İçinde ıv olan 8 harfli 41 kelime var. İçerisinde IV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıv olan kelimeler listesine ya da sonu ıv ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CIVATALI

  1. [sıfat] Cıvatası olan
  2. Cıvata ile tutturulmuş olan
SIVAŞMAK

  1. [-e] Bakınız bulaşmak
  2. [nesnesiz] Sıvık veya sıvışık bir duruma gelmek
KIVRACIK

  1. [sıfat] Derli toplu ve işi kolay
    • "Kıvracık bir ev."
  2. Ayağına çabuk, hamarat olan
    • "Helal süt emmiş, kıvracık, eli yüzü düzgün, terbiyeli, edepli kızcağız." (Ercüment Ekrem Talu)
KIVANMAK

  1. [-e, -le] Övünülecek bir olaydan dolayı sevinmek; memnun olmak
KIVIRTMA

  1. [isim] Kıvırtmak işi
BAHÇIVAN

Kelime Kökeni: Farsça bāġçevān

  1. [isim] Bir bahçenin düzenlenmesi ve bakımıyla uğraşan kimse; bağban
    • "Çalıştık bahçıvanla sabah akşam baş başa / Bu üç gülü büyüttük üç yiğit arkadaşa" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. Geçimini bahçe ürünlerini yetiştirip satmakla sağlayan kimse; bağban
KIVRAKÇA

  1. [zarf] Kıvrak bir biçimde; kıvrak kıvrak
SIVALAMA

  1. [isim] Bakınız sıvama
CIVITMAK

  1. [-i] Cıvık duruma getirmek
  2. [nesnesiz, mecaz] Yakışık almayacak davranışlarda bulunmak
    • "Ali Rıza içince cıvıtırdı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [nesnesiz, mecaz] Ciddiyetten uzaklaşmak
    • "Gitgide herkes cıvıttı." (Sabahattin Ali)
  4. Sözünde durmamak
KIVRATMA

  1. [isim] Kıvratmak işi
CIVIKLIK

  1. [isim] Cıvık olma durumu
    • "Ayıp olan cıvıklık ve başkalarını tedirgin etmekti ki burada kesinlikle böyle masanın havasını bozacak şeyler olmazdı." (Aziz Nesin)
AKIVERME

  1. [isim] Akıvermek işi
MARSIVAN

Kelime Kökeni: Farsça mārzbān

  1. [isim, tarih] Sınırdaki koruma görevlisi
ANIVERME

  1. [isim] Anıvermek işi
KIVRAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Buruşup toplanmak, kıvırcık duruma gelmek
    • "İplik kıvradı."
  2. Hızlı yürümek
  3. Harekete geçmek
YIVIŞMAK

  1. [nesnesiz] Cıvık bir duruma gelmek
  2. [mecaz] Teklifsiz ve laubali olmak
    • "Devlet adamı saygın kişiliğini böyle gösterir yoksa sırıtıp yıvışıp dedikodu dergilerinin flaşlarına poz vererek değil." (Haldun Taner)
HAVACIVA

  1. [isim, bitki bilimi] Sığırdiligillerden, Akdeniz Bölgesi'nde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen, çok yıllık otsu bir bitki (Alkanna tinctoria)
KIVRANTI

  1. [isim] Kararsızlık, sıkıntı
    • "... ne yapacağını bilememenin kıvrantısı içinde..." (Haldun Taner)
KIVIRMAK

  1. [-i] Herhangi bir şeyi bükmek
    • "Fino, beni görünce kuyruğunu kıvırıp düşmanca havlaya havlaya beyaz dişlerini gösterdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Kenarından katlamak
  3. Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek
  4. Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek
  5. Uydurup söylemek
    • "Gene yalanları kıvırdı."
  6. [-e] Saptırmak, çevirmek
    • "Arabayı birdenbire sağa kıvırdı."
  7. [nesnesiz] Yapmak istememek, yan çizmek
  8. [nesnesiz, mecaz] Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek
    • "Hâlbuki Nahit onu odasına çekip de baş başa prova yaptığı zamanlarda pekâlâ kıvıracağa benziyordu." (Tarık Buğra)
  9. [argo] Bakınız dolandırmak
    • "Peki bu kız, zarar ziyan hesabının federasyona üç misli gösterilip Zühtü'nün düğün parasını kıvırdığını bilmez mi?" (Emine Işınsu)
KIVRIMLI

  1. [sıfat] Kıvrımı olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü