İçinde ş olan 6 harfli 671 kelime var. İçerisinde Ş harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ş harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ADANIŞ
...
MAAŞLI

  1. [sıfat] Aylıklı
    • "Biri bir koca görür rüyasında / Yüz lira maaşlı kibar bir adam." (Orhan Veli Kanık)

MAŞLAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tek parçalı ve kol yerine yarıkları olan bir çeşit kadın üstlüğü
    • "Kalın bir Doğu maşlahı giymiş, işlemeli beyaz bir baş örtüsü örtmüştü." (Aka Gündüz)
  2. Bazı varlıklı Arapların giydiği ipekten pelerin

ŞALAKİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Şal taklidi kumaş

AŞISIZ

  1. [sıfat] Herhangi bir hastalığa karşı aşılanmamış olan (kimse)
  2. Kendisine aşı yapılmamış (bitki)

DÜŞKÜN

  1. [sıfat] Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, meraklı, tutkun
    • "Onlar kadar birbirine düşkün, birbirine uymuş bir çift daha ömrümde görmedim desem yeri vardır." (Halide Edip Adıvar)
    • "Şiire milletçe düşkün oluşumuzun sebeplerini araştırırken kafiye merakımıza takıldım." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
    • "Sigara düşkünü."
  2. Geçim sıkıntısına düşmüş
    • "Eski arkadaşının düşkün bulunduğu hâlinden anlaşılıyordu." (Refik Halit Karay)
  3. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş
    • "Zavallı, arabasını satmış, düşkün bir hâldeydi." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş
  5. Değer ve onurunu yitirmiş
    • "Düşkün kadın."

ŞÜREKA
...
TEŞRİF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yeri onurlandırma, şereflendirme
  2. Gelmesiyle bir yeri onurlandırma
    • "Efendi hazretleri, nihayet teşrif edebilmişler demek?" (Atilla İlhan)

GAZIŞI

  1. [isim] Termik etki olmaksızın kendiliğinden görülen ışık

İLİŞME

  1. [isim] İlişmek işi

AKIŞMA

  1. [isim] Akışmak işi
  2. Kulağa hoş gelen veya kolayca söylenen seslerin özelliği

ARAYIŞ

  1. [isim] Arama işi veya biçimi

ATANIŞ

  1. [isim] Atanma işi veya biçimi

ŞAMANİ
...
DÖŞEME

  1. [isim] Döşemek işi
  2. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama
    • "Odanın döşemesine bakıyor, bir türlü bu yabancı yere bir ad koyamıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
  3. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat
  4. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri
    • "Bu patiska döşemeleri beraber ütüleyecektik." (Aka Gündüz)
  5. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri
  6. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü
    • "Hamama gitmek, yıkanmak, masallara, masal döşemelerine bile girdiği gibi halkımızın yaşama biçimlerine de karışmıştır." (Salâh Birsel)

MEŞİME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Döl yatağı
  2. Etene

NAKKAŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yapıların duvar ve tavanlarına süslemeler yapan usta, bezekçi
  2. Nakışçı

ŞAŞLIK

  1. [isim] Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden hazırlanmış et

ŞEYTAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten cin, iblis
    • "Gül tenli, kor dudaklı, kömür sürmeli / Şeytan diyor ki sarmalı, yüz kere öpmeli." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Ama çocukluk işte, şeytan dürttü, ya herrü ya merrü diyerek birden yukarı baktım." (Haldun Taner)
    • "Birden, şeytan geçmiş gibi bir sükût oldu." (Haldun Taner)
    • "Şeytan kulağına kurşun, hiçbirimiz hasta olmadık."
  2. Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse
    • "O gecenin sabahı şeytanın aldattığı vücudunu soğuk suda temizlerdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [sıfat] Çok kurnaz, uyanık (kimse)

ÜZÜLÜŞ
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü