İçinde S olan 7 harfli 1746 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında S harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GASEYAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İç bulantısı
    • "O, hem gaseyan ediyor hem göğsünü, bağrını paralıyor." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Kusma

KAFESLİ

  1. [sıfat] Kafesi olan veya kafes biçiminde olan

KORTEKS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kabuk
    • "Beyin korteksinin harabiyeti sonucu bir olguyla karşı karşıya imişiz." (Tarık Dursun K)
  2. Beyin zarı

SACAYAK

  1. [isim] Sacayağı
    • "Kimi kocaman kazanı sacayak şeklinde dizilmiş üç büyük taşın üstüne oturtmaya çalışıyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

SELANİK

  1. [isim] Atkı, hırka vb.nde kullanılan bir tür örgü biçimi

SÜRÜMEK

  1. [-i] Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek
  2. Hafif bir şeyi sürüklemek
    • "Eteğini sürümek. Duvağını sürümek."
  3. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek
  4. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek
    • "Diyar diyar beni aldı / Sürüdü gönlüm sürüdü." (Âşık Veysel)

KIYASEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kıyas edilerek, kıyas yoluyla
  2. Karşılaştırarak, oranlayarak
  3. Benzeterek

LEPİSKA

  1. [isim] Leipzig şehrinde üretilen ipek
  2. [sıfat] Uzun, sarı ve yumuşak (saç)
    • "Küçüğü bağrıma bastım ve sezdirmeden lepiska saçlarını gözyaşlarımla ıslattım." (Aka Gündüz)

SARILIK

  1. [isim] Sarı olma durumu
  2. Sarı renk
  3. Derinin, dokuların ve organizmadaki sıvıların sarı bir renk almasıyla beliren hastalık

SEÇİLME

  1. [isim] Seçilmek durumu

SİKATİF

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Yükseltgenerek polimerleşmeye uygun olan
  2. [isim] Özellikle maden birleşiklerinden oluşan, katalitik özellikler taşıyan ve çabuk kurumasını sağlamak amacıyla boya, vernik ve yağlı boyalara az miktarda katılan madde

SÖĞÜRME

  1. [isim] Ateşte közlenerek hazırlanmış patlıcan

BESİNLİ

  1. [sıfat] Besini olan, gıdalı

CİNSLİK

  1. [isim] Cinsiyet
  2. Gariplik, tuhaflık

ISTILAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Terim
  2. Herkesin anlamadığı özel anlamda kullanılan söz

KISIKÇA

  1. [sıfat] Biraz kısılmış
    • "Halide'yi ararken mutfakta kısıkça sesli, başı yazma yemeni, sırtı örme hırkalı ihtiyarca bir hanımla karşılaştık." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [zarf] Biraz kısılmış olarak

MATRİKS

Kelime Kökeni : Almanca

  1. [isim] İçinde birçok biyolojik olayın meydana geldiği, akıcılığı az, cansız bir sıvı ortam

SANATÇI

  1. Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr
  2. Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse
    • "Türk tiyatrosunun en önde gelen kadın sanatçıları arasında yerini alıverdi." (Haldun Taner)

SERMAYE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta
    • "Komisyoncu demek, metelik sermayesi olmayan tüccar demektir." (Aka Gündüz)
    • "Üç yüz lirayı alırlarsa bunun yüz lirasını çocuğa sermaye yapacaktı." (Halide Edip Adıvar)
    • "Köyden kopup, yabancı işçi olup, beş altı yılda sermayeyi doğrultup, yurtta özel teşebbüsçü bir yarım yamalak kapitalist olma özlemi görülüyor çoğunda." (Haldun Taner)
  2. Varlık, servet
  3. Konu
    • "Bu lakırtı, bir hafta havuzlu kahvenin sermayesi oldu." (Refik Halit Karay)
  4. Genelev kadını

SEYİRCİ

  1. [isim] Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici
    • "Ciğerparesi, bir tanesi içeride alevler içinde can verirken, Fasarya buna seyirci mi kalacaktı?" (Haldun Taner)
  2. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici
    • "Seyircilerin şakalarına tahammül edemedim, tiyatrodan çıktım." (Haldun Taner)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü