İçinde SIKI olan 40 kelime var. İçerisinde SIKI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında SIKI olan kelimeler listesine ya da Sonu SIKI ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

SIKILAŞTIRMAK, SIKINTISIZLIK, SIKIŞTIRILMAK

12 Harfli Kelimeler

SIKILAŞTIRMA, SIKIŞTIRILMA

11 Harfli Kelimeler

SIKILGANLIK, SIKILMAZLIK, SIKIŞTIRICI, SIKIŞTIRMAK, SIKIYÖNETİM

10 Harfli Kelimeler

SIKILANMAK, SIKINTISIZ, SIKIŞIKLIK, SIKIŞTIRIŞ, SIKIŞTIRMA

9 Harfli Kelimeler

SIKICILIK, SIKILAMAK, SIKILANMA, SIKINTILI

8 Harfli Kelimeler

KURUSIKI, SIKILAMA, SIKILGAN, SIKILMAK, SIKILMAZ, SIKINMAK, SIKIŞMAK

7 Harfli Kelimeler

SIKILIK, SIKILIŞ, SIKILMA, SIKINMA, SIKINTI, SIKIŞIK, SIKIŞMA, SIKIYSA, SIMSIKI

6 Harfli Kelimeler

SIKICA, SIKICI

5 Harfli Kelimeler

SIKIM, SIKIT

4 Harfli Kelimeler

SIKI


Kelime bulma makinesi

I I K S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

SIKI

3 Harfli Kelimeler

ISI, SIK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIKILAŞTIRMAK

  1. [-i] Sıkı duruma getirmek

SIKINTISIZLIK

  1. [isim] Sıkıntısız olma durumu

SIKIŞTIRILMAK

  1. [nsz] Sıkıştırma işi yapılmak
    • "Anadolu kamyon yolcusu, kamyona yeni adam almak için sıkıştırıldıkça darılmıyor, kızmıyor." (Reşat Nuri Güntekin)

SIKIŞTIRILMA

  1. [isim] Sıkıştırılmak işi

SIKILAŞTIRMA

  1. [isim] Sıkılaştırmak işi

SIKILGANLIK

  1. [isim] Sıkılgan olma durumu
    • "Hâlinde, tereddüde, sıkılganlığa, korkaklığa benzer hafif bir şaşkınlık var." (Peyami Safa)

SIKIŞTIRMAK

  1. [-i] Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak
    • "Çamaşırları bavula sıkıştırmak."
  2. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
  3. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek
    • "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
    • "Parmağını pencereye sıkıştırmak."
  5. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak
    • "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar." (Refik Halit Karay)
  6. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak
    • "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş." (Memduh Şevket Esendal)
  7. Zorlamak
    • "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  8. Sarkıntılık etmek

SIKIŞTIRICI

  1. [isim] Sıkıştırma işini yapan alet

SIKILMAZLIK

  1. [isim] Sıkılmaz olma durumu

SIKIYÖNETİM

  1. [isim] Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim, örfi idare

SIKINTISIZ

  1. [sıfat] Sıkıntısı olmayan
  2. Sıkıntı vermeyen, meşakkatsiz

SIKIŞIKLIK

  1. [isim] Sıkışık olma durumu

SIKILANMAK

  1. [nsz] Sıkılama işi yapılmak

SIKIŞTIRMA

  1. [isim] Sıkıştırmak işi

SIKIŞTIRIŞ

  1. [isim] Sıkıştırma işi veya biçimi

SIKICILIK

  1. [isim] Sıkıcı olma durumu

SIKINTILI

  1. [sıfat] Sıkıntısı olan
    • "Ağrılar kesilmeyince çok sıkıntılı vaziyete düştüm." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Sıkıntı veren, çileli, kasvetli, meşakkatli, mukassi
    • "Son birkaç yılındaki oldukça sıkıntılı durumu bir yana bırakılacak olursa maddi bakımdan rahat, ortanın epey üstünde bir hayatı olmuştur." (Abdülhak Şinasi Hisar)

SIKILANMA

  1. [isim] Sıkılanmak durumu

SIKILAMAK

  1. [-i] Sıkı duruma getirmek
  2. Sıkıştırmak
  3. Dolma tüfek, tabanca vb. ateşli silahları ağızdan doldurup sıkıştırmak
  4. İyice tembih etmek
  5. Bunaltmak
  6. Zorlamak

SIKIŞMAK

  1. [nsz] Birbirine basınç yapacak kadar yaklaşmak
    • "Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Basınçla iki şey arasında kalmak
    • "Parmağı kapıya sıkışmış."
  3. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
    • "Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Zor bir durumda kalmak
    • "Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu." (Etem İzzet Benice)
  5. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak
    • "Göğsü sıkışmış."
  6. Tuvalet ihtiyacı gelmek

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü