İçinde ğ olan 6 harfli 187 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞLAÇ

  1. [isim] Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır

AĞRILI

  1. [sıfat] Ağrıyan, ağrısı olan
    • "Ağrılı diş."

DUMAĞI

  1. [isim] Nezle

UĞRAŞI

  1. [isim] Uğraşılan şey, iş güç, meşgale
    • "İnsanı her günkü uğraşılarından koparışları, kavrayıp götürüşleri de caba." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
  2. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi

DIĞDIK

  1. [isim] Akrabalığın uzak olduğunu anlatan dığdığının dığdığı deyiminde geçen bir söz

DÜĞMÜK

  1. [isim] Düğüm
    • "Bazı aileler resmî nikâh yanında bir de imam nikâhı kıyıveriyorlarmış. Bunu da bir paketin kınnapla bağlandıktan sonra düğmük üstüne düğmük atılmasına benzetiyorlar." (Çetin Altan)

BUKAĞI

  1. [isim] Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka
    • "Bukağılı Babanın başı ucunda düşman zindanında taşıdığı bukağılar vardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Kaçmaması için hayvanların ayağına takılan zincir, demir köstek

ELOĞLU

  1. [isim] El, yabancı
    • "Eloğlu erkenden ayaktadır. Bunca uygarlık yan gelip yatmakla elde edilmemiştir." (Haldun Taner)
  2. Damat
  3. Koca

MUĞLAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Anlaşılması güç, anlaşılmaz, karışık, çapraşık
    • "Son günlerin karşı, muğlak vakalarını tahlil edemedi." (Peyami Safa)

ÇİĞDEM

  1. [isim] Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi, mahmur çiçeği (Colchicum)

MAĞLUP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yenilen, yenik düşen, yenik
    • "Zavallı milletimizi esir etmek isteyen düşmanları behemehâl mağlup edeceğimize dair olan emniyet ve itimadım bir dakika olsun sarsılmamıştır." (Atatürk)
    • "Gelen imdat kuvvetinden vaktiyle haber alamıyor, mağlup oluyoruz." (Orhan Seyfi Orhon)

URAĞAN

  1. [isim] Beraberinde yağmur getirmeyen güçlü fırtına

YIĞMAK

  1. [-i] Bir tepe oluşturacak biçimde üst üste koymak
  2. [-i] Biriktirmek
    • "Herkes kışlık kömürünü yığdı."
  3. Toplamak, bir araya getirmek
    • "Bu yaşlıları kapının arkasına yığdılar." (Ömer Seyfettin)

DAĞLIÇ

  1. [isim] Kıvırcık koç ile Karaman koyununun birleşmesinden doğan melez koyun

YÜĞRÜK

  1. [sıfat] İyi yürüyen, iyi koşan
    • "Yüğrüktür bizim atımız." (H. Türküsü)
  2. Çalışkan
  3. Çevik, güçlü

BEĞENİ

  1. [isim] Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk
    • "Çoğu kadınların beğenisi kendi kişisel alanlarının dışına pek taşmaz." (Haldun Taner)
  2. Güzeli çirkinden ayırma yetisi, zevk, gusto
    • "Kendine özgü bir beğenisi var bu konuda." (Necati Cumalı)

ÖĞÜRTÜ

  1. [isim] Öğürmek işi
    • "İnsan rakı masasının başına eğlenelim, iş görelim diye oturur ve ekseriya eğlence öğürtü, iş gürültü ile biter." (Refik Halit Karay)
  2. Öğürürken çıkan ses
    • "Cevap beklemeden hastanın öğürtüleri işitilen odaya koştu." (Peyami Safa)

BAĞRIŞ

  1. [isim] Bağırma işi veya biçimi

BAYAĞI

  1. [sıfat] Aşağılık, pespaye
    • "Bütün hareketleri adi, kaba ve bayağı idi." (Ömer Seyfettin)
  2. Basit, adi, sıradan, amiyane, banal
    • "Kardeşimi birdenbire çok bayağı buldum." (Peyami Safa)
  3. [zarf] Hemen hemen, âdeta
    • "Bayağı kanacak gibi oldum."
  4. [zarf] Gerçekten
    • "Bayağı, çocuk gibi sevinirim limonun yarısının durduğuna." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Çapkınlığı, çok iğrenç ve bayağı çapkınlık." (Mahmut Yesari)
  5. [zarf] Oldukça, epey

EĞİLME

  1. [isim] Eğilmek işi
    • "İstese bile kendisini veremiyor, belirsiz bir tiksinti o yöne eğilmesini engelliyordu." (Atilla İlhan)
  2. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması
  3. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü