İçinde ş olan 5 harfli 511 kelime var. İçerisinde Ş harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ş harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HOŞÇA

  1. [sıfat] Hoş bir biçimde olan
    • "Şimdilik hoşça kal da portakallar için başka gün konuşuruz." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [zarf] Hoş olarak, iyice, güzelce
    • "Bir hayli seneler hoşça yaşadıktan sonra, böyle bir yerde, güzel bir hava intihap ederek ölmüş..." (Memduh Şevket Esendal)

İŞLEM

  1. [isim] Bir işi sonuçlandırmak için yapılan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat
  2. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi
  3. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele
  4. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele
  5. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi
    • "Her işlem yeni bir sayı bulmaya varır."

ŞUNCA

  1. [sıfat] Epey, çok
  2. [zarf] Şu kadar, şu denli
    • "Şuncasını söyleyeyim, ben şiirin şarkılaştırılarak okunmasını sevmem." (Melih Cevdet Anday)

UŞKUN

  1. [isim] Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir ravent türü (Rheum rhaponticum)

BEZİŞ

  1. [isim] Bezme işi veya biçimi

ŞİŞİK

  1. [sıfat] Kabarık, şiş

AŞİNA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Bildik, tanıdık
    • "Sanki herkes uzun yolculuktan yeni dönmüş ve aşinalara kavuşmuştu." (Tarık Buğra)
  2. Bilinen

ÇUŞKA

Kelime Kökeni : Bulgarca

  1. [isim] Acı biber, kırmızıbiber

KOŞAM

  1. [isim] Avuç
  2. İki avuç dolusu

TİRŞE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yeşil ile mavi arası renk
    • "Rıhtım kenarlarında en taze yosunların tirşe çizgisi var." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. [sıfat] Bu renkte olan
  3. Üzerine yazı yazmak için hazırlanan deri, parşömen

YIKIŞ

  1. [isim] Yıkma işi veya biçimi

BULUŞ

  1. [isim] Bulma işi veya biçimi
  2. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat
  3. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat
    • "Bu orijinal buluşu Vali beye borçluyuz." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma
    • "Yazarın güzel buluşları var."

DÜŞÜN

  1. [isim] Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay

HAMİŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mektup kâğıdının boş bir yerine yazılan ek düşünce, çıkma, not
    • "Demir Bey mektubuna şu hamişi ilave etti." (Refik Halit Karay)

TAŞRA

  1. [isim] Bir ülkenin başkenti veya en önemli şehirleri dışındaki yerlerin hepsi, dışarlık
    • "Taşrada öğretmenlik ede ede saçı başı ağarmış, tatlı sözlü bir adamdı." (Halikarnas Balıkçısı)

DÖŞEM

  1. [isim] Tesisat, donanım
    • "Elektrik döşemi. Sıcak su döşemi."

KEŞKİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [ünlem] Keşke
    • "Keşki ölüp kalsaymışım, keşki Münif'le tekrar görüşmemiz hiç nasip olmasaydı." (Atilla İlhan)

TANIŞ

  1. [sıfat] Tanıdık (kimse veya yer)
    • "Birdenbire samimileşiverdi, kırkyıllık tanış olup çıktı." (Tarık Buğra)

BİLİŞ

  1. [isim] Canlının, bir nesne veya olayın varlığına ilişkin bilgili ve bilinçli duruma gelmesi, vukuf
    • "Eyfel'in büyük bir kule olduğunu bilmek cinsinden bir biliş..." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Hiç kimse bu kara yağız garip yiğide biliş çıkmadı." (Kemal Tahir)
  2. Bildik, tanıdık, dost

HAŞİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sert, kırıcı, gönül kırıcı
    • "Bu ağlamayacak kadar keskin, sert, haşin çocuk yüzü birdenbire bir yağmur gibi ağlamaya başladı." (Sait Faik Abasıyanık)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü