İçinde ıkl olan 10 harfli 123 kelime var. İçerisinde IKL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ıkl olan kelimeler listesine ya da sonu ıkl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ikl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I K L
3 Harfli Kelimeler
KIL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RAHATLIKLA
-
-
[zarf]
Bakınız kolaylıkla
- "Birkaç yabancı dili rahatlıkla konuşurken ana dilini bilmeyen ve bigâne düşmüş dudaklar susmalıdır."
-
[zarf]
Bakınız kolaylıkla
- AÇIKLATMAK
-
-
[-e, -i]
Açıklamasını sağlamak
- "Hapishanemin duvarları arasında Asım Bey, on on bir yıllık, doymadan kalbimde toplanan istekleri birdenbire kalbimi parçalayacak, bütün varlığımı dağıtacak bir güçle açıklattı."
-
[-e, -i]
Açıklamasını sağlamak
- TANIŞIKLIK
-
-
[isim]
Birbiriyle tanışmış bulunma, birbirini tanımış olma durumu
- "Biraz da bu tanışıklıktan cesaret alarak konuşmak istiyordum kızla."
-
[isim]
Birbiriyle tanışmış bulunma, birbirini tanımış olma durumu
- TIKANIKLIK
-
-
[isim]
Tıkanık olma, iyi işleyememe durumu
-
Soluğun kesilir gibi olması
- "Göğsünde boğucu bir tıkanıklık vardı."
-
[isim]
Tıkanık olma, iyi işleyememe durumu
- AYIKLATMAK
-
-
[-i]
Ayıklama işini yaptırmak
- "Buraya da kurtlarını ayıklatmak için değil, ölmek üzere olduğunu bildirmeye geldi."
-
[-i]
Ayıklama işini yaptırmak
- GICIKLAMAK
-
-
[-i]
Gıcık oluşturmak, kaşındırmak
-
[mecaz]
Bakınız kuşkulandırmak
-
[mecaz]
Cinsel istek uyandırmak
- "Git de gözü onda gör, adamın yüreğini gıcıklıyor."
-
[-i]
Gıcık oluşturmak, kaşındırmak
- VICIKLAMAK
-
-
[-i]
Sulu veya yumuşak şeyleri avuç içinde ezmek, vıcık duruma getirmek
-
[-i]
Sulu veya yumuşak şeyleri avuç içinde ezmek, vıcık duruma getirmek
- ILIKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Ilık duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Ilık duruma gelmek
- PARÇACIKLI
-
-
[sıfat]
Parçacığı olan; partiküllü
-
[sıfat]
Parçacığı olan; partiküllü
- KAŞIKLAMAK
-
-
[-i]
Kaşıkla yemek
- "Sustular, bir zaman konuşmadan çorbalarını kaşıkladılar."
-
[-i]
Kaşıkla yemek
- YASTIKLAMA
-
-
[isim]
Yastıklamak işi
-
Fide yetiştirmek için yastık yapma yöntemi
-
[isim]
Yastıklamak işi
- YILIŞIKLIK
-
-
[isim]
Yılışık olma durumu
- "Selamlaşmalarda bile ya bir somurtkanlık ya bir yılışıklık vardı."
-
[isim]
Yılışık olma durumu
- TANIDIKLIK
-
-
[isim]
Tanıdık olma durumu
-
[isim]
Tanıdık olma durumu
- TANIKLANIŞ
-
-
[isim]
Tanıklanmak işi
-
[isim]
Tanıklanmak işi
- ALIKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Alık duruma gelmek
-
Bir şey karşısında aptallaşıp şaşırmak
- "Birdenbire alıklaşan yüzünü bir zafer gururuyla seyrediyordu."
-
[nesnesiz]
Alık duruma gelmek
- TANIKLANMA
-
-
[isim]
Tanıklanmak işi
-
[isim]
Tanıklanmak işi
- KILIKLILIK
-
-
[isim]
Kılıklı olma durumu
-
[isim]
Kılıklı olma durumu
- KOLAYLIKLA
-
-
[zarf]
Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan; kolayına, asanlıkla, rahatlıkla, tez beri
- "Çuvalları kolaylıkla taşıyan hamallar benim kuvvetsiz ve çelimsiz vücudumla alay ettiler."
-
[zarf]
Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan; kolayına, asanlıkla, rahatlıkla, tez beri
- TIRMIKLAMA
-
-
[isim]
Tırmıklamak işi
-
[isim]
Tırmıklamak işi
- DAYANIKLIK
-
-
[isim]
Bakınız dayanıklılık
-
[isim]
Bakınız dayanıklılık