İçinde ğ olan 9 harfli 364 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EĞDİRTMEK
-
-
[-i]
Eğdirme işini yaptırmak
-
[-i]
Eğdirme işini yaptırmak
- BUĞDAYCIL
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bataklık yerlerde, patates ve pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula)
-
[isim, hayvan bilimi]
Bataklık yerlerde, patates ve pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula)
- YIĞIVERME
-
-
[isim]
Yığıvermek işi
-
[isim]
Yığıvermek işi
- FİLKULAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium)
-
Pazarlarda satılan bir sünger türü
-
[isim, bitki bilimi]
Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium)
- YİĞİTLEME
-
-
[isim, edebiyat]
Bakınız koçaklama
-
[isim, edebiyat]
Bakınız koçaklama
- İĞNECİLİK
-
-
[isim]
İğnecinin yaptığı iş
-
[isim]
İğnecinin yaptığı iş
- TEREYAĞLI
-
-
[sıfat]
Tereyağı ile yapılmış
- "Tereyağlı baklava."
-
[sıfat]
Tereyağı ile yapılmış
- YAĞDIRMAK
-
-
[-i]
Yağmasını sağlamak
-
[nesnesiz]
Bir şeyi aralıksız ve ısrarlı bir biçimde yapmak
- "Turhan mütemadiyen babasına, amcasına mektuplar yağdırıyor."
-
[nesnesiz]
Vermek, söylemek
- "Cemal Paşa, çılgın, Adana'ya, Afyon'a şiddetle emirler yağdırıyordu."
-
[-e, nesnesiz, mecaz]
Bol miktarda vermek, sağlamak
- "Bu fabrika piyasaya kumaş yağdırdı."
-
[nesnesiz, mecaz]
Çok sayıda ortaya koymak, sürmek
- "Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı."
-
[-i]
Yağmasını sağlamak
- ÖLMEZOĞLU
-
-
[isim, ağızlardan]
Çok dayanıklı şey
-
[isim, ağızlardan]
Çok dayanıklı şey
- BAĞLAYICI
-
-
[sıfat]
Bağlama niteliği olan
-
[dil bilgisi]
Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan
- "Yan cümlede bağlayıcı sözcükler, temel birleşende ise söz konusu bağlayıcı unsurlara uygun olarak karşılık sözcükler kullanılır."
-
Uyulması zorunlu
- "Anayasanın bağlayıcı hükümleri."
-
[kimya]
Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü
-
[sıfat]
Bağlama niteliği olan
- DOĞRATMAK
-
-
[-e, -i]
Doğrama işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Doğrama işini yaptırmak
- UĞRULAMAK
-
-
[-i, eskimiş]
Bakınız çalmak
- "Çünkü atını uğruladığı Gök Türkler işin farkına vararak ardına düşmüşler, arada uzun, yıpratıcı ve heyecanlı kovalamacalar olmuştu."
-
[-i, eskimiş]
Bakınız çalmak
- YAĞABİLME
-
-
[isim]
Yağabilmek işi
-
[isim]
Yağabilmek işi
- SEĞİRTKEN
-
-
[sıfat]
Sıçrayarak yakın bir yere doğru koşan
- "Bir delikanlı kadar çevik, hızlı, seğirtken."
-
[sıfat]
Sıçrayarak yakın bir yere doğru koşan
- OĞULDURUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız döl yatağı
-
Bitkinin dibinden çıkan filiz
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız döl yatağı
- YEĞNİLEME
-
-
[isim]
Bakınız hafifseme
-
[isim]
Bakınız hafifseme
- AĞDACILIK
-
-
[isim]
Ağdacının yaptığı iş
- "... ağdacılık aile mesleği olduğu için daha çok işçi, amele çalıştırır, çırak yetiştirmezler."
-
[isim]
Ağdacının yaptığı iş
- SOĞUTULMA
-
-
[isim]
Soğutulmak işi
-
[isim]
Soğutulmak işi
- DEĞİŞİNİM
-
-
[isim, biyoloji]
Bakınız mutasyon
-
[isim, biyoloji]
Bakınız mutasyon
- YOĞALTMAK
-
-
[-i]
Bakınız tüketmek
- "Bu şehir yılda yirmi bin ton buğday yoğaltır."
-
[-i]
Bakınız tüketmek