İçinde ş olan 5 harfli 545 kelime var. İçerisinde Ş harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ş harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ş harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GEZİŞ
-
-
[isim]
Gezmek işi
-
[isim]
Gezmek işi
- NEŞİR
-
Kelime Kökeni: Arapça neşr
-
[isim, eskimiş]
Yayma, dağıtma, saçma
-
Bakınız yayım
-
[isim, eskimiş]
Yayma, dağıtma, saçma
- SİLİŞ
-
-
[isim]
Silmek işi
-
[isim]
Silmek işi
- DURUŞ
-
-
[isim]
Durmak işi
- "Bizim Rumeli’de duruşumuz burada kendi milletimizin bulunmasındandır."
-
Takınılan tavır
- "Ali, onun bu korkulu duruşunu gördükçe içindeki koruma duygusu daha yoğunlaşıyordu."
-
[isim]
Durmak işi
- ŞELEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Sırtta taşınan yük
-
Boynuzunun biri kırık hayvan
-
[isim, ağızlardan]
Sırtta taşınan yük
- KAŞAN
-
-
[isim, ağızlardan]
Hizmet veya binek hayvanları durup işeme
-
[isim, ağızlardan]
Hizmet veya binek hayvanları durup işeme
- YAPIŞ
-
-
[isim]
Yapmak işi
-
[isim]
Yapmak işi
- YİYİŞ
-
-
[isim]
Yemek işi
- "Kollarını açıp üç kişilik yer kaplayarak yemek yiyişi, aksırışı ve gülüşü çekilmez."
-
[isim]
Yemek işi
- AFİŞE
-
Kelime Kökeni: Fransızca afficher
-
[sıfat]
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
-
[ekonomi]
Açıklanmış olan
-
[sıfat]
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- AŞMAK
-
-
[-den]
Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek
- "İki gündür sarp dağ yollarından aşıyoruz."
-
[-i]
Süre bitmek, sona ermek
-
[-i]
Bakınız geçmek
- "Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini bulmuştu."
-
[-e]
Erkek hayvan dişiyle çiftleşmek
-
[nesnesiz, argo]
Görünmeden kaçmak
- "Herif çoktan aşmış."
-
[-den]
Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek
- EŞSİZ
-
-
[sıfat]
Eşi benzeri olmayan veya eşi benzeri görülmemiş olan; bulunmaz, yekta
- "Senin için, köyden fışkıran eşsiz bir zekâ diyorlar."
-
Eş bulamamış, eşinden ayrılmış veya yanında eşi olmayan
-
[sıfat]
Eşi benzeri olmayan veya eşi benzeri görülmemiş olan; bulunmaz, yekta
- BİTİŞ
-
-
[isim]
Bitmek işi
- "Romanlarda olduğu gibi bir başlangıç, bir bitiş arzu ediyordu."
-
[müzik]
Bir müzik parçasının son bölümü; final
-
[isim]
Bitmek işi
- SEÇİŞ
-
-
[isim]
Seçmek işi
-
[isim]
Seçmek işi
- ABRAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça abraş
-
[sıfat]
Alaca benekli
-
Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı)
-
Çarpık, eğri, düzgün olmayan
-
Ters, kaba, görgüsüz (kimse)
-
[ağızlardan]
Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse)
- "... rengi belli olmayan kısık ve yorgun gözler, yanak çukurlarında mürekkep lekeleri gibi keskin gölgelerin oyduğu ve buruşturduğu çentikli, soluk ve abraş bir yüzde onu görmek ve tanımak zahmeti çekiyordu."
-
[isim, ağızlardan]
Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık
-
[isim]
Bakınız alaca hastalığı
- "Melek ilk olarak önceden abraş hastası olan adamın yanına geldi."
-
[isim]
Dokuma malzemelerinin kötü boyanmalarından dolayı üzerlerinde açık veya koyu lekeler görünen, deseni bozuk halı
-
[sıfat]
Alaca benekli
- SARIŞ
-
-
[isim]
Sarmak işi
-
[isim]
Sarmak işi
- YAYIŞ
-
-
[isim]
Yaymak işi
- "Gazete ve kitabın az okunması, yayış ve satış işinin bozuk olmasından ileri geliyor."
-
[isim]
Yaymak işi
- ŞOPAR
-
-
[isim, ağızlardan]
Çingene çocuğu
- "Çalgı sesini duyan bütün şoparlar çadırlardan fırlayıp çevremizi kuşatıyorlardı."
-
[sıfat, mecaz]
Şımarık, küstah, yaramaz olan
-
[isim, ağızlardan]
Çingene çocuğu
- ŞOVEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca chauvin
-
[isim]
Şovenizmden yana olan kimse, görüş vb
-
[isim]
Şovenizmden yana olan kimse, görüş vb
- ŞARAP
-
Kelime Kökeni: Arapça şerāb
-
[isim]
Üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen alkollü içki; bade, çakır (II), mey (I), mül
-
[isim]
Üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen alkollü içki; bade, çakır (II), mey (I), mül
- PİŞİK
-
-
[isim]
Apış arası, koltuk altı gibi tenin birbirine sürtünen yerlerinde ter, idrar veya dışkının yakmasıyla oluşan kızartı
-
[isim]
Apış arası, koltuk altı gibi tenin birbirine sürtünen yerlerinde ter, idrar veya dışkının yakmasıyla oluşan kızartı