İçinde şme olan 8 harfli 102 kelime var. İçerisinde ŞME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şme olan kelimeler listesine ya da sonu şme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E M Ş

3 Harfli Kelimeler

ŞEM

2 Harfli Kelimeler

EM, EŞ, ME, ŞE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜZÜŞMEK

  1. [-le] Birbirlerini karşılıklı süzmek
ÖRTÜŞMEK

  1. [-le] Aynı noktalarda ve düzlemlerde kesişmek
  2. [mecaz] İki görüş, düşünce, sözcük, cümle birbiriyle tam olarak uyuşmak
    • "Ancak çarpık bir felsefe anlayışı felsefe ile dünya görüşünün örtüştüğünü savunabilir." (Nermi Uygur)
GİCİŞMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Kaşınmak, kaşıntı duymak; gidişmek
İSTEŞMEK

  1. [nesnesiz] Karşılıklı sevgi belirtileri göstermek; flört etmek
    • "Daha kızken, isteşirlerken, Hasan bahçeye girer, pencerenin altına gelir, bir iki kere Kezban diye seslenirdi." (Muzaffer Buyrukçu)
İKİLEŞME

  1. [isim] İkileşmek işi
GEÇİŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirinin içine geçip karışmak; tedahül etmek
BÖLÜŞMEK

  1. [-i, -le] Bakınız paylaşmak
    • "Paraları elleri titreyerek, gözleri parlayarak, nefeslerini burundan alarak bölüştüler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
KÜTLEŞME

  1. [isim] Kütleşmek işi
GÖRÜŞMEK

  1. [nesnesiz] Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek
    • "Ara sıra görüşelim."
  2. [-le] Dostluk, ahbaplık etmek
    • "Komşunuzla görüşüyor musunuz?"
  3. [-i] Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek; müzakere etmek
    • "Bu sorunu daha geniş bir zamanda görüşmeli."
GİRİŞMEK

  1. [-e] Bir işi ele almak
  2. Bir şeye başlamak
    • "Erkek arkadaşları ile sosyal nizam üzerinde sonu gelmeyen tartışmalara girişirdi." (Haldun Taner)
  3. Bir işe kalkışmak
  4. Birbirine karışmak
  5. [mecaz] Bakınız dövmek
  6. [mecaz] Kavgaya tutuşmak
MELEŞMEK

  1. [nesnesiz] Birlikte melemek
YETİŞMEK

  1. [-e] Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak
    • "Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti." (Ömer Seyfettin)
  2. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak
    • "Bu giysi yarına yetişmeli."
  3. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak
    • "Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak
    • "Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Değmek, uzanıp dokunabilmek
    • "Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez."
  6. Vakit bulmak, yapabilmek
    • "Ben bu kadar işe yetişemem."
  7. [nesnesiz] Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek
    • "Bu kadar nezaket ve iltifat yetişmez miydi?" (Orhan Seyfi Orhon)
  8. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak
    • "Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm." (Peyami Safa)
  9. Gelişip büyümek
    • "Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
  10. [-de] Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek
    • "Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı." (Orhan Veli Kanık)
  11. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek
  12. Yardım etmek, yardımına koşmak
    • "Tam o sırada talih imdadıma yetişti." (Refik Halit Karay)
  13. [mecaz] Ortaya çıkmak
BİNİŞMEK

  1. [nesnesiz] İki parçadan biri öbürünün üstünde olmak
  2. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek
  3. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek
EĞLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Oyalanmak, eğlenmek; kalmak, tevakkuf etmek
    • "Hadi boş yere eğleşme. Git eşeğini ara." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bir yerde oturmak, ikamet etmek
SÖVÜŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Bakınız küfürleşmek
    • "Bazen dövüşür, sövüşürüz ama karı iyi komşudur, neme lazım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
CİNLEŞME

  1. [isim] Cinleşmek durumu
NETLEŞME

  1. [isim] Netleşmek durumu
PESLEŞME

  1. [isim] Pesleşmek durumu
BÖNLEŞME

  1. [isim] Bakınız saflaşma (II)
ASİLEŞME

  1. [isim] Asileşmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü