İçinde ım olan 5 harfli 63 kelime var. İçerisinde IM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ım olan kelimeler listesine ya da sonu ım ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TASIM
-
-
[isim, mantık]
Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu; kıyas
- "Taşlar katı olur, mermer bir taştır, şu hâlde mermer katıdır uslamlaması bir tasımdır."
-
[isim, mantık]
Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu; kıyas
- KAZIM
-
-
[isim]
Kazmak işi
-
[isim]
Kazmak işi
- SAYIM
-
-
[isim]
Sayma işi; tadat
- "Nüfus sayımı."
-
[isim]
Sayma işi; tadat
- HARIM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥarįm
-
[isim, ağızlardan]
Sebze ve meyve bahçesi
-
Tarla ve bahçe çevresindeki çit
- "Tarlasına harım çevirmek için dün Matarlı tepelerinde kestiği pırnal fidanı dalları harman yerinde koca bir yığın hâlinde durmakta idi."
-
[isim, ağızlardan]
Sebze ve meyve bahçesi
- SATIM
-
-
[isim, ticaret]
Bakınız satış
- "'O Kimdi' adlı polisiye bir sevda romanı yayımladı. 'O Kimdi'yi de satımda bulamazsın."
-
[isim, ticaret]
Bakınız satış
- YALIM
-
- TAKIM
-
-
[isim]
Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı; ekipman
-
Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk
- "Memur takımından olduğumuzdan böyle evlerde oturamazdık, daha doğrusu alışkın değildik."
-
Bakınız ekip
- "Orta oyunu takımı."
-
Birbirini tamamlayan şeylerin tümü
-
Bakınız sigara ağızlığı
-
Bakınız takım elbise
-
Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad
-
Bakınız grup
-
[mecaz]
Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk; bando
- "Anlaşıldı, Sabit Bey ağabey takımı, Sinekli Bakkal Sokağı'ndan geçerken artık sağa sola bakmaz, kimseye omuz vurmaz oldu."
-
[askerlik]
Bölüğü oluşturan birliklerden her biri
- "Bu binayı merkez taburundan bir takım bekleyecek."
-
[biyoloji]
Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik
-
[sinema, televizyon]
Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu
-
[spor]
Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri
-
[spor]
Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu
-
[isim]
Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı; ekipman
- YAZIM
-
-
[isim, dil bilgisi]
Bir dilin belli kurallarla yazıya geçirilmesi; imla
- "Yeni Türk alfabesine geçeli seksen dört, Türk Dil Kurumu kurulalı seksen yıl geçmiş olmasına rağmen Türkiye Türkçesinin yazımında hâlâ sorunlar bulunmaktadır."
-
Bir dildeki kelimelerin doğru yazılış biçimi; imla
-
Yazmak işi
- "Selçuk'u bu çurçur işlerden daha ciddilerine, piyes yazımına ben ittim."
-
[isim, dil bilgisi]
Bir dilin belli kurallarla yazıya geçirilmesi; imla
- NAZIM
-
Kelime Kökeni: Arapça naẓm
-
[isim, edebiyat]
Bakınız şiir
-
[isim, edebiyat]
Bakınız şiir
- KIYIM
-
-
[isim]
Kıymak işi
-
Kıyılma biçimi
- "Bu tütünün kıyımı iri."
-
Görev yönünden kötü bir duruma sokma, haksızlığa uğratma
-
[isim]
Kıymak işi
- HADIM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫādim
-
[isim]
Erkeklik bezleri çıkarılmış veya köreltilmiş erkek; abelardize
- "Kaynaklar Tavaşi Cafer Paşa'dan cesur bir hadım diye bahsederler."
-
[isim]
Erkeklik bezleri çıkarılmış veya köreltilmiş erkek; abelardize
- HANIM
-
-
[isim]
Kız ve kadınlara verilen ünvan; bayan, hatun, leydi
- "Nermin Hanım, razı gelmiş gibi göründü ama hiçbir zaman istemedi..."
-
Eşlerden kadın olanı; harem
- "Yaptığı çiçek suyunun ilk bardağını kendi içtikten sonra ikincisini hanımına getirir."
-
Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın
- "Becerikli hâliyle Zeynep'e ve hanımına ait bütün işleri elinin içine almıştı."
-
Kadın için kullanılan adlandırmalardan sonraya getirilen saygı sözü
- "Gelin hanım, zenginliğin verdiği şımarıklıkla kayınvalideyi evine bastırmamış bir kere bile..."
-
[sıfat]
Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan
- "Hanım kadın. Hanım kız."
-
[isim]
Kız ve kadınlara verilen ünvan; bayan, hatun, leydi
- SIMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Kırmak, bozmak
-
Yenmek, mağlup etmek
-
[-i, ağızlardan]
Kırmak, bozmak
- HISIM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫiṣm
-
[isim, hukuk]
Evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler; yan soy
- "Aradan bir süre geçti, garnizonda bir idareci bana müracaat ederek verdiğiniz listedeki isimlerin üçüncü derecede hısmınız olduğunu imzanızla tasdik ediniz, dedi."
-
[isim, hukuk]
Evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler; yan soy
- ÇAKIM
-
- SAĞIM
-
-
[isim]
Sağmak işi
-
Süt veren hayvan
- "Onun epey sağımı var."
-
[isim]
Sağmak işi
- HIMIŞ
-
-
[isim, ağızlardan]
Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina
-
[isim, ağızlardan]
Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina
- GIDIM
-
-
[isim]
Küçük bir parça, bir miktar
-
[isim]
Küçük bir parça, bir miktar
- ZIMBA
-
Kelime Kökeni: Farsça zunbe
- AYRIM
-
-
[isim]
Ayırmak işi; tefrik
- "Kuvvetler ayrımı."
-
Bakınız fark
- "Bu arada silinen ayrımlar ve ayrımcıklar, bulanıklığı iyiden iyiye artırıyor."
-
Bakınız alt bölüm
-
[mantık]
Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter; fark
-
Ayrılma noktası
- "Yol ayrımı."
-
[sinema, televizyon]
Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü
-
[isim]
Ayırmak işi; tefrik