İçinde T olan 5 harfli 1188 kelime var. İçerisinde T harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında T harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu T harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BATKI

  1. [isim] Hüsran
    • "O geniş caddeler bugünkü hazin görünümleriyle nihayet bulurlar. Edebiyatın özlemleri acı bir batkıya uğrar." (Selim İleri)
  2. İflas

CİHET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yön, yan, taraf
    • "Pencereden gelen bu şehir seslerinin cihetini bile tayin edemiyordu." (Peyami Safa)

SİTEM

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir kimseye, yaptığı bir hareketin veya söylediği sözün üzüntü, alınganlık, kırgınlık vb. duygular uyandırdığını öfkelenmeden belirtme
    • "Millî Mücadelenin başından o güne kadar Atatürk'ün en hafif bir sitemine uğramamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Ancak müsaade ederseniz size başka bir cihetten sitem edeceğim." (Reşat Nuri Güntekin)

TABYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir bölgeyi savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen yapı

GİTAR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Genellikle altı telli, telleri iki parmak arasında çekilerek çalınan bir çalgı

KUTAN

  1. [isim] Saka kuşu

MUHAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kuşatılmış, sarılmış, çevrilmiş
  2. Kitabın sırt kâğıdı ile mukavvasının arasında isteka ile bastırılarak oluşturulmuş hafif çukurluk

TURAÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sülüngillerden, uzunluğu 34 cm olan, soyu azalmış bir kuş türü (Tetrao francolinus)
    • "İyi bir avcı olur da turaç vurursan bana da turaç getir." (Yahya Kemal)

VEFAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ölüm
    • "Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi." (Refik Halit Karay)

BİNİT

  1. [isim] Binilecek taşıt veya hayvan, binek atı
    • "Tavla tavla şahbaz atlarım sana binit olsun." (Dede Korkut)

KIRAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 g olan ağırlık ölçü birimi
    • "Yüzlerini görür görmez, aşağıdaki misafirlerinin kıratlarını ölçmüştüm." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. Nitelik, değer, düzey, seviye
    • "Karşısındaki oyuncu belki de orta kıratı hiçbir zaman geçmeyen birisi idi." (Tarık Buğra)

NOHUT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Baklagillerden, ana yurdu Akdeniz kıyıları olan, birleşik telek yapraklı, çiçekleri sarımtırak renkte, tanesi baklamsı, bol nişastalı bir bitki (Cicer arietinum)
    • "Nohut oda, bakla sofa, bizim de evimiz olacak, diye mırıldandı." (Haldun Taner)
  2. Bu bitkinin yuvarlak tanesi

TOPAL

  1. [sıfat] Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan)
    • "Bu sabah, yolda bizim topal postacıya rast geldim." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Ayaklarından biri kısa olan (nesne)
    • "Topal masa."

TRANŞ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İnek veya dana budunun orta bölümü

TRİKO

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Örülerek dokunan bir cins yün kumaş
  2. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış olan

BASTI

  1. [isim] Kıyma ile pişirilmiş sebze
    • "Kabak bastısı. Patlıcan bastısı."

BATİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kumaş, deri veya kâğıt süslemede kullanılan bir yöntem
  2. Bu yöntemle hazırlanmış kumaş
  3. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış olan (giysi)

BİLET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge
    • "Biletini alıncaya kadar vapur da geldi." (Peyami Safa)
    • "Benimki paso dedi, hanımefendiye bir bilet kes." (Refik Halit Karay)

HUDUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sınır
    • "Bir çiçek dermeden sevgi bağından / Huduttan hududa atılmışım ben." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. Uç, son

KASTİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bilerek, isteyerek yapılan
  2. [zarf] Kasıtlı olarak, bilerek, isteyerek

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü