İçinde ş olan 6 harfli 671 kelime var. İçerisinde Ş harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AŞİYAN
-
Kelime Kökeni: Farsça āşiyān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuş yuvası
- "Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin / Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?"
-
[mecaz]
Ev, oturulan yer
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kuş yuvası
- EŞEKÇİ
-
-
[isim]
Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse; merkepçi
- "Birbirlerinin gülünç taraflarını gören çocuk tabiatlı insanlar bindikleri eşekler, filozof ve vurdumduymaz eşekçilerin yanında koşmaya başlayınca yol arkadaşlarının garabetlerini görerek gıcıklanıyor gibi gülerler..."
-
[isim]
Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse; merkepçi
- KEŞKÜL
-
Kelime Kökeni: Farsça keşkūl
-
[isim]
Üstüne dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı; keşkülüfukara
-
[eskimiş]
Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı
-
[isim]
Üstüne dövülmüş fıstık ve Hindistan cevizi dökülen bir tür süt tatlısı; keşkülüfukara
- IRKTAŞ
-
-
[isim]
Aynı ırktan olanlardan her biri
-
[isim]
Aynı ırktan olanlardan her biri
- KAYŞAT
-
-
[isim, jeoloji]
Kayşama sonucu yerinden kopmuş parça
-
[isim, jeoloji]
Kayşama sonucu yerinden kopmuş parça
- ENDİŞE
-
Kelime Kökeni: Farsça endīşe
- NEŞELİ
-
-
[sıfat]
Neşesi olan; keyifli, pürneşe
- "Yaşadığımızın önemini ve yapıp ettiklerimizde ölçüyü gözeterek yani edebe riayet ederek hem ciddi hem neşeli olabiliriz."
-
[zarf]
Neşeyle
- "Onu o kadar neşeli karşıladı ki hemen keyfi yerine geldi."
-
[sıfat]
Neşesi olan; keyifli, pürneşe
- EBİŞKE
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız balkadın
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız balkadın
- ELEYİŞ
-
-
[isim]
Elemek işi
-
[isim]
Elemek işi
- SERKEŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça serkeş
-
[sıfat]
Kafa tutan, başkaldıran
- "Ün salmış nice serkeş efeleri kendime bent etmiş, nice açları doyurmuş, nice çıplakları giydirmiş."
-
[sıfat]
Kafa tutan, başkaldıran
- PAYDAŞ
-
-
[isim]
Bakınız hissedar
-
[isim]
Bakınız hissedar
- TEŞKİL
-
Kelime Kökeni: Arapça teşkīl
- ÜŞÜŞME
-
-
[isim]
Üşüşmek işi; üşme
-
[isim]
Üşüşmek işi; üşme
- ŞEFLİK
-
-
[isim]
Şef olma durumu
- "Onun şefliğindeki zaferler hepimizin yaralarına merhem gibi gelmektedir."
-
Şefin yaptığı iş
- "İstasyon şefliği ağır iş."
-
[isim]
Şef olma durumu
- ŞİİRCE
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız mensur şiir
-
[isim, edebiyat]
Bakınız mensur şiir
- MÜŞFİK
-
Kelime Kökeni: Arapça muşfiḳ
-
[sıfat]
Bakınız sevecen
- "Annem müşfik aferinlerle saçlarımı okşadı."
-
[sıfat]
Bakınız sevecen
- ŞIKŞIK
-
-
[isim]
Çıngıraklı çocuk oyuncağı
-
[isim]
Çıngıraklı çocuk oyuncağı
- ŞARKÖY
-
-
[isim]
Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
- ŞEMAİL
-
Kelime Kökeni: Arapça şemāʾil
-
[isim, eskimiş]
Dış görünüş
-
Huy, karakter
-
[isim, eskimiş]
Dış görünüş
- IŞINTI
-
-
[isim]
Belli bir alana verilen çok güçlü ışık; spot
-
[isim]
Belli bir alana verilen çok güçlü ışık; spot