İçinde şi olan 7 harfli 101 kelime var. İçerisinde Şİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şi olan kelimeler listesine ya da sonu şi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
İ Ş
2 Harfli Kelimeler
İŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GİRİŞİM
-
-
[isim]
Bir işe girişme; teşebbüs
- "Bu yeni öğrendikleri girişim birçok bakımdan düşündürücü ve karanlık görünüyordu."
-
[fizik]
İki veya daha çok dalga hareketinin, aynı noktaya aynı anda gelmesiyle birbirini yok edebilmesi veya kuvvetlendirebilmesi olayı
- "Işık girişimi. Ses girişimi. Su dalgalarının girişimi."
-
[isim]
Bir işe girişme; teşebbüs
- EŞİTSİZ
-
-
[sıfat]
Eşit olmayan; müsavatsız
-
[sıfat]
Eşit olmayan; müsavatsız
- EYTİŞİM
-
-
[isim]
Bakınız diyalektik
-
[isim]
Bakınız diyalektik
- ÇEŞİTLİ
-
-
[sıfat]
Çeşidi çok olan; muhtelif, mütenevvi
- "Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı."
-
[sıfat]
Çeşidi çok olan; muhtelif, mütenevvi
- MÜRTEŞİ
-
Kelime Kökeni: Arapça murteşī
-
[isim]
Rüşvet yiyen kimse
- "Rüşvet yiyene mürteşi, rüşvet verene de raşi denir."
-
[isim]
Rüşvet yiyen kimse
- GİRİŞİK
-
-
[sıfat]
Bakınız girift
-
[sıfat]
Bakınız girift
- RAŞİTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca rachitique
-
[sıfat]
Raşitizm hastalığına yakalanmış (çocuk)
- "Proteinsizlikten dolayı raşitik, cılız çocuklar çoğunluktaydı."
-
[sıfat]
Raşitizm hastalığına yakalanmış (çocuk)
- ŞİVESİZ
-
-
[sıfat]
Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan
- "Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar."
-
[sıfat]
Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan
- ŞİRESİZ
-
-
[sıfat]
Bakınız şerbetsiz
-
[sıfat]
Bakınız şerbetsiz
- ŞİKAYET
-
Kelime Kökeni: Arapça şikāyet
-
[isim]
Hoşnutsuzluk belirten söz veya yazı; yakınma (II), yakıntı, ağlantı, şekva
- "Vali ne yapsa hâkim onu imzalar ve hiçbir şikâyet mevzusu duyulmazmış."
-
[isim]
Hoşnutsuzluk belirten söz veya yazı; yakınma (II), yakıntı, ağlantı, şekva
- KABAŞİŞ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kabakulak
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kabakulak
- EKŞİMEK
-
-
[nesnesiz]
Ekşi duruma gelmek
- "Yoğurt ekşidi."
-
Bakınız bozulmak
- "Tepside bir bardak ekşimiş süt, bir çürük yumurta ve iki dilim siyah ekmek vardı."
-
Bakınız mayalanmak
- "Hamur ekşidi."
-
[argo]
Utanmak, mahcup olmak
-
[argo]
Sırnaşmak, ısrar etmek
-
[ağızlardan]
Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek
- "Çardaktan Rabiye'nin çıktığını görünce Bekir'in yüzü ekşidi."
-
[nesnesiz]
Ekşi duruma gelmek
- KESİŞİM
-
-
[isim]
Kesişmek işi
-
[isim]
Kesişmek işi
- BEŞİNCİ
-
-
[sıfat]
Beş sayısının sıra sıfatı, sırada dördüncüden sonra gelen
- "Burada azıcık geriye dönmek zorundayız. Çakırcalı’nın eşkıya oluşunun beşinci, altıncı yılına."
-
[sıfat]
Beş sayısının sıra sıfatı, sırada dördüncüden sonra gelen
- BAŞKİŞİ
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız başkahraman
-
[isim, edebiyat]
Bakınız başkahraman
- BAŞİMAM
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça imām
-
[isim]
Birden çok imam bulunan büyük camilerde yetkili imam
- "Kolay değil koca İstanbul’un Ayasofya’sına başimam olmuş."
-
[isim]
Birden çok imam bulunan büyük camilerde yetkili imam
- ŞİKESTE
-
Kelime Kökeni: Farsça şikeste
-
[sıfat, eskimiş]
Kırılmış
-
[mecaz]
Yenilmiş, yenik düşmüş
-
[mecaz]
Gücenmiş, kırgın, kederli olan
-
[sıfat, eskimiş]
Kırılmış
- DEŞİLME
-
-
[isim]
Deşilmek işi
-
[isim]
Deşilmek işi
- PİŞİRME
-
-
[isim]
Pişirmek işi
- "Kaynanasının da hiç olmazsa puf böreği pişirmeyi bilmesini isterdi."
-
[isim]
Pişirmek işi
- TENEŞİR
-
Kelime Kökeni: Farsça tenşūr
-
[isim]
Üzerinde ölü yıkanan ayaklı tahta; salacak, teneşir tahtası
- "Ben bu duvara dayalı şeyin teneşir olduğunu bilmiyordum."
-
[isim]
Üzerinde ölü yıkanan ayaklı tahta; salacak, teneşir tahtası