İçinde ğ olan 6 harfli 187 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İĞNELİ

  1. [sıfat] İğnesi olan
  2. İğne ile tutturulmuş, iğnelenmiş
  3. Kırıcı, gücendirici, dokunaklı, onur kırıcı, kinayeli
    • "Kızının buna benzer iğneli laflarını işiten Saffet, gerçekten sigarayı bıraktı." (Halide Edip Adıvar)

YAĞSIZ

  1. [sıfat] Yağı olmayan
  2. Yağı az
  3. İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış
  4. İnce, zayıf

CAĞLIK

  1. [isim] Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa

DEĞMEK

  1. [-e] Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek
    • "Kapıdan bir an birbirimize değerek girdik." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Ulaşmak, erişmek
    • "Mektup elime değmedi. Yaşı on beşine değince..."
  3. İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek
    • "Kurşun hedefe değdi."

DAĞLIÇ

  1. [isim] Kıvırcık koç ile Karaman koyununun birleşmesinden doğan melez koyun

MUĞLAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Anlaşılması güç, anlaşılmaz, karışık, çapraşık
    • "Son günlerin karşı, muğlak vakalarını tahlil edemedi." (Peyami Safa)

UĞURLU

  1. [sıfat] Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek
    • "Mayıs, İstanbullular ve Türkler için İstanbul'un fethedildiği ay olması itibarıyla uğurlu aydır." (Burhan Felek)

ÇAĞMAK

  1. [-e] Güneş ışığı vurmak
    • "Ömrüm bir tepeye çağmış gün gibi." (Karacaoğlan)

DAĞLIK

  1. [sıfat] Birçok dağın bulunduğu, dağlarla kaplı (bölge)

MAĞRİP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Batı
    • "Mağripten maşrıka dünyanın ucu / Sarrafı bilir altını, tuncu." (Pir Sultan Abdal)

SIĞMAK

  1. [-e] Bir kaba, bir yere bütünüyle girebilmek veya içinden geçebilmek
    • "Bir tavla zarı kadar küçücük eve / Bir kadın iki çocuk nasıl sığar?" (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  2. Uygun olmak
    • "Bu davranışın ne akla ne mantığa ne de insanlığa sığar!"
    • "Kin başka, aşk başkadır, kızım! Muhabbete cinayet sığmaz." (Ömer Seyfettin)

TAĞŞİŞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyin içine başka bir madde karıştırma, katıştırma

ÇİĞNEM

  1. Çiğnemlik

TEBLİĞ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bildirme, haber verme
    • "Heyet reisi selamlarının size tebliğine beni memur ettiler." (Peyami Safa)
    • "Çağırsalar çağırsalar, sürgüne gideceğini tebliğ etmek için çağırırlar." (Atilla İlhan)
  2. Bildiri
    • "İşte size tebliğde bahsettiğimiz saz şairi Âşık Mehmet, diye tıknaz adamı takdim etti." (Haldun Taner)

TUĞRUL

  1. [isim] Çakırdoğan

ÇAĞLAR

  1. [isim] Çağlayan

AĞARIK

  1. [sıfat] Aklaşmış, rengi solmuş
    • "Kırk yaşını aşmış, şakakları ağarık, uysal, eğik." (Tarık Dursun K)

TIĞLIK

  1. [isim] İçine tığ konulan kutu veya kap

KAŞAĞI

  1. [isim] Hayvanları tımar etmek için kullanılan, sacdan, dişli araç
  2. Sırtı kaşımak için kullanılan uzun saplı, ucu kaşık veya el biçiminde, tırnaklı araç

AĞARMA

  1. [isim] Ağarmak işi
  2. Tan atma, şafak sökme

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü