İçinde ın olan 6 harfli 114 kelime var. İçerisinde IN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ın olan kelimeler listesine ya da sonu ın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAÇKIN

  1. [isim] Bir yerden veya bir işten kaçmış kimse
    • "Doktor kaçkını nice manyaklar içinde, narsist kompleksine müptela olanlar sandığınızdan çoktur." (Haldun Taner)
  2. İnsanlardan uzak duran, insan içine çıkmak istemeyen kimse
NAMINA

  1. [zarf] Adına, kendisine
    • "Bunlardan bazıları kitapçı tarafından kendi namına saklanmıştır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Yerine, olarak
    • "Sizinle bu mesele etrafında karşılaşmamayı sizin selametiniz namına temenni ederim." (Nâzım Hikmet)
IKINMA

  1. [isim] Ikınmak işi
TAŞKIN

  1. [sıfat] Taşmış bir durumda olan
  2. [isim] Bakınız su baskını
  3. [mecaz] Bakınız aşırı
    • "Bu yüz neşeli değil, taşkın denecek kadar mutlu idi." (Tarık Buğra)
KARŞIN

  1. [edat] Bir şeyin gerekenin veya mantığın tersine olarak yapıldığını anlatan bir söz; rağmen, mukabil
    • "Sabah olunca, bütün gece uyumamasına karşın kendini dinç hissediyordu." (İhsan Oktay Anar)
ACINIŞ

  1. [isim] Acınmak işi
    • "... atılımcı bir bağdaştırmacıyım, akıllanıverdim, acınış sözcüğünü lügatimden sildim."
YALGIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız serap
KILGIN

  1. [sıfat] Bakınız uygulamalı
ACINMA

  1. [isim] Acınmak durumu
    • "Acınmalardan, yerinmelerden yana pek zengindir yaşam." (Nermi Uygur)
BIÇKIN

  1. [isim, argo] Bakınız kabadayı
    • "Ulan, onlar bey, sen bıçkın." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [sıfat] Korkusuz, gözü pek, yürekli, cesur
    • "Kahve sahibi hem çok zengindi, hem çok bıçkın." (Nâzım Hikmet)
ÇIVGIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız şıvgın
TINNET

Kelime Kökeni: Arapça ṭinnet

  1. [isim, eskimiş] Tınlama, çınlama
  2. [fizik] Bakınız tını
SINGIN

  1. [sıfat, ağızlardan] Gözü korkmuş, sinmiş (kimse)
  2. Çekingen, ürkek
  3. Üzgün, düşünceli
KINNAP

Kelime Kökeni: Arapça ḳinneb

  1. [isim] İnce sicim
    • "Onları arkadan kınnapla bağlamıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
KIYGIN

  1. [sıfat] Bakınız mağdur
YATKIN

  1. [sıfat] Bir işte yeteneği, becerisi olan
    • "Dolap çevirmeye, şantaj mesleğine ne kadar yatkın, ne kadar elverişli idi ise bu yeni konusunda da öyle olacağa benziyordu." (Tarık Buğra)
  2. Bakınız yatık
  3. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük olan
    • "Yatkın mal. Yatkın kumaş."
  4. [mecaz] Benimsemiş, alışmış, eğilimli olan
    • "Yadırgamaya yatkındı ama görmüştü kızın oyununu." (Attilâ İlhan)
TALKIN

Kelime Kökeni: Arapça telḳīn

  1. [isim, din bilimi] Gömüldükten sonra mezar başında imamın ölüye hitaben söylediği dinî sözler ve dualar; telkin
KASINÇ

  1. [isim, tıp] Bakınız kramp
ÇINGAR

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, argo] Bakınız kavga
YANGIN

  1. [isim] Zarara yol açan büyük ateş
    • "Yangın yaklaştığı için yaverleri ve dostları telaşta idi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Hastalıkta ateş
  3. [mecaz] Tutkunun verdiği coşkunluk
  4. [sıfat, mecaz] Düşkün, âşık olan
    • "Haydi ben kumar yangınıyım fakat senin vaziyetin benimkinden daha vahim." (Mahmut Yesari)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü