İçinde ğ olan 9 harfli 364 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EĞDİRTMEK

  1. [-i] Eğdirme işini yaptırmak
BUĞDAYCIL

  1. [isim, hayvan bilimi] Bataklık yerlerde, patates ve pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula)
YIĞIVERME

  1. [isim] Yığıvermek işi
FİLKULAĞI

  1. [isim, bitki bilimi] Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium)
  2. Pazarlarda satılan bir sünger türü
YİĞİTLEME

  1. [isim, edebiyat] Bakınız koçaklama
İĞNECİLİK

  1. [isim] İğnecinin yaptığı iş
TEREYAĞLI

  1. [sıfat] Tereyağı ile yapılmış
    • "Tereyağlı baklava."
YAĞDIRMAK

  1. [-i] Yağmasını sağlamak
  2. [nesnesiz] Bir şeyi aralıksız ve ısrarlı bir biçimde yapmak
    • "Turhan mütemadiyen babasına, amcasına mektuplar yağdırıyor." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  3. [nesnesiz] Vermek, söylemek
    • "Cemal Paşa, çılgın, Adana'ya, Afyon'a şiddetle emirler yağdırıyordu." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [-e, nesnesiz, mecaz] Bol miktarda vermek, sağlamak
    • "Bu fabrika piyasaya kumaş yağdırdı."
  5. [nesnesiz, mecaz] Çok sayıda ortaya koymak, sürmek
    • "Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı." (Tarık Buğra)
ÖLMEZOĞLU

  1. [isim, ağızlardan] Çok dayanıklı şey
BAĞLAYICI

  1. [sıfat] Bağlama niteliği olan
  2. [dil bilgisi] Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan
    • "Yan cümlede bağlayıcı sözcükler, temel birleşende ise söz konusu bağlayıcı unsurlara uygun olarak karşılık sözcükler kullanılır." (Mehman Musaoğlu)
  3. Uyulması zorunlu
    • "Anayasanın bağlayıcı hükümleri."
  4. [kimya] Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü
DOĞRATMAK

  1. [-e, -i] Doğrama işini yaptırmak
UĞRULAMAK

  1. [-i, eskimiş] Bakınız çalmak
    • "Çünkü atını uğruladığı Gök Türkler işin farkına vararak ardına düşmüşler, arada uzun, yıpratıcı ve heyecanlı kovalamacalar olmuştu." (Hüseyin Nihal Atsız)
YAĞABİLME

  1. [isim] Yağabilmek işi
SEĞİRTKEN

  1. [sıfat] Sıçrayarak yakın bir yere doğru koşan
    • "Bir delikanlı kadar çevik, hızlı, seğirtken." (Halide Edip Adıvar)
OĞULDURUK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız döl yatağı
  2. Bitkinin dibinden çıkan filiz
YEĞNİLEME

  1. [isim] Bakınız hafifseme
AĞDACILIK

  1. [isim] Ağdacının yaptığı iş
    • "... ağdacılık aile mesleği olduğu için daha çok işçi, amele çalıştırır, çırak yetiştirmezler." (Yaşar Bozyiğit)
SOĞUTULMA

  1. [isim] Soğutulmak işi
DEĞİŞİNİM

  1. [isim, biyoloji] Bakınız mutasyon
YOĞALTMAK

  1. [-i] Bakınız tüketmek
    • "Bu şehir yılda yirmi bin ton buğday yoğaltır."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü