İçinde U olan 7 harfli 1126 kelime var. İçerisinde U harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında U harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu U harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DUBLEKS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] İçinden merdivenli, iki katlı (ev)

MUAMMER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yaşamış

SABUNLU

  1. [sıfat] İçinde sabun eritilmiş
    • "Sabunlu su."
  2. Sabun sürülmüş fakat durulanmamış

TURLAMA

  1. [isim] Turlamak işi

UZLAŞMA

  1. [isim] Uzlaşmak durumu, uyuşma, uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, konsensüs
    • "Yoksa mutlu bir şansla bir uzlaşma olacak, bu da yumuşak bir tasfiyeye imkân bırakacak mıydı?" (Tarık Buğra)

VURMALI

  1. [sıfat] Vurularak çalınan (çalgı)

YUMURTA

  1. [isim] Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
    • "Balık yumurtası. Böcek yumurtası."
  2. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi
  3. Tavuk yumurtası
  4. Er bezi
    • "Koç yumurtası."
  5. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp

TRABLUS
...
KOVULUŞ

  1. [isim] Kovulma işi veya biçimi

LAUBALİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Saygısız, çekinmesi olmayan
    • "O ilk gönderdiği laubali ve kaba haberi yumuşatmış." (Samiha Ayverdi)
    • "Bütün işkencelerime eziyetlerime rağmen yine benimle laubali oluyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Senli benli, teklifsiz
    • "Gelenlerden biri gülerek laubali bir tavırla ona yaklaştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. [zarf] Aşırı samimi bir biçimde, teklifsizce

MUALLAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Asılmış, asılı
  2. Sonuca bağlanmamış, sürüncemede kalmış
    • "Komite mahkemesince verilip de nasılsa icra olunmayan muallak kararları yerine getirirdi." (Ömer Seyfettin)

MUALLİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Öğretmen

UFALMAK

  1. [nsz] Büyükken daha ufak duruma gelmek, küçülmek
    • "Ne söyleyeceğimi şaşırmış, bir sandalyenin ucunda gittikçe ufalarak oturdum." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Büzülmek, küçülmek

UFALTMA

  1. [isim] Ufaltmak işi

FOSURTU

  1. [isim] Sigara fosur fosur içilirken çıkarılan ses

KONÇSUZ

  1. [sıfat] Koncu olmayan veya koncu kısa olan

KUŞANMA

  1. [isim] Kuşanmak işi

DOĞRUSU

  1. [zarf] Gerçeği söylemek gerekirse, gerçek şu ki
    • "Doğrusu ilk Türkçeleşme denemeleri de zevksizdirler." (Falih Rıfkı Atay)

MELUNCA

  1. [sıfat] Meluna yakışan, melun gibi
    • "O bakışta hiç de melunca bir kandırma fikri gizlenemez." (Feridun Fazıl Tülbentçi)

NÜZULLÜ

  1. [sıfat] İnmeli, felçli
    • "Yorganın üstüne bıraktığı nüzullü kolu gözümün önünden gitmiyor." (Peyami Safa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü