İçinde ıv olan 8 harfli 41 kelime var. İçerisinde IV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıv olan kelimeler listesine ya da sonu ıv ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CIVATALI
-
-
[sıfat]
Cıvatası olan
-
Cıvata ile tutturulmuş olan
-
[sıfat]
Cıvatası olan
- SIVAŞMAK
-
-
[-e]
Bakınız bulaşmak
-
[nesnesiz]
Sıvık veya sıvışık bir duruma gelmek
-
[-e]
Bakınız bulaşmak
- KIVRACIK
-
-
[sıfat]
Derli toplu ve işi kolay
- "Kıvracık bir ev."
-
Ayağına çabuk, hamarat olan
- "Helal süt emmiş, kıvracık, eli yüzü düzgün, terbiyeli, edepli kızcağız."
-
[sıfat]
Derli toplu ve işi kolay
- KIVANMAK
-
-
[-e, -le]
Övünülecek bir olaydan dolayı sevinmek; memnun olmak
-
[-e, -le]
Övünülecek bir olaydan dolayı sevinmek; memnun olmak
- KIVIRTMA
-
-
[isim]
Kıvırtmak işi
-
[isim]
Kıvırtmak işi
- BAHÇIVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça bāġçevān
-
[isim]
Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla uğraşan kimse; bağban
- "Çalıştık bahçıvanla sabah akşam baş başa / Bu üç gülü büyüttük üç yiğit arkadaşa"
-
Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse; bağban
-
[isim]
Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla uğraşan kimse; bağban
- KIVRAKÇA
-
-
[zarf]
Kıvrak bir biçimde; kıvrak kıvrak
-
[zarf]
Kıvrak bir biçimde; kıvrak kıvrak
- SIVALAMA
-
-
[isim]
Bakınız sıvama
-
[isim]
Bakınız sıvama
- CIVITMAK
-
-
[-i]
Cıvık duruma getirmek
-
[nesnesiz, mecaz]
Yakışık almayacak davranışlarda bulunmak
- "Ali Rıza içince cıvıtırdı."
-
[nesnesiz, mecaz]
Ciddiyetten uzaklaşmak
- "Gitgide herkes cıvıttı."
-
Sözünde durmamak
-
[-i]
Cıvık duruma getirmek
- KIVRATMA
-
-
[isim]
Kıvratmak işi
-
[isim]
Kıvratmak işi
- CIVIKLIK
-
-
[isim]
Cıvık olma durumu
- "Ayıp olan cıvıklık ve başkalarını tedirgin etmekti ki burada kesinlikle böyle masanın havasını bozacak şeyler olmazdı."
-
[isim]
Cıvık olma durumu
- AKIVERME
-
-
[isim]
Akıvermek işi
-
[isim]
Akıvermek işi
- MARSIVAN
-
Kelime Kökeni: Farsça mārzbān
-
[isim, tarih]
Sınırdaki koruma görevlisi
-
[isim, tarih]
Sınırdaki koruma görevlisi
- ANIVERME
-
-
[isim]
Anıvermek işi
-
[isim]
Anıvermek işi
- KIVRAMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Buruşup toplanmak, kıvırcık duruma gelmek
- "İplik kıvradı."
-
Hızlı yürümek
-
Harekete geçmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Buruşup toplanmak, kıvırcık duruma gelmek
- YIVIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Cıvık bir duruma gelmek
-
[mecaz]
Teklifsiz ve laubali olmak
- "Devlet adamı saygın kişiliğini böyle gösterir yoksa sırıtıp yıvışıp dedikodu dergilerinin flaşlarına poz vererek değil."
-
[nesnesiz]
Cıvık bir duruma gelmek
- HAVACIVA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Sığırdiligillerden, Akdeniz Bölgesi'nde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen, çok yıllık otsu bir bitki (Alkanna tinctoria)
-
[isim, bitki bilimi]
Sığırdiligillerden, Akdeniz Bölgesi'nde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen, çok yıllık otsu bir bitki (Alkanna tinctoria)
- KIVRANTI
-
-
[isim]
Kararsızlık, sıkıntı
- "... ne yapacağını bilememenin kıvrantısı içinde..."
-
[isim]
Kararsızlık, sıkıntı
- KIVIRMAK
-
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bükmek
- "Fino, beni görünce kuyruğunu kıvırıp düşmanca havlaya havlaya beyaz dişlerini gösterdi."
-
Kenarından katlamak
-
Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek
-
Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek
-
Uydurup söylemek
- "Gene yalanları kıvırdı."
-
[-e]
Saptırmak, çevirmek
- "Arabayı birdenbire sağa kıvırdı."
-
[nesnesiz]
Yapmak istememek, yan çizmek
-
[nesnesiz, mecaz]
Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek
- "Hâlbuki Nahit onu odasına çekip de baş başa prova yaptığı zamanlarda pekâlâ kıvıracağa benziyordu."
-
[argo]
Bakınız dolandırmak
- "Peki bu kız, zarar ziyan hesabının federasyona üç misli gösterilip Zühtü'nün düğün parasını kıvırdığını bilmez mi?"
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bükmek
- KIVRIMLI
-
-
[sıfat]
Kıvrımı olan
-
[sıfat]
Kıvrımı olan