Gerçek olmayan, gerçekmiş gibi gösterilen haber, asparagas
  3. [sıfat] Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme, palavra
    • "Atatürk'ün Osmanlıcayı Türkçeleştirmek hususundaki güzel arzusunu bugünkü 'uydurma dilcilik' gayretine alet etmişiz." (Burhan Felek)

UYDU

  1. [isim] Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk
    • "Ay, yerin uydusudur."
  2. Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genellikle kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç
  3. [sıfat] İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kişi)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü