İçinde ılı olan 6 harfli 45 kelime var. İçerisinde ILI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ılı olan kelimeler listesine ya da sonu ılı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇALILI

  1. [sıfat] Çalısı olan
ALÇILI

  1. [sıfat] İçinde alçı bulunan
    • "Alçılı sular."
  2. Alçı ile sarılmış olan
    • "Bir ara bu alçılı eli yakından görmek fırsatı doğdu." (Yalçın Pekşen)
ATILIŞ

  1. [isim] Atılmak işi
ILIMLI

  1. [sıfat] Düşünce, iş vb.nde aşırıya kaçmayan; ölçülü, mutedil, itidalli
    • "Eski ılımlı sesiyle hikâyesini bitiriverdi." (Halide Edip Adıvar)
  2. Siyasette aşırı görüşler arasında ortalama bir görüşü savunan
ILIMAN

  1. [sıfat, coğrafya] Sıcaklığı çok yüksek veya çok düşük olmayan (yer, iklim); mutedil
    • "Ilıman bölge."
ILIMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız ılınmak
YATILI

  1. [sıfat] Geceleri de kalınıp yatılan (okul vb.); leyli
    • "Bir yatılı okul yatakhanesinde olduğunu hatırlayınca keyfi kaçmıştı." (Rıfat Ilgaz)
  2. Geceleri de kalıp yatan (öğrenci, konuk); leyli
    • "Yarın yatılı konuklarım gelecek."
ATILIM

  1. [isim] Atılmak işi
  2. İleri atılma
  3. Hızla ilerleme; hamle
    • "Çocuklar her atılımını boşa çıkarıyor, onunla alay ediyorlar." (Attilâ İlhan)
  4. Sayı kazanmak amacıyla yapılan atılış; atak (II)
  5. [mecaz] Herhangi bir konuda ilerleme çabası
    • "Çok hızlı bir gelişmeyle kısa bir süre içinde çok büyük atılımlar yapılmıştır." (Metin And)
DADILI

  1. [sıfat] Dadısı olan
    • "Kimi çocuklu, kimi dadılı oldukça modern sayılabilecek elbiseler içindeki Müslüman kadınlarını, Hristiyanlardan ayırmak iyice zorlaşmış." (Murat Gülsoy)
AÇILIM

  1. [isim] Açılmak işi
    • "Hüzünlü bir açılım yerine yer yer gülümseten bir anlatımı koydum." (Ayla Kutlu)
  2. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma
    • "Dış dünyaya açılımın bu aşamasını karakterize eden özellikler şunlardır: Gümrükleri kullanma avantajı, yabancı kaynaklı yatırım politikalarının çekiciliği ve kapalı tip ekonominin sona erdirilmesi." (Selçuk Çolakoğlu)
  3. Yeni bir bakış açısı getirme
  4. [gök bilimi] Bakınız sağ açıklık
    • "Güneş'in bir yıldaki açılımı -23 derece 27 dakikadan +23 derece 27 dakikaya kadar değişir."
  5. [matematik] Bir kısaltma veya formülün açık biçimi
KAZILI

  1. [sıfat] Kazılmış
    • "Duvarlardaki mermer levhalara kazılı yazıları okuya okuya, kendi kendine, bütün mabedi tavaf etti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
AĞRILI

  1. [sıfat] Ağrıyan, ağrısı olan
    • "Ağrılı diş."
AÇILIŞ

  1. [isim] Açılmak işi
  2. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması; küşat
    • "Belediyenin hizmetidir, deyip o açılışa katıldı." (Burak Kılıçaslan)
ILIKÇA

  1. [sıfat] Biraz ılık; ılıcak
AYILIŞ

  1. [isim] Ayılmak işi
ILINMA

  1. [isim] Ilınmak işi
ALTILI

  1. [sıfat] Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan
    • "Altılı şamdan."
  2. [isim] İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul
  3. [isim] Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi
  4. [isim] Bakınız altılı ganyan
AYILIK

  1. [isim, mecaz] Kaba davranış
HASILI

  1. [zarf] Bakınız kısacası
    • "Hasılı dünyada hiçbir emelim yoktur." (Necip Fazıl Kısakürek)
ACILIK

  1. [isim] Acı olma durumu; meraret
    • "Göğsünde bir sızı, ağzında bir acılık duydu." (Ömer Seyfettin)
  2. [mecaz] Kederlilik durumu
    • "Henüz, yüreğimin bir yanı da söylenememiş, dışa atılamamış acılıklarla dolu." (Adalet Ağaoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü