İçinde HAZIR olan 20 kelime var. İçerisinde HAZIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında HAZIR olan kelimeler listesine ya da Sonu HAZIR ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

HAZIRCEVAPLIK

11 Harfli Kelimeler

HALİHAZIRDA, HAZIRLANMAK, HAZIRLATMAK, HAZIRLIKSIZ

10 Harfli Kelimeler

HAZIRCEVAP, HAZIRCILIK, HAZIRLAMAK, HAZIRLANIŞ, HAZIRLANMA, HAZIRLATMA, HAZIRLAYIŞ, HAZIRLIKLI

9 Harfli Kelimeler

HALİHAZIR, HAZIRLAMA

8 Harfli Kelimeler

HAZIRLIK, HAZIRLOP

7 Harfli Kelimeler

HAZIRCI, HAZIRUN

5 Harfli Kelimeler

HAZIR


Kelime bulma makinesi

A H I R Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

HAZIR, HIZAR

4 Harfli Kelimeler

AHIR, ARIZ, RAZI, RIZA, ZIRH

3 Harfli Kelimeler

ARI, ARZ, AZI, HAR, HAZ, HIR, HIZ, IRA, IRZ, RIH, ZAR, ZIH

2 Harfli Kelimeler

AH, AR, AZ, HA, IH, RA, IR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAZIRCEVAPLIK

  1. [isim] Hazırcevap olma durumu

HALİHAZIRDA
...
HAZIRLIKSIZ

  1. [sıfat] Bir şey için önceden hazırlanmamış olan
    • "Hazırlıksız yakalandığım için bir an ne yanıt vereceğimi bilememiştim." (Ahmet Ümit)
  2. [zarf] Bir şey için önceden hazırlanmadan

HAZIRLATMAK

  1. [-i] Hazır duruma getirmek

HAZIRLANMAK

  1. [nsz] Hazır duruma getirilmek
    • "Şimdi adanın lüks otellerinde akşam yemeği hazırlanıyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [-e] Hazır olmak, kendini hazırlamak
    • "Bir bayram günü, bütün köy halkı, o ikindi yapılacak deve güreşini seyretmeye hazırlanıyordu." (Atilla İlhan)

HAZIRCILIK

  1. [isim] Her şeyi hazır bulmaya veya elde etmeye düşkün olma durumu

HAZIRLATMA

  1. [isim] Hazırlatmak işi

HAZIRLIKLI

  1. [sıfat] Bir şey için önceden hazırlanmış olan, tedarikli
    • "Hazırlıklı bir konuşma."

HAZIRLANMA

  1. [isim] Hazırlanmak işi

HAZIRCEVAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Gerektiğinde çabuk, yerinde cevaplar bulup veren (kimse)

HAZIRLAYIŞ

  1. [isim] Hazırlama işi veya biçimi

HAZIRLANIŞ

  1. [isim] Hazırlanma işi veya biçimi

HAZIRLAMAK

  1. [-i] Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek
    • "Bir çeyrek saat içinde bavullarımızı bile hazırlayamazdık." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [nsz] Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek
    • "Sözlük hazırlamak."
  3. Önceden düzenlemek
  4. Önlem almak, sağlamak
    • "Kış için kömürü hazırladık."
  5. Sebep olmak, yol açmak
    • "İç bölünmeler felaketi hazırlar."
  6. [-i] Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek
    • "Çocuğu sınava hazırladık."
  7. [-i] Alıştırmak
    • "Onu kötü habere hazırladık."
  8. Bir maddeyi elde etmek

HAZIRLAMA

  1. [isim] Hazırlamak işi

HALİHAZIR
...
HAZIRLOP

  1. [sıfat] Başkası tarafından hazırlanmış, sağlanmış, emeksiz, külfetsiz
    • "Onlar da bu hazırlop klişeleri kullanmak fırsatını buluncaya kadar susacaklardır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  2. Sarısı katılaşacak derecede kaynatılmış (yumurta)

HAZIRLIK

  1. [isim] Hazırlanmak için gereken şeyler veya durumlar

HAZIRCI

  1. [isim] Hazır giysi satılan yer veya satan kimse
    • "Arkalarında hazırcı mağazalarından alınmış pahalı elbiseler vardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Emek harcamadan her şeyi hazır olarak elde etmek isteyen kimse

HAZIRUN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir toplantıya katılanlar

HAZIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya
    • "Ben hazırım, isterseniz gidelim."
    • "Gürültü etmeden hastayı masaya kaldırın, aletler hazır olunca bana haber verin." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Hazıra konmak istemeyen şair, yeni söyleyişler aramak zorundadır." (Orhan Veli Kanık)
    • "Hep hazırdan yiyor, içiyor, her gün Fatma Hanım'ın bin türlü bahanelerle parasını çekiyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş
    • "Yemek hazır, buyurun."
  3. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı
    • "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."
  4. [zarf] Bu fırsattan yararlanarak
    • "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü