İçinde S olan 5 harfli 1077 kelime var. İçerisinde S harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında S harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİKES

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Kimsesiz
  2. Kimsesiz olarak
    • "Memleket öksüz, bikes ve sahipsiz kalakalmıştır." (Samiha Ayverdi)

EFSUN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Büyü, sihir
    • "Şayeste'nin reise büyü yaptığına ve adamı başka kadınlara karşı efsunla bağladığına kanaat getirmişti." (Haldun Taner)

KAVAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli
    • "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam bulunuverse." (Refik Halit Karay)
  2. Banka, patrikhane, otel vb. yerlerde hizmetli veya koruma görevlisi
  3. Elçilik ve konsolosluklarda koruma görevlisi

KİMSE

  1. [zamir] Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, şahıs, nefer
    • "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum." (Necati Cumalı)

KUSMA

  1. [isim] Kusmak işi, istifra

LANSE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Önceleme

SAĞIN

  1. [sıfat] Doğruluk kuralına uygun olan
  2. Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih
    • "Sağın anlatım."

SERAP

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen optik yanılma, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu, ılgım, yalgın, pusarık
    • "Birdenbire uzakta ... tatlı bir serap gördüm." (Memduh Şevket Esendal)

YATSI

  1. [isim] Güneşin batmasından bir buçuk, iki saat sonraki vakit
    • "Babam yalnız ilk geceki fener alayına katıldı, yatsıdan az sonra eve döndü." (Necati Cumalı)
  2. Yatsı ezanı
    • "Gece olmuş, yatsılar okunmuş, daha damat bey gelmemişti." (Sermet Muhtar Alus)
  3. Yatsı namazı

AKSAK

  1. [sıfat] Aksayan, hafifçe topallayan
  2. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen
    • "İşin aksak yönü."
  3. [isim] Türk müziğinde kıvrak bir usul
  4. [isim] Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize

ASLEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kök veya soy bakımından

BASAK

  1. [isim] Merdiven

ELİPS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bütün noktalarının odak denilen belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan kapalı eğri, oval
  2. Eksilti

ODSUZ

  1. [sıfat] Ateşsiz

PİYES

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Oynanmak için yazılmış eser, tiyatro eseri veya oyunu, oyun
    • "Geceleri tiyatroların önünde saatlerce bekleyerek ucuz yerlere yerleşirdik, sevdiğimiz piyesleri seyrederdik." (Yahya Kemal Beyatlı)

RÜSUM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Vergiler

SARAY

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı
  2. Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı
    • "Emniyet Sarayı. Spor ve Sergi Sarayı."
  3. Görkemli ve gösterişli yapı
    • "Bu ev bir saray."
  4. Devlet başkanı ve çevresi
    • "Saraydan çağrılmış."

BASİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bakterilerin çomak biçiminde ince uzun olan türü

LODOS

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Güneyden veya güneybatıdan esen ve bazen de yağış getiren yerel rüzgâr, kaba yel, boz yel
    • "Dinmiş lodosların uğultusu içinde / İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı." (Orhan Veli Kanık)
    • "Hava öğleden beri lodosa çevirdiği için soğuk değildi." (Peyami Safa)
  2. Bu rüzgârın estiği gün veya zaman
    • "Lodosta balığa çıkılmaz."
  3. Güney yönü

MESAJ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir devlet büyüğünün, bir sorumlunun belirli bir olay veya durum dolayısıyla ilgililere gönderdiği bildiri
    • "Giderken ona bir mesaj bırakmamış, haber de vermemiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. İleti
    • "Kendisi ile bir mesaj yollamak istiyorum." (Falih Rıfkı Atay)
  3. Yazı veya sözle anlatılması amaçlanan duygu, düşünce

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü