İçinde ım olan 5 harfli 63 kelime var. İçerisinde IM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ım olan kelimeler listesine ya da sonu ım ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TASIM

  1. [isim, mantık] Doğru olarak kabul edilen iki yargıdan üçüncü bir yargı çıkarma temeline dayanan bir uslamlama yolu; kıyas
    • "Taşlar katı olur, mermer bir taştır, şu hâlde mermer katıdır uslamlaması bir tasımdır."
KAZIM

  1. [isim] Kazmak işi
SAYIM

  1. [isim] Sayma işi; tadat
    • "Nüfus sayımı."
HARIM

Kelime Kökeni: Arapça ḥarįm

  1. [isim, ağızlardan] Sebze ve meyve bahçesi
  2. Tarla ve bahçe çevresindeki çit
    • "Tarlasına harım çevirmek için dün Matarlı tepelerinde kestiği pırnal fidanı dalları harman yerinde koca bir yığın hâlinde durmakta idi." (Nabizade Nâzım)
SATIM

  1. [isim, ticaret] Bakınız satış
    • "'O Kimdi' adlı polisiye bir sevda romanı yayımladı. 'O Kimdi'yi de satımda bulamazsın." (Selim İleri)
YALIM

  1. [isim] Bakınız alev (I)
    • "Kuru otların yalımı çabuk geçti." (Necati Cumalı)
  2. Kılıç, bıçak gibi kesici araçların keskin yüzü
  3. Bakınız herhâlde
TAKIM

  1. [isim] Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı; ekipman
  2. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk
    • "Memur takımından olduğumuzdan böyle evlerde oturamazdık, daha doğrusu alışkın değildik." (Muzaffer İzgü)
  3. Bakınız ekip
    • "Orta oyunu takımı."
  4. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü
  5. Bakınız sigara ağızlığı
  6. Bakınız takım elbise
  7. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad
  8. Bakınız grup
  9. [mecaz] Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk; bando
    • "Anlaşıldı, Sabit Bey ağabey takımı, Sinekli Bakkal Sokağı'ndan geçerken artık sağa sola bakmaz, kimseye omuz vurmaz oldu." (Halide Edip Adıvar)
  10. [askerlik] Bölüğü oluşturan birliklerden her biri
    • "Bu binayı merkez taburundan bir takım bekleyecek." (Ömer Seyfettin)
  11. [biyoloji] Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik
  12. [sinema, televizyon] Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu
  13. [spor] Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri
  14. [spor] Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu
YAZIM

  1. [isim, dil bilgisi] Bir dilin belli kurallarla yazıya geçirilmesi; imla
    • "Yeni Türk alfabesine geçeli seksen dört, Türk Dil Kurumu kurulalı seksen yıl geçmiş olmasına rağmen Türkiye Türkçesinin yazımında hâlâ sorunlar bulunmaktadır." (Mustafa Argunşah)
  2. Bir dildeki kelimelerin doğru yazılış biçimi; imla
  3. Yazmak işi
    • "Selçuk'u bu çurçur işlerden daha ciddilerine, piyes yazımına ben ittim." (Haldun Taner)
NAZIM

Kelime Kökeni: Arapça naẓm

  1. [isim, edebiyat] Bakınız şiir
KIYIM

  1. [isim] Kıymak işi
  2. Kıyılma biçimi
    • "Bu tütünün kıyımı iri."
  3. Görev yönünden kötü bir duruma sokma, haksızlığa uğratma
HADIM

Kelime Kökeni: Arapça ḫādim

  1. [isim] Erkeklik bezleri çıkarılmış veya köreltilmiş erkek; abelardize
    • "Kaynaklar Tavaşi Cafer Paşa'dan cesur bir hadım diye bahsederler." (Sema Ok)
HANIM

  1. [isim] Kız ve kadınlara verilen ünvan; bayan, hatun, leydi
    • "Nermin Hanım, razı gelmiş gibi göründü ama hiçbir zaman istemedi..." (Ekrem Bektaş)
  2. Eşlerden kadın olanı; harem
    • "Yaptığı çiçek suyunun ilk bardağını kendi içtikten sonra ikincisini hanımına getirir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  3. Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın
    • "Becerikli hâliyle Zeynep'e ve hanımına ait bütün işleri elinin içine almıştı." (Halide Edip Adıvar)
  4. Kadın için kullanılan adlandırmalardan sonraya getirilen saygı sözü
    • "Gelin hanım, zenginliğin verdiği şımarıklıkla kayınvalideyi evine bastırmamış bir kere bile..." (Elif Mencet)
  5. [sıfat] Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan
    • "Hanım kadın. Hanım kız."
SIMAK

  1. [-i, ağızlardan] Kırmak, bozmak
  2. Yenmek, mağlup etmek
HISIM

Kelime Kökeni: Arapça ḫiṣm

  1. [isim, hukuk] Evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler; yan soy
    • "Aradan bir süre geçti, garnizonda bir idareci bana müracaat ederek verdiğiniz listedeki isimlerin üçüncü derecede hısmınız olduğunu imzanızla tasdik ediniz, dedi." (İhsan Sabri Çağlayangil)
ÇAKIM

  1. [isim] Bakınız kıvılcım
  2. Bakınız şimşek
SAĞIM

  1. [isim] Sağmak işi
  2. Süt veren hayvan
    • "Onun epey sağımı var."
HIMIŞ

  1. [isim, ağızlardan] Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina
GIDIM

  1. [isim] Küçük bir parça, bir miktar
ZIMBA

Kelime Kökeni: Farsça zunbe

  1. [isim] Bakınız delgeç
  2. Delgeçle açılan delik
  3. Bakınız tel zımba
AYRIM

  1. [isim] Ayırmak işi; tefrik
    • "Kuvvetler ayrımı."
  2. Bakınız fark
    • "Bu arada silinen ayrımlar ve ayrımcıklar, bulanıklığı iyiden iyiye artırıyor." (Tomris Uyar)
  3. Bakınız alt bölüm
  4. [mantık] Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter; fark
  5. Ayrılma noktası
    • "Yol ayrımı."
  6. [sinema, televizyon] Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü