İçinde ın olan 5 harfli 59 kelime var. İçerisinde IN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ın olan kelimeler listesine ya da sonu ın ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIŞIN

  1. [zarf] Kış mevsiminde, kış süresince
    • "Cuma ve pazartesi geceleri, kışın Aksaray'daki evimizde boza partisi verilirdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
HARIN

Kelime Kökeni: Arapça ḥarūn

  1. [sıfat, ağızlardan] Bir şeyden huylanıp yürümeyen, geri geri giden (hayvan)
  2. [mecaz] Hain, huysuz
  3. [mecaz] Bakınız obur
ALGIN

  1. [sıfat, ağızlardan] Cılız, zayıf, hastalıklı olan
  2. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun (kimse)
KIYIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız zulüm
YAZIN

  1. [zarf] Yaz mevsiminde, yaz aylarında
    • "Köyümüzde örtüleri gelinlerim asma çardakların altında yazın işlerdi." (Füruzan)
KINLI

  1. [sıfat] Kını olan, bir kınla sarılı olan
  2. [isim, bitki bilimi] Kını çok gelişerek bağlı bulunduğu sapı az veya çok saran yaprak
ARGIN

  1. [sıfat] Yorgun, bitkin, mecalsiz durumda olan
    • "Şimdi kadının argın, uçuk benzi, yorgun, düşük kımıldanışı daha ziyade görünüyordu." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
SAYIN

  1. [sıfat] Konuşma ve yazışmalarda saygı belirtisi olarak kişi adlarının önüne getirilen söz
SINIF

Kelime Kökeni: Arapça ṣinf

  1. [isim] Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri
    • "Birinci sınıf öğrencileri."
  2. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler
  3. Bakınız derslik
  4. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri
    • "Üçüncü sınıf bir gazeteciydi." (Necati Cumalı)
  5. [biyoloji] Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü
    • "Memeliler, kuşlar, balıklar, omurgalılar dalının birer sınıfıdırlar."
  6. [mantık] Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği
  7. [toplum bilimi] Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu; tabaka, klas
    • "Parter, her sınıftan insanla hıncahınç dolu idi." (Reşat Nuri Güntekin)
ARŞIN

  1. [isim] Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü
    • "Bu duvarlar yerden bir arşın kadar yüksek, üstünde güzel bir parmaklığı olan duvarlardı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bu uzunluk ölçüsüne göre ölçüm yapan, demirden, çelikten veya tahtadan alet
MAYIN

Kelime Kökeni: İngilizce mine

  1. [isim, askerlik] Toprak altına, üstüne veya suyun içine yerleştirilen, doğrudan doğruya çarpma veya basınç etkisiyle patlayarak zarara yol açan patlayıcı madde
    • "Mıknatıslı mayın."
LAÇIN

  1. [isim, hayvan bilimi] Beyaz renkli bir cins şahin
SINIK

  1. [sıfat, ağızlardan] Kırık, çıkık
  2. Yenilmiş, bozguna uğramış
ZIBIN

  1. [isim] Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen, ince pamukludan kısa ve kollu giysi
    • "Nadiren kapağı açılır, içinden kâh benim çocukluk zıbınım, kâh annemin gelinlik duvağı çıkar." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. [ağızlardan] Kolsuz kadın giysisi
SINIR

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi; hudut
  2. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi
  3. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi; uç, had
    • "Bataklığın sınırı. Ormanın sınırı."
  4. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer; limit
    • "Hele bir de birkaç sünger bulabilse artık mutluluğunun sınırı olmayacaktı." (Halikarnas Balıkçısı)
  5. [matematik] Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük; limit
YIĞIN

  1. [isim] Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe; tınaz
    • "Ben de bu hudutsuz yığında bir kum tanesiyim." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle
ANGIN

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız ünlü
SINMA

  1. [isim] Sınmak işi
SINAV

  1. [isim] Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama; imtihan
    • "Annem, derslerine çalışıp eylülde sınavları başarması gerektiğini hatırlatıyordu." (Ayla Kutlu)
  2. [mecaz] Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum
    • "Evliliğin ilk yılları bir sınavdır."
AYGIN

  1. [sıfat] Bitkin durumda olan
    • "Aygın mısın Halime’m, baygın mısın gel / Hiç haberin gelmiyor, dargın mısın gel" (Halk türküsü)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü