İçinde ıt olan 6 harfli 41 kelime var. İçerisinde IT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıt olan kelimeler listesine ya da sonu ıt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ZILGIT

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] Bakınız azarlama
    • "Bu zılgıtın içinde bir daha böyle yergiler yazmaması tembihi de vardır." (Salâh Birsel)
  2. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin bazı yerlerinde genellikle düğünlerde eğlenmek amacıyla dili ağız içinde değişik bir biçimde oynatarak ahenkli bir ses çıkarma
İNKITA

Kelime Kökeni: Arapça inḳiṭāʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesinti
ÇARKIT

  1. [sıfat, ağızlardan] Eski, bozuk olan
  2. Sakat olan
BITTIM

Kelime Kökeni: Arapça buṭm

  1. [isim] Bakınız çitlembik
    • "... annemin hafifçe tuzlayıp tazeyken güneşte kuruttuğu kızıl ağızlı, şişkin yeşil fıstığı, çok sevdiği bıttımları, ağzı ballı incirleri ... bir eli ahirette, bir eli dünyada öylece seyrediyor." (Sevinç Çokum)
KITLIK

  1. [isim] Kıt olma durumu, ihtiyaca yetmeyecek kadar azlık, az ve zor bulunma; kesat
    • "Toprak darlığı, ham madde kıtlığı ve nüfus artışı..." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kuraklık, savaş vb. nedenlerle ürünün yetişmemesi ve bundan doğan açlık
    • "Memleketi kavuran kıtlık buranın semtine uğramamıştır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. Yiyecek maddelerinde görülen darlık
  4. [mecaz] Duygu, söz vb.nde azlık
    • "Espri, kıtlıkta bolluk arz eden bir cevherdir." (Necip Fazıl Kısakürek)
AKITMA

  1. [isim] Akıtmak işi; isale
    • "Hizmetimi, vücudumu, canımı fedaya, kanımın son damlasını uğrunuza akıtmaya geldim." (Ömer Seyfettin)
  2. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke
  3. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde veya tavada pişirilmesiyle yapılan bir tatlı türü
  4. [ağızlardan] Enli bilezik
KARŞIT

  1. [sıfat] Nitelik ve durumları birbirine tam olarak aykırı olan; aksi, ters (I), zıt, kontrast
    • "Birbirine taban tabana karşıt iki siyasal cephe, iki karşıt tipte yansımasını bulur." (Güney Özkılınç)
TANITI

  1. [isim] İletişim araçları yoluyla tanıtma işi
  2. Duvar duyurusu
AKITIŞ

  1. [isim] Akıtmak işi
IŞITMA

  1. [isim] Işıtmak işi
ZITLIK

  1. [isim] Bakınız karşıtlık
    • "Uzun ve yapılı gövdesi, diğerinin çarpık bacakları üzerinde yükselen kısacık boyu ile tam bir zıtlık oluşturuyordu." (Yusuf Nazım)
ITTILA

Kelime Kökeni: Arapça iṭṭilāʿ

  1. [isim, eskimiş] Bilgi edinme, haberdar olma
KITAAT

Kelime Kökeni: Arapça ḳiṭaʿāt

  1. [isim, eskimiş] Kıtalar, ana karalar
  2. [askerlik] Asker birlikleri
    • "Ve bizim kıtaatımız nehri her noktadan geçmiş Mihalıççık ve Sivrihisar hattına takarrüp etmekte bulunuyor." (Atatürk)
ZABITA

Kelime Kökeni: Arapça żābiṭa

  1. [isim] Belediye hizmetlerinin güvenliğini sağlamakla görevli yönetim
    • "Bir kaza veya bir cinayet müstesna, karısını kaybeden bir kocanın zabıtaya müracaatı kadar elim bir gülünçlük var mıdır?" (Aka Gündüz)
  2. Bakınız belediye zabıtası
FITRAT

Kelime Kökeni: Arapça fiṭrat

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yaradılış
ANITLI

  1. [sıfat] Anıtı olan
IŞITIM

  1. [isim, eskimiş] İçine yağ konularak ucundaki fitil sayesinde ışık elde edilen kandil
ANITSI

  1. [sıfat] Anıtı andıran, anıta benzeyen, anıt gibi; anıtımsı, abidemsi
AKITAÇ

  1. [isim, tıp] Bakınız dren
ILITMA

  1. [isim] Ilıtmak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü