İçinde ş olan 6 harfli 671 kelime var. İçerisinde Ş harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AŞİYAN

Kelime Kökeni: Farsça āşiyān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kuş yuvası
    • "Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin / Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?" (Mehmet Akif Ersoy)
  2. [mecaz] Ev, oturulan yer
EŞEKÇİ

  1. [isim] Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse; merkepçi
    • "Birbirlerinin gülünç taraflarını gören çocuk tabiatlı insanlar bindikleri eşekler, filozof ve vurdumduymaz eşekçilerin yanında koşmaya başlayınca yol arkadaşlarının garabetlerini görerek gıcıklanıyor gibi gülerler..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
KEŞKÜL

Kelime Kökeni: Farsça keşkūl

  1. [isim] Üstüne dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı; keşkülüfukara
  2. [eskimiş] Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı
IRKTAŞ

  1. [isim] Aynı ırktan olanlardan her biri
KAYŞAT

  1. [isim, jeoloji] Kayşama sonucu yerinden kopmuş parça
ENDİŞE

Kelime Kökeni: Farsça endīşe

  1. [isim] Bakınız kaygı
    • "Bir kayıkta boş kalan son yere atlayıp Galata'ya geçerken kafası hem umut hem de endişeyle doluydu." (İhsan Oktay Anar)
  2. Bakınız kuruntu
  3. Bakınız niyet
    • "Hiç olmazsa kızının okuma masraflarını çıkarmak endişesiyle yukarıdaki odalardan birini kiraya vermeyi düşünmüşlerdi." (Kemal Bilbaşar)
NEŞELİ

  1. [sıfat] Neşesi olan; keyifli, pürneşe
    • "Yaşadığımızın önemini ve yapıp ettiklerimizde ölçüyü gözeterek yani edebe riayet ederek hem ciddi hem neşeli olabiliriz." (İsmet Özel)
  2. [zarf] Neşeyle
    • "Onu o kadar neşeli karşıladı ki hemen keyfi yerine geldi." (Peyami Safa)
EBİŞKE

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız balkadın
ELEYİŞ

  1. [isim] Elemek işi
SERKEŞ

Kelime Kökeni: Farsça serkeş

  1. [sıfat] Kafa tutan, başkaldıran
    • "Ün salmış nice serkeş efeleri kendime bent etmiş, nice açları doyurmuş, nice çıplakları giydirmiş." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
PAYDAŞ

  1. [isim] Bakınız hissedar
TEŞKİL

Kelime Kökeni: Arapça teşkīl

  1. [isim] Oluşturma, ortaya çıkarma, meydana getirme
  2. Bakınız oluşum
  3. Bakınız örgütleme
ÜŞÜŞME

  1. [isim] Üşüşmek işi; üşme
ŞEFLİK

  1. [isim] Şef olma durumu
    • "Onun şefliğindeki zaferler hepimizin yaralarına merhem gibi gelmektedir." (Buket Uzuner)
  2. Şefin yaptığı iş
    • "İstasyon şefliği ağır iş." (Nâzım Hikmet)
ŞİİRCE

  1. [isim, edebiyat] Bakınız mensur şiir
MÜŞFİK

Kelime Kökeni: Arapça muşfiḳ

  1. [sıfat] Bakınız sevecen
    • "Annem müşfik aferinlerle saçlarımı okşadı." (Ömer Seyfettin)
ŞIKŞIK

  1. [isim] Çıngıraklı çocuk oyuncağı
ŞARKÖY

  1. [isim] Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
ŞEMAİL

Kelime Kökeni: Arapça şemāʾil

  1. [isim, eskimiş] Dış görünüş
  2. Huy, karakter
IŞINTI

  1. [isim] Belli bir alana verilen çok güçlü ışık; spot
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü