İçinde ı olan 3 harfli 60 kelime var. İçerisinde I harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ı harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ı harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AŞI

  1. [isim, kimya] Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik
  2. Bu eriyiğin uygulanması
    • "Çiçek aşısı. Kolera aşısı. Tifo aşısı."
  3. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk vb. parçaları kaynaştırma işi
  4. Bu yolla eklenen parça
  5. [sıfat] Aşılı olan (bitki)
    • "Sana yeni aşı güllerimi göstereceğim." (Aka Gündüz)
AĞI

  1. [isim] Bakınız zehir
PIR

  1. [isim] Kuş kanatlarının çıkardığı ses
  2. Bir yerden kaçıp gitme düşüncesini anlatan bir söz
    • "Dörtyol ağzında pır!"
TIĞ

Kelime Kökeni: Farsça tīġ

  1. [isim] Dantel veya yün örmekte kullanılan, ucu çengelli kısa şiş
    • "Maviş Hanım'ın elinde tığ, pencerenin önüne oturmuş, sabırla dantel üretir, görmüyor mu?" (Attilâ İlhan)
  2. Bakınız biz (II)
  3. Demirci ve tesviyecilerin delikleri büyütmek veya eşit duruma getirmek için kullandıkları takım
KIÇ

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] Kuyruk sokumu bölgesi; dip, göt, kaba et, kaba but, popo, toto (I), makat, mabat, küfe
  2. [denizcilik] Deniz teknelerinde art taraf
    • "Pantolonunu, ceketini fırlatır, kıç altındaki âdeta kamaramsı yere sokulur, düşünürdü." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [sıfat] Arka bölümde olan
GIK

  1. [isim] "Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz
    • "İstediğine sopa çeker, istediğini sürer, dünyanın anasını ağlatır, gene kimse gık diyemez." (Halide Edip Adıvar)
YIL

  1. [isim] Dünya'nın, Güneş çevresinde tam bir dolanım yapması için geçen 365 gün, 5 saat ve 49 dakikalık zaman
  2. Miladi takvime göre ocak ayının birinde başlayıp aralık ayının otuz birinde sona eren on iki aylık dönem; sene
  3. On iki aylık dönem
CIZ

  1. [isim] Kızgın yağın içine bir şey atıldığında çıkan ses
ŞIP

  1. [isim] Düşen su damlasının çıkardığı ses
RIH

Kelime Kökeni: Farsça rīg

  1. [isim, eskimiş] Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir kum türü
CIS

  1. [ünlem] Çocukları ateşe ve tehlikeli şeylere karşı uyarırken söylenen bir söz
    • "Yeni emeklemeye başlayan çocuğa yanan sobaya veya sıcak ütüye doğru giderken on kere ‘cıs, cıs’ demeniz bir anlam ifade etmez." (Ali Çankırılı)
TIK

  1. [isim] İnce ve küçük bir nesne ile sert bir yere vurulduğunda çıkan ses
  2. Derece, kademe
    • "Böylece istekli giden insanlar daha özveri ile çalışabilir ve bölgeye bir tık daha fazla katkı sağlayabilir..." (Enes Başak)
TIN

  1. [isim] Tınlayan şeyin çıkardığı ses, tınlama sesi
GIR

  1. [isim, argo] Söz, lakırtı
  2. [sıfat] Yalan, uydurma
TIP

Kelime Kökeni: Arapça ṭibb

  1. [isim] Hastalıkları iyileştirmek, hafifletmek veya önlemek amacıyla başvurulan teknik ve bilimsel çalışmaların tümü; tababet
    • "Tıp öğrencileri morglarda katı kalpli olurlar." (Cemil Meriç)
TIR

Kelime Kökeni: İngilizce (İng. Transport International Routier sözünden)

  1. [isim] Genellikle uluslararası kara yolu taşımacılığında kullanılan, dingil sayısı fazla olan uzun kamyon
CIK

  1. [ünlem, ağızlardan] "Yok, olmaz" anlamında kullanılan bir söz
    • "Saime hanım başını "cık" "cık" diye salladı." (Ayşe Nil)
TIS

  1. [isim] Kaz, kedi, yılan vb.nin çıkardığı ses
  2. [mecaz] Bakınız sessizlik
YIR

  1. [isim, ağızlardan] İslamlık öncesi sözlü Türk edebiyatında koşma ve türkülere verilen genel ad
ŞIK

Kelime Kökeni: Fransızca chic

  1. [sıfat] Güzel, zarif, modaya uygun
    • "Şık bir elbise."
  2. Güzel, modaya uygun giyinmiş olan
    • "Daima müzik vardı, şık kadınlar vardı." (Halide Edip Adıvar)
  3. [mecaz] Yerinde, uygun olan
    • "Herkesin içinde dans öğrenmem şık olur." (Peyami Safa)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü