İçinde ğ olan 8 harfli 420 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOĞANYOL

  1. [isim] Malatya iline bağlı ilçelerden biri
BAĞLAŞIM

  1. [isim] Bakınız eşleme
    • "İki tür envanter arasında hiçbir bağlaşım kurmanın imkânı yok." (Zeki Taştan)
  2. Aralarında ortak çıkar bulunan devletler ilişkisi
    • "Bu ilke doğrultusunda, 1872 yılında Alman, Avusturya-Macaristan İmparatorları ve Rus Çarı, I. Üç İmparatorlar Bağlaşımı’nı kurmuşlardı." (Nurşen Mazıcı)
  3. [fizik] Bir dizgenin veya alt dizgenin başka bir dizge üzerindeki etkisi
KIRKAĞAÇ

  1. [isim] Manisa iline bağlı ilçelerden biri
EĞİTİLME

  1. [isim] Eğitilmek işi
AĞRITMAK

  1. [-i] Ağrımasına yol açmak
    • "Evvela o sizi o kadar yoran, gözlerinizi ağrıtan kitaplar kalkacak." (Ömer Seyfettin)
YEĞLENME

  1. [isim] Yeğlenmek durumu
BAĞLAŞIK

  1. [sıfat] Aralarında anlaşma veya sözleşme sağlanmış olan (kimse veya topluluk); müttefik
    • "Bağlaşık orduların Türkiye’de geçirdikleri zaman içerisinde önemli bir zarara yol açmadıkları dönem, Varna’da bulundukları süreye rastlar." (Onur Bilge Kula)
  2. Sonuç, sebep gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan (nesne, terim)
    • "Teknoloji matrisi A’nın (8,2) ve (8,2’) koşullarını tatmin eden verimli ve bağlaşık bir matris olduğunu kabul ediyoruz." (Asaf Savaş Akat)
GÖKDOĞAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Kuzey yarım kürede yaşayan bir tür göçmen kuş (Accipitridae)
DAĞLAYIŞ

  1. [isim] Dağlamak işi
BAĞLANIŞ

  1. [isim] Bağlanmak işi veya durumu
    • "İçimde Taş Devri'nde yaşayan dedelerimin toprağa, suya, ateşe ve kokuya, bağsız, doğrudan doğruya bağlanışlarının tohumları filizlendi gene." (Nâzım Hikmet)
YEĞİNLİK

  1. [isim] Yeğin olma durumu
  2. [dil bilgisi] Bir ses çıkarılırken algılanan ve titreşimlerin genliğinden kaynaklanan özellik
  3. [fizik] Bakınız şiddet
    • "Bir akımın yeğinliği. Manyetik alanın yeğinliği. Bir ışık kaynağının yeğinliği."
DEĞİŞMEZ

  1. [sıfat] Aynen kalan, değişikliğe uğramayan
    • "İşte dünyanın peşin ve değişmez hükmü buydu." (Sâmiha Ayverdi)
DAĞITMAK

  1. [-i] Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
    • "Düşman ordusunu çil yavrusu gibi dağıtırlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [-i, nesnesiz] Belli bir orana göre bölüştürmek; tevzi etmek
    • "Cebinden cüzdanını çıkarıp çocukları için harçlık dağıttı." (Lâtife Tekin)
  3. Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek
    • "Selamlar dağıtarak telaşsız ve yorgun bana doğru yürüyordu." (Refik Halit Karay)
  4. Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak
    • "Odayı dağıtmak. Kâğıtları dağıtmak."
  5. [nesnesiz] Bakınız ulaştırmak
  6. [mecaz] Yenilgiye uğratmak
  7. [mecaz] Bir topluluğun varlığına son vermek; feshetmek
    • "Kooperatifi dağıttılar."
  8. [mecaz] Kurulu bir düzeni bozmak
  9. [mecaz] Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek
  10. [nesnesiz, mecaz] Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek
  11. [nesnesiz, argo] Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak
İPEĞİMSİ

  1. [sıfat] Bakınız ipeksi
ÇÖĞDÜRME

  1. [isim] Çöğdürmek işi
ZAĞLAMAK

  1. [-i] Bakınız kılağılamak
BAĞLANMA

  1. [isim] Bağlanmak işi veya durumu; intisap, takayyüt
    • "Tasavvuf ıstılahında ise arzu edilen makbul ve sevimli bir işin elde edilmesine kalbin bağlanmasıdır." (Necip Fazıl Kısakürek)
SUİBRİĞİ

  1. [isim, bitki bilimi] Suibriğigillerden, yaprakları almaşık, sapları uzun ve sülüksü, yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan, sıcak ülkelerde yetişen, tırmanıcı bir bitki (Nepenthes destillatoria)
DOĞUŞTAN

  1. [zarf] Bakınız yaradılıştan
  2. [sıfat, felsefe] Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen; fıtri
AYÇİÇEĞİ

  1. [isim, bitki bilimi] Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki; gün çiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus)
    • "Köyden ayrılmıştık, ayçiçeği tarlaları arasındaki yoldan Sisli Göl'e doğru yol alıyorduk." (Salim Nizam)
  2. Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü