İçinde şi olan 7 harfli 101 kelime var. İçerisinde Şİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şi olan kelimeler listesine ya da sonu şi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

İ Ş

2 Harfli Kelimeler

İŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GİRİŞİM

  1. [isim] Bir işe girişme; teşebbüs
    • "Bu yeni öğrendikleri girişim birçok bakımdan düşündürücü ve karanlık görünüyordu." (Tarık Buğra)
  2. [fizik] İki veya daha çok dalga hareketinin, aynı noktaya aynı anda gelmesiyle birbirini yok edebilmesi veya kuvvetlendirebilmesi olayı
    • "Işık girişimi. Ses girişimi. Su dalgalarının girişimi."
EŞİTSİZ

  1. [sıfat] Eşit olmayan; müsavatsız
EYTİŞİM

  1. [isim] Bakınız diyalektik
ÇEŞİTLİ

  1. [sıfat] Çeşidi çok olan; muhtelif, mütenevvi
    • "Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı." (Ayla Kutlu)
MÜRTEŞİ

Kelime Kökeni: Arapça murteşī

  1. [isim] Rüşvet yiyen kimse
    • "Rüşvet yiyene mürteşi, rüşvet verene de raşi denir." (Burhan Felek)
GİRİŞİK

  1. [sıfat] Bakınız girift
RAŞİTİK

Kelime Kökeni: Fransızca rachitique

  1. [sıfat] Raşitizm hastalığına yakalanmış (çocuk)
    • "Proteinsizlikten dolayı raşitik, cılız çocuklar çoğunluktaydı." (Ayşe Kulin)
ŞİVESİZ

  1. [sıfat] Konuşması şive özelliği taşımayan, ölçünlü dille konuşan
    • "Kaba, hantal, şivesiz bir sürü adamlar kafesinin önüne toplanırlar." (Refik Halit Karay)
ŞİRESİZ

  1. [sıfat] Bakınız şerbetsiz
ŞİKAYET

Kelime Kökeni: Arapça şikāyet

  1. [isim] Hoşnutsuzluk belirten söz veya yazı; yakınma (II), yakıntı, ağlantı, şekva
    • "Vali ne yapsa hâkim onu imzalar ve hiçbir şikâyet mevzusu duyulmazmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
KABAŞİŞ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kabakulak
EKŞİMEK

  1. [nesnesiz] Ekşi duruma gelmek
    • "Yoğurt ekşidi."
  2. Bakınız bozulmak
    • "Tepside bir bardak ekşimiş süt, bir çürük yumurta ve iki dilim siyah ekmek vardı." (Nâzım Hikmet)
  3. Bakınız mayalanmak
    • "Hamur ekşidi."
  4. [argo] Utanmak, mahcup olmak
  5. [argo] Sırnaşmak, ısrar etmek
  6. [ağızlardan] Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek
    • "Çardaktan Rabiye'nin çıktığını görünce Bekir'in yüzü ekşidi." (Necati Cumalı)
KESİŞİM

  1. [isim] Kesişmek işi
BEŞİNCİ

  1. [sıfat] Beş sayısının sıra sıfatı, sırada dördüncüden sonra gelen
    • "Burada azıcık geriye dönmek zorundayız. Çakırcalı’nın eşkıya oluşunun beşinci, altıncı yılına." (Yaşar Kemal)
BAŞKİŞİ

  1. [isim, edebiyat] Bakınız başkahraman
BAŞİMAM

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça imām

  1. [isim] Birden çok imam bulunan büyük camilerde yetkili imam
    • "Kolay değil koca İstanbul’un Ayasofya’sına başimam olmuş." (Kemal Tahir)
ŞİKESTE

Kelime Kökeni: Farsça şikeste

  1. [sıfat, eskimiş] Kırılmış
  2. [mecaz] Yenilmiş, yenik düşmüş
  3. [mecaz] Gücenmiş, kırgın, kederli olan
DEŞİLME

  1. [isim] Deşilmek işi
PİŞİRME

  1. [isim] Pişirmek işi
    • "Kaynanasının da hiç olmazsa puf böreği pişirmeyi bilmesini isterdi." (Sait Faik Abasıyanık)
TENEŞİR

Kelime Kökeni: Farsça tenşūr

  1. [isim] Üzerinde ölü yıkanan ayaklı tahta; salacak, teneşir tahtası
    • "Ben bu duvara dayalı şeyin teneşir olduğunu bilmiyordum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü