İçinde ım olan 9 harfli 119 kelime var. İçerisinde IM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ım olan kelimeler listesine ya da sonu ım ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DONANIMLI
-
-
[sıfat]
Belli bir donanıma sahip olan (araç vb.)
-
[mecaz]
Herhangi bir konuda eğitimi, bilgisi, becerisi çok olan
-
[sıfat]
Belli bir donanıma sahip olan (araç vb.)
- LEVAZIMAT
-
Kelime Kökeni: Arapça levāzimāt
-
[isim, eskimiş]
Gerekenler, lazım olan şeyler
- "Çamaşırlarını, elbiselerini, bütün eşya ve levazımatını da İngiltere'den getirtti."
-
[askerlik]
Askerî araç gereçlerin tümü
-
[isim, eskimiş]
Gerekenler, lazım olan şeyler
- HIMHIMLIK
-
-
[isim]
Hımhım olma durumu
-
[isim]
Hımhım olma durumu
- HANIMANNE
-
-
[isim]
Bakınız kaynana
-
[ünlem]
İhtiyar kadınlara bir seslenme sözü
-
[isim]
Bakınız kaynana
- APTALIMSI
-
-
[sıfat]
Bakınız aptalsı
-
[sıfat]
Bakınız aptalsı
- ADIMLAYIŞ
-
-
[isim]
Adımlamak işi
-
[isim]
Adımlamak işi
- BUNALIMLI
-
-
[sıfat]
Gerginlik, sıkıntı veren, gerginliği olan; buhranlı
- "O bunalımlı günlerde işi gücü bırakıp varlığını âdeta ona adadı."
-
[sıfat]
Gerginlik, sıkıntı veren, gerginliği olan; buhranlı
- TASARIMCI
-
-
[isim]
Tasarım yapan kimse; tasar çizimci, dizayncı
-
[isim]
Tasarım yapan kimse; tasar çizimci, dizayncı
- ANIMSAMAK
-
-
[-i]
Bilinip unutulan bir şeyi akla getirmek; ansımak, bulmak, çıkarmak, hatırlamak
- "Düşünüyorum da gizemli bir korkudan başka pek bir şey anımsamıyorum."
-
[-i]
Bilinip unutulan bir şeyi akla getirmek; ansımak, bulmak, çıkarmak, hatırlamak
- ANIMSATIŞ
-
-
[isim]
Anımsatmak işi; hatırlatış
-
[isim]
Anımsatmak işi; hatırlatış
- BAKIŞIMLI
-
-
[sıfat, matematik]
Bakışımı olan; mütenazır, simetrili, simetrik
- "Ender olmakla beraber geyiklerin bakışımlı düzenlendikleri de görülür."
-
[sıfat, matematik]
Bakışımı olan; mütenazır, simetrili, simetrik
- KATILIMCI
-
-
[isim]
Herhangi bir etkinliğe katılan kimse, şirket vb.; iştirakçi
-
Herhangi bir toplantıda yöneticiden söz alıp konuşmaya katılan kişi
-
Bilimsel toplantılara bildiri sunmak üzere katılan kimse; delege
-
[isim]
Herhangi bir etkinliğe katılan kimse, şirket vb.; iştirakçi
- ANLAYALIM
-
-
[argo]
“gizlice birtakım işler yapılıyor ama ben farkındayım, beni de dâhil etmelisiniz” veya “mal, para veya konumdan yararlanalım” anlamında kullanılan bir söz
-
[argo]
“gizlice birtakım işler yapılıyor ama ben farkındayım, beni de dâhil etmelisiniz” veya “mal, para veya konumdan yararlanalım” anlamında kullanılan bir söz
- KAÇIMSAMA
-
-
[isim]
Kaçımsamak işi
-
[isim]
Kaçımsamak işi
- TIMARHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça tīmār + ḫāne
-
[isim]
Bakınız akıl hastanesi
- "Hapishane yarı tımarhanedir, hiç şaşmayın."
-
[isim]
Bakınız akıl hastanesi
- ELMASIMSI
-
-
[sıfat]
Elması andıran, elmasa benzeyen, elmas gibi
-
[sıfat]
Elması andıran, elmasa benzeyen, elmas gibi
- ARZIMEVUT
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarż + Farsça mevʿūd
-
[isim]
Vadedilmiş topraklar
-
Yahudilerin Tevrat’ta kendilerine vadedildiğine inandıkları toprak
- "Bu arzımevudun ta kendisiydi ve gemi, ona bir türlü yanaşamıyorsa kabahat kaptanda, kabahat kumanda heyetindeydi..."
-
[isim]
Vadedilmiş topraklar
- KAYISIMSI
-
-
[sıfat]
Kayısıyı andıran, kayısıya benzeyen, kayısı gibi
-
[sıfat]
Kayısıyı andıran, kayısıya benzeyen, kayısı gibi
- KAĞIDIMSI
-
-
[sıfat]
Bakınız kâğıtsı
-
[sıfat]
Bakınız kâğıtsı
- ACIMSILIK
-
-
[isim]
Acımsı olma durumu; acımtıraklık
- "Ağzımın içinde aldığım bu tat / İncir küspesi gibi buruk bir acımsılık bıraktı geride"
-
[mecaz]
Dokunaklı olma durumu
- "Bir zamanlar âşık olduğu, sevdiği kadının başka bir adam için ağladığını görmek çok tuhaf gelmiş, dahası içinde kıskanmayla karışık bir acımsılık bırakmıştı."
-
[isim]
Acımsı olma durumu; acımtıraklık