İçinde ğa olan 7 harfli 51 kelime var. İçerisinde ĞA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğa olan kelimeler listesine ya da sonu ğa ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ğa Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A Ğ

2 Harfli Kelimeler

AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARTAĞAN

  1. [sıfat, ağızlardan] Bakınız bereketli
  2. Bakınız artımlı
AĞARTMA

  1. [isim] Bakınız beyazlatma
  2. Bakınız beyazlaştırma
ÖLÜDOĞA

  1. [isim] Bakınız natürmort
KÖRAĞAÇ

  1. [isim] Kontratablada orta katı oluşturan ve genellikle yumuşak ağaçlardan hazırlanan bölüm
  2. Kontratablanın orta kısmında tabla kalınlığının en az yarısını oluşturan, yumuşak ağaçlardan değişik yöntemlerle elde edilen masif ağaç tabakası
BATAĞAN

  1. [isim] Bakınız bataklık
  2. [sıfat, mecaz] Eline geçen parayı boş yere harcayan (kimse)
DOĞALCI

  1. [sıfat] Doğalcılık yanlısı olan; tabiiyeci, tabiiyun, natüralist
DURAĞAN

  1. [sıfat] Yerini değiştirmeyen; hareketsiz, sabit
    • "Sessizce gezinecek çevresinde, durağan bir yıldız gibi gökle birlikte dönecek o." (Turan Oflazoğlu)
  2. [mecaz] Etkin olmayan, gelişmemiş
  3. [sıfat, fizik] Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen
AĞABABA

  1. [isim] Bakınız ata
    • "Onun ağababası bizim de büyük ceddimiz sayılır." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen kimse
  3. [ünlem] Ünvanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü
  4. Bir işte ustalık gösteren, önde gelen kimse
GÜLAĞAÇ

  1. [isim] Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
AĞARMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız beyazlaşmak
    • "Sakalı ağardı fakat gönlü kocamadı." (Nabizade Nâzım)
  2. Bakınız aydınlanmak
    • "Selim çıkını aldı, güneşte ağaran patika yolunu tuttu." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. Rengi solmak
    • "Sandıkta dura dura küf kokan feracenin rengi ağarmıştı." (Ömer Seyfettin)
SAĞANAK

  1. [isim] Birdenbire başlayan, genellikle kısa süren şiddetli yağmur; boğanak
    • "Evvelki gece sağanak başlayınca halazaden sevincinden göbek atıyordu." (Burhan Felek)
  2. [mecaz] Ani, şiddetli veya art arda oluşan hareketler
CIRBOĞA

  1. [isim, hayvan bilimi] Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, fareye benzeyen, ön ayakları kısa, arka ayakları uzun ve ince, tüyleri uzun, yumuşak ve ipeksi olan kemirgen (Dipus Caegyptius)
    • "Yarı cırboğa, yarı firavun faresi kemirgen, ressamın vücuduna yerleşir ve bacağını kemirmeye başlar." (Jale Parla)
  2. [mecaz] Cılız, zayıf, çelimsiz çocuk
AĞAÇÇIK

  1. [isim, bitki bilimi] Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan ağaçsı bitki
BURAĞAN

  1. [isim] Kısa süreli olup çok şiddetli esen rüzgâr
ÇOĞALMA

  1. [isim] Çoğalmak işi; fazlalaşma, ziyadeleşme, tekessür
    • "Öğlene doğru seyirciler çoğalmaya başladı." (Ayşe Kulin)
ODUNAĞA

  1. [sıfat, kaba konuşmada] Bakınız kalın kafalı
ZAĞANOS

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Bir cins doğan
YATAĞAN

  1. [isim] Namlusu kavisli, iki yanı da kesici, bir tür uzun savaş bıçağı
    • "Ölünceye kadar böyle hiç durmadan çalışırsa daha birkaç bin gaziye kırılmaz kılıçlar, kalkanları parçalayan çelik yatağanlar, zırhları kesen ağır saldırmalar yapacaktı." (Ömer Seyfettin)
ÇOĞALIŞ

  1. [isim] Çoğalmak işi
    • "Yine bu çağı, milletlerin çoğalış çağı olarak nitelendirebiliriz." (Fuat Süreyya Oral)
DOĞANCI

  1. [isim] Avcı doğan yetiştiren ve avda kullanan kimse
  2. Padişahın avda kullanacağı av kuşlarını yetiştirmekle görevli kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü