İçinde şma olan 8 harfli 155 kelime var. İçerisinde ŞMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şma olan kelimeler listesine ya da sonu şma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M Ş

3 Harfli Kelimeler

MAŞ, ŞAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AŞ, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIKLAŞMA

  1. [isim] Sıklaşmak işi
KIRIŞMAK

  1. [nesnesiz] Bir yüzeyin düzgünlüğü bozulmak, kırışık oluşmak
    • "Boynu uzamış, kararmış, yaşlı adamların boynu gibi kırışmıştı." (Yaşar Kemal)
  2. Karşılıklı kırmak
    • "Çocuklar yumurta kırışıyorlar."
  3. Pazarlık etmek
  4. [-le] Bahse tutuşmak
  5. [argo] Bir şeyi eşit olarak paylaşmak
YIVIŞMAK

  1. [nesnesiz] Cıvık bir duruma gelmek
  2. [mecaz] Teklifsiz ve laubali olmak
    • "Devlet adamı saygın kişiliğini böyle gösterir yoksa sırıtıp yıvışıp dedikodu dergilerinin flaşlarına poz vererek değil." (Haldun Taner)
SIVAŞMAK

  1. [-e] Bakınız bulaşmak
  2. [nesnesiz] Sıvık veya sıvışık bir duruma gelmek
MUMLAŞMA

  1. [isim] Mumlaşmak işi
KAKIŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Şaka yapmak amacıyla birbirine vurmak
ÇIKIŞMAK

  1. [-e] Bir kimseye hoşa gitmeyen bir davranışından dolayı sert sözler söylemek, azarlamak
    • "Babaanne hiç ağzını açmadı, gelinine bir kez olsun çıkışmadı, hizmetçisiz kalındı mı mutfağa girip bulaşık yıkadı." (Gönül Pultar)
  2. [nesnesiz] Yeter olmak, yetmek
    • "Bir gün de son günlerden birinde, bir aşçıdan on parası çıkışmadı diye dünyanın lafını yedi." (Tarık Buğra)
TARTIŞMA

  1. [isim] Bir konuyla ilgili karşıt düşünceleri karşılıklı savunma
    • "Karşısındakilerin tartışmaları çabuk bıraktıklarına da dikkat etmedi." (Tarık Buğra)
  2. Karşılıklı ağır sözler söyleyerek yapılan çekişme; münakaşa
    • "Erkekler arasında sahte kadın olup olmadığı üstüne tartışmalar kızıştı." (Lâtife Tekin)
  3. Bir sorun üzerine sözle veya yazılı olarak karşılıklı, bazen de sertçe savunma
    • "Bu açıklamalar ilginç tartışmalara yol açtı ve düşündürücü sorunlar çıktı ortaya." (Melih Cevdet Anday)
KARMAŞMA

  1. [isim] Karmaşmak işi
ÇATIŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirine çatmak veya çatılmak
    • "Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı." (Yaşar Kemal)
  2. Karşılıklı vuruşmak
  3. Kavga etmek
    • "Fena hâlde sinirliyim, bugün muavin hanımla behemehâl çatışacağım." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  4. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak
  5. Deve ve köpek çiftleşmek
TIKIŞMAK

  1. [-e] Birlikte bir yere tıkılmak
    • "Altı kişi bir arabaya tıkıştılar."
SIĞLAŞMA

  1. [isim] Sığlaşmak işi
TAŞLAŞMA

  1. [isim] Taşlaşmak durumu
SORUŞMAK

  1. [nesnesiz] Birine sormak
  2. Birbirini sormak
    • "Mebrure ile sık sık soruşuyorlar, müşterek hatıralar anlatıyorlar." (Peyami Safa)
BULAŞMAK

  1. [nesnesiz] Bir nesne üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek
    • "Tabak bulaştı."
  2. [-e] Bir şey diğer bir şeyin üstüne sürülmek; sıvaşmak, sıvışmak
    • "Yüzüne gözüne yer yer kepek bulaşmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [-e] Hastalık geçmek, sirayet etmek, girmek
    • "Erzurum’daki pek çok misyonere de tifüs bulaştı ama kurtuldular." (Hüseyin Özdemir)
  4. [-e] Bakınız sataşmak
    • "Atiye'nin ters ters yüzüne bakmasına aldırmadan yerde bir dirseğinin üstüne uzanmış keyifle yatan Seyit'e bulaştı." (Lâtife Tekin)
  5. [-e] İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak
    • "Seninle hiç alakası olmayan bu işe bulaşmak istemiyorsun." (Ahmet Ümit)
TANIŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Daha önce birbirini tanımayan kimseler birbirini tanır duruma gelmek
    • "Çağır hele arkadaşını, onunla da tanışalım, dedi." (Ayşe Kulin)
ANILAŞMA

  1. [isim] Anılaşmak durumu
UZLAŞMAZ

  1. [sıfat] Uzlaşmayan, uzlaşma yanlısı olmayan
    • "Uzlaşmaz bir tutum."
TOZLAŞMA

  1. [isim] Tozlaşmak işi
  2. [bitki bilimi] Erkek organlardaki çiçek tozunun, rüzgâr veya böceklerin aracılığıyla çiçeklerin tepeciğine konması; döllenme, tozarma, tozlanma, alogami
AYRIŞMAK

  1. [nesnesiz] Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak
    • "Örneğin, herkes güçlü bir ekonomi ister ama liberaller ve muhafazakârlar genellikle buna ulaşmanın en iyi yolu noktasında ayrışırlar." (Ayşegül Akbay Yarpuzlu)
  2. [kimya] Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü