İçinde şte olan 27 kelime var. İçerisinde ŞTE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şte olan kelimeler listesine ya da Sonu şte ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

BAŞTEKNİSYENLİK

12 Harfli Kelimeler

BAŞTEKNİSYEN

11 Harfli Kelimeler

FİŞTEKLEMEK, NEŞTERLEMEK

10 Harfli Kelimeler

FİŞTEKLEME, MÜŞTEMİLAT, MÜŞTEREKEN, NEŞTERLEME

9 Harfli Kelimeler

ERİŞTELİK, GÖRÜNÜŞTE, SAVAŞTEPE, BUDAPEŞTE

8 Harfli Kelimeler

BELEŞTEN, İŞTEŞLİK, MÜŞTEREK

7 Harfli Kelimeler

ÇEKİŞTE, FERİŞTE, GÜZEŞTE, KÜPEŞTE, MÜŞTEHİ, MÜŞTEKİ, MÜŞTERİ

6 Harfli Kelimeler

ENİŞTE, ERİŞTE, NEŞTER

5 Harfli Kelimeler

İŞTEŞ

4 Harfli Kelimeler

İŞTE


Kelime bulma makinesi

E T Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ŞET

2 Harfli Kelimeler

EŞ, ET, ŞE, TE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAŞTEKNİSYENLİK

  1. [isim] Başteknisyen olma durumu
  2. Başteknisyenin görevi

BAŞTEKNİSYEN

Kelime Kökeni : Türkçe

  1. [isim] En yüksek düzeyde bulunan teknisyen

FİŞTEKLEMEK

  1. [-i] Sinsice destekleyip kışkırtmak
    • "Arkasında birileri var gibi, basından birileri sanırım, sürekli fiştekliyorlar herifi." (Tahsin Yücel)

NEŞTERLEMEK

  1. [-i] Neşterle kesmek
  2. Üzüntü verecek bir durumu veya sorunu hatırlatmak, deşmek
    • "Cemiyetin böyle üstü kapalı işleyen yaralarını açıp da neşterlemelidir." (Ömer Seyfettin)

MÜŞTEREKEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Ortaklaşa, birlikte, el birliğiyle
    • "Eğer o razı olmazsa masrafı müştereken veririz." (Memduh Şevket Esendal)

MÜŞTEMİLAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eklentiler

FİŞTEKLEME

  1. [isim] Fişteklemek işi

NEŞTERLEME

  1. [isim] Neşterlemek işi

BUDAPEŞTE
...
SAVAŞTEPE
...
ERİŞTELİK

  1. [sıfat] Erişte yapmaya yarayan
    • "Eriştelik un."
  2. [isim] Kıyılarda deniz yosunlarının hareketi engelleyecek biçimde çok olduğu yer

GÖRÜNÜŞTE

  1. [zarf] Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa
    • "Görünüşte iyi bir çocuk."

BELEŞTEN

  1. [zarf] Emek vermeden, karşılıksız
    • "Para olduğu vakit karşıki İsmail'in kahvesine gidersin, olmadığı vakit buraya gelir, kahveyi hep beleşten içersin." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

MÜŞTEREK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Ortak
    • "Müşterek mal."
  2. Birlikte
    • "Bu işte her ikiniz de müştereksiniz."
  3. Ortaklaşa, el birliğiyle yapılan veya hazırlanan
    • "Müşterek idare."

İŞTEŞLİK

  1. [isim] İşteş olma durumu

ÇEKİŞTE

  1. [isim] Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin

GÜZEŞTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Geçmiş, geçen
    • "Bahse girer misiniz? Beş dakika içinde en heyecanlı bir vaka icat etmeye muktedir olursam bu iki güzeşte aylıktan birini kasaya bırakır mısınız?" (Reşat Nuri Güntekin)

FERİŞTE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Melek

MÜŞTERİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Alıcı, hizmet gören ve karşılığında ücret ödeyen kimse
    • "(berber) Fırçayı iyice sabunlar, hoş vuruşlarla dolaştırırdı müşterinin yüzünde." (Necati Cumalı)

KÜPEŞTE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet
    • "Küpeşteye ellerini dayayarak denize baktı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Duvarların üzerine, balkon veya pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set, parapet

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü