İçinde ılm olan 8 harfli 84 kelime var. İçerisinde ILM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ılm olan kelimeler listesine ya da sonu ılm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞRILMA

  1. [isim] Bağrılmak işi
SAYILMAK

  1. [nesnesiz] Sayma işine konu olmak; addedilmek, addolunmak
    • "Hatta bütün bu çabaları yüksek mevki ve mertebelilerce alay konusu sayılıyordu." (Halikarnas Balıkçısı)
ATANILMA

  1. [isim] Atanılmak işi
ISIRILMA

  1. [isim] Isırılmak işi
    • "Onun için ehemmiyetli olan şey sizin ısırılmanız değil, kendisinin ısırmasıdır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
SANILMAK

  1. [nesnesiz] Düşünülmek, olabileceğine inanılmak; zannedilmek, zannolunmak
    • "Oraya çıktıktan sonra saatlerce oynadığımız sanılmasın." (Ayla Kutlu)
KAÇILMAK

  1. [nesnesiz] Kaçma işi yapılmak
  2. Çekilmek, savulmak
    • "Kaçılın, araba geliyor."
TARTILMA

  1. [isim] Tartılmak işi
SIYRILMA

  1. [isim] Sıyrılmak işi
KAKILMAK

  1. [-e] Kakma işi yapılmak
  2. Ağaç veya diğer ahşap malzeme üzerine kakma işi yapılmak; hakkedilmek
    • "O kadar çok, o kadar bol inci kakılmıştı ki tahtın üstüne, bunları insan birer sedef düğme sanıyordu." (Nâzım Hikmet)
AZITILMA

  1. [isim] Azıtılmak işi
TIKILMAK

  1. [nesnesiz] Tıkma işi yapılmak
    • "Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Dar, sıkıntılı bir yerde bulunmak, sıkışmak
    • "Mecliste altmış kişi bir odaya tıkıldık." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. Bakınız hapsedilmek
    • "Bu bücürü yeni tıkıldığı karakolun birinden ben çıkarttım." (Nâzım Hikmet)
UZANILMA

  1. [isim] Uzanılmak işi
YIĞILMAK

  1. [nesnesiz] Yığma işine konu olmak veya yığma işi yapılmak
    • "Yarım saate varmadan evdeki bütün çarşaflar, pikeler, yorganlar, yastıklar salonun ortasına yığılmış oluyordu." (Elif Şafak)
  2. Çok sayıda birikmek, toplanmak
    • "Bütün köşk, kapının önüne yığıldı." (Aka Gündüz)
  3. Düşmek, yıkılmak, kendini tutamayıp çökmek
    • "Adam, iskelenin üstüne yığılmış, son nefesini verirken biçarenin şapkasını aşırmışlar." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
ACITILMA

  1. [isim] Acıtılmak işi
KIYILMAK

  1. [nesnesiz] Kıyma işi yapılmak
    • "Zavallıya nasıl kıyıldı?"
SIKILMAZ

  1. [sıfat] Bakınız utanmaz
ACINILMA

  1. [isim] Acınılmak işi
DARILMAK

  1. [nesnesiz] Herhangi birinin hoşa gitmeyen bir söz veya davranışı yüzünden görüşmez olmak; kakımak
    • "Kalenin üzerine top atmadılar bahanesiyle darılmadı mıydı?" (Ömer Seyfettin)
  2. Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek
    • "Kendisine uygulanan bu tavırdan ne darılmıştı ne gücenmişti." (Nezihe Araz)
  3. Bakınız azarlamak
TANILMAK

  1. [nesnesiz, eskimiş] Bakınız tanınmak
    • "Bu adam, işine tekrar başlayan Ebu Ali idi ama ... soluk benzi, ufalmış vücudu, acıklı tebessümü ve kendisi gibi pörsümüş gururuyla tanılmaz hâle gelmişti." (Refik Halit Karay)
YAYILMAK

  1. [nesnesiz] Yayma işine konu olmak veya yayma işi yapılmak
  2. Hastalık, pek çok kimseye geçmek veya bulaşmak
  3. Genelleşmek, yaygınlaşmak
    • "O zamanlarda saz, halkın bütün sınıfları arasında iyice yayılmıştı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Herkes tarafından duyulmak
  5. Genişlemek, büyümek
    • "Bu âdet bir fabrika sahibinin acıklı hayat hikâyesiyle birlikte kondulara yayıldı." (Lâtife Tekin)
  6. Bakınız serilmek
    • "Odaya bir kilim yayıldı."
  7. Bakınız otlamak
  8. Rahat bir biçimde, sere serpe oturmak; serpilmek
  9. [fizik] Kaynağından çıkan ışık, doğru çizgiler hâlinde türlü yönlere dağılmak
  10. [mecaz] Ayrıntıya girmek, açılmak
    • "Türlü yönlerden ele alınabilecek olan bu konuda şimdilik pek yayılmak istemiyorum." (Orhan Veli Kanık)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü