İçinde ş olan 8 harfli 1456 kelime var. İçerisinde Ş harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇAVUŞLUK
-
-
[isim]
Çavuş olma durumu
-
Çavuşun rütbesi
-
Çavuşun görevi
-
[isim]
Çavuş olma durumu
- FAREDİŞİ
-
-
[isim]
Bir iğne veya boncuk oyası türü
-
[isim]
Bir iğne veya boncuk oyası türü
- GÜNEŞLİK
-
-
[isim]
Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç
-
Bakınız siperlik
- "Gözleri kasketinin güneşliğinde kayboldu."
-
[sıfat]
Güneş ışınlarını alan (yer)
-
[sinema]
Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak için mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım türü
-
[isim]
Güneş ışınlarına engel olan perde veya buna benzer gereç
- FOTOŞİMİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca photochimie
-
[isim, kimya]
Bakınız fotokimya
-
[isim, kimya]
Bakınız fotokimya
- İKİLEŞİM
-
-
[isim, biyoloji]
İki eşit parçaya ayrılmak üzere büyüme noktasından ikiye bölünerek dallanma; dikotomi
-
[isim, biyoloji]
İki eşit parçaya ayrılmak üzere büyüme noktasından ikiye bölünerek dallanma; dikotomi
- DOLMUŞÇU
-
-
[isim]
Dolmuş işleten kimse
- "Dolmuşçuların çoğu da babasının, anasının evini satarak bir araba edinmiştir."
-
[isim]
Dolmuş işleten kimse
- KAŞIKLIK
-
-
[isim]
İçine kaşık, çatal, bıçak vb. konulan kap
-
[sıfat]
Kaşık yapmaya elverişli
- "Gidengelmez Dağı’nda kestiği kaşıklık ağacı sırtında taşırken bir yardan düştü öldü."
-
[sıfat]
Kaşığın alabileceği ölçüde
- "İki kaşıklık reçel."
-
[isim]
İçine kaşık, çatal, bıçak vb. konulan kap
- KAVUŞTAK
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız nakarat
-
[isim, edebiyat]
Bakınız nakarat
- BİLİŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirini tanımak; muarefesi olmak
- "Hep Trabzonlular kalabalık bir toplantıda istif hâlindeyiz, aramızda yabancı yok, hep bilişip tanışan hemşehrileriz."
-
[nesnesiz, -le]
Birbirini tanımak; muarefesi olmak
- TUTULMUŞ
-
-
[sıfat]
Engellenmiş
-
Ele geçirilmiş
-
[sıfat]
Engellenmiş
- DOLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız gezinmek
-
Doğru gitmeyip yolu uzatmak
- "Bu yoldan giderseniz çok dolaşırsınız."
-
Dönüp başka bir yönden gelmek
- "Dolaş da arka kapıdan gel."
-
Bir şey akmak
- "Damarlarında aynı kan dolaşıyor."
-
Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek; dolanmak
- "Saçları taranmamaktan dolaşmış."
-
[-i]
Bir yeri belli bir amaçla gezmek
- "Müzeleri dolaşmak."
-
Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek
-
Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek
-
[müzik]
Bakınız gezinmek
-
[mecaz]
Çok kimse tarafından söylenmek
-
[mecaz]
Kendini hissettirmek
- "Başında dolaşan bir tehlikeden bahsediyorum."
-
[nesnesiz]
Bakınız gezinmek
- HAPŞIRMA
-
-
[isim]
Hapşırmak işi; aksırma
- "Bir öğretmenin gözlerini süze süze, ağzını yaya yaya kürsüden hapşırması onlar için kimbilir ne tatlı bir eğlence sahnesiydi."
-
[isim]
Hapşırmak işi; aksırma
- ŞEFKATLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız sevecen
- "Fazla şefkatli bir ana baba elinde bin türlü nazla büyüdü."
-
[zarf]
Sevecen bir biçimde
- "Kocasına bir şeyler demek, anlayışlı, şefkatli davranmak istiyor."
-
[sıfat]
Bakınız sevecen
- BAŞPOLİS
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Fransızca police
-
[isim]
Polis memuru ile kıdemli başpolis memuru arasındaki rütbede olan polis
-
[isim]
Polis memuru ile kıdemli başpolis memuru arasındaki rütbede olan polis
- KALEMŞOR
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳalem + Farsça -şor
-
[isim, alay yollu]
Bakınız kalem savaşçısı
-
[isim, alay yollu]
Bakınız kalem savaşçısı
- BÜZÜŞMEK
-
- ALTINTAŞ
-
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri
- HÖŞMERİM
-
-
[isim, ağızlardan]
Tuzsuz taze peynir, nişasta, pirinç unu konularak yapılan bir tatlı türü
-
[isim, ağızlardan]
Tuzsuz taze peynir, nişasta, pirinç unu konularak yapılan bir tatlı türü
- İYİLEŞME
-
-
[isim]
İyileşmek işi
-
[isim]
İyileşmek işi
- BAŞHAKEM
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça ḥakem
-
[isim, spor]
Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı; başyargıcı
-
[isim, spor]
Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı; başyargıcı