İçinde ğ olan 5 harfli 156 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ğ harfi olan kelimeler listesine ya da sonu ğ harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UĞRUN

  1. [zarf] Bakınız gizlice
    • "Sarayın cümle kapısına dayanacağına arkaya dolanıp uğrun kapıya yanaştı." (Kemal Tahir)
SIĞMA

  1. [isim] Sığmak işi
    • "Sokağa bıraktıkları otomobile altı kişi sığmaya çalıştılar." (Peyami Safa)
YEĞEN

  1. [isim] Birine göre kardeş çocuğu
    • "Ama yeğeninin ona çeken tek yanı yoktur." (Tarık Buğra)
  2. [mecaz] Büyüklere göre tanıdık çocuk veya genç
  3. [ünlem] Yaşlı kimselerin yaşı küçük olanlar için kullandığı seslenme sözü
    • "Postacı Bekir Efendi, yok demekten bezmiş de Lâlezar abla, bize bir şey var mı yeğen? diye sıkıştırmaktan usanmamıştı." (Mustafa Balel)
BOĞAZ

  1. [isim] Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar; ümük, kursak
    • "Ses, ciğerlerde biriken havanın boğaza çarpması demektir." (Ömer Seyfettin)
  2. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm
    • "Şişenin boğazı. Testinin boğazı."
  3. [coğrafya] İki dağ arasında dar geçit
    • "Yol üzerindeki derbentleri ve boğazları işgal ederek ordunun başında bunları takip ediyordu." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  4. [coğrafya] Dar ve derin akarsu vadisi
  5. [coğrafya] İki kara arasındaki dar deniz; kısık
  6. Yedirip içirme yükümü
    • "İşçilerin boğazı bizden olacak."
  7. [mecaz] Yiyeceği içeceği sağlanan kimse
    • "Hayat zor anne, kaç boğazız evde, ağabeyim hangi birimize yetişsin." (Ayşe Kulin)
  8. [mecaz] Yeme içme
    • "Boğazına düşkün."
ÇAĞRI

  1. [isim] Birinin bir yere gelmesini isteme; davet
    • "Kale burçlarında cenge çağrı davulları vuruldu." (Nezihe Araz)
  2. Bakınız çağrı cihazı
UĞRAK

  1. [isim] Çok uğranılan yer
    • "Bingöl bugün de şahinlerin yaylağı, çobanın uğrağı ve Türk'ün sevgisidir." (Etem İzzet Benice)
  2. Uzun yolda uğranılarak bir süre dinlenilen yer
    • "Yol boyundaki bütün uğraklarının aksine bu nahiyeye karşılanarak girmişlerdi." (Tarık Buğra)
  3. [ağızlardan] Cin çarpması
YAĞIŞ

  1. [isim] Yağmak işi
  2. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı
  3. Yağan yağmur veya kar miktarı
  4. Bakınız yağmur
SIĞIR

  1. [isim, hayvan bilimi] Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı
  2. [mecaz] Söz ve davranışlarında incelikten yoksun olan kimse
  3. [hakaret yollu] “Çok kaba, anlayışsız” anlamında bir hakaret sözü
YAĞIZ

  1. [sıfat] Bakınız esmer
    • "Yağız ve kuvvetli, analarının ardı sıra dokuzar onar gürbüz çocuk koşar." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bakınız doru
    • "Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı / Bir dakika araba yerinde durakladı" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  3. [ağızlardan] Bakınız yiğit
    • "Bunu o ilk zamanlardaki yağız savaşçı havasıyla dedi." (Attilâ İlhan)
SIĞIN

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız alageyik
TEĞET

  1. [isim, matematik] Bir eğrinin yanından geçen ve ona ancak bir noktada değen doğru; mümas
DIĞAN

  1. [isim, ağızlardan] Yağ tavası
BÜĞET

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız gölet
    • "Sultan I. Mahmud Belgrad Ormanlarından çok hoşnut olurdu ve bu uzun büğetin uçlarından birinde kendine bir köşk yaptırmıştı ve bunun inşası onun için bir övünme vesilesiydi." (Burhan Oğuz)
YAĞIR

  1. [isim, ağızlardan] İki kürek kemiğinin arası
  2. Atın omuzları arasındaki yer
  3. Çoğunlukla bu yerde eyer ve semerin açtığı yara
  4. Bakınız kel
ÇÖĞÜR

  1. [isim, müzik] İri gövdeli, kısa saplı bir tür halk sazı
    • "Fütuhat devirlerinde Osmanlı ordugâhlarında çöğür ve kopuz çalınır, savaşlarda askeri heyecana getirirdi." (Mehmet Nazmi Özalp)
ÇERAĞ

Kelime Kökeni: Farsça çerāġ

  1. [isim, eskimiş] Mum, kandil, lamba vb. ışık veren araç; çırağ
  2. Bakınız ışık
TUĞRA

  1. [isim, tarih] Osmanlı padişahlarının imza yerine kullandıkları, özel bir biçimi olan sembolleşmiş işaret; tura
DEĞME

  1. [isim] Değmek işi
YAĞSI

  1. [sıfat] Yağı andıran, yağa benzeyen, yağ gibi; yağımsı
IĞDIR

  1. [isim] Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü