İçinde Ğ olan 6 harfli 187 kelime var. İçerisinde Ğ harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında Ğ harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu Ğ harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAĞLAM

  1. [sıfat] Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz
    • "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı." (Falih Rıfkı Atay)
    • "Nasıl aldattı beni meğer sağlam ayakkabı değilmiş." (Peyami Safa)
    • "Daha bugünden sağlam durmayı beceremezse kaptan köprüsüne adım atmasın." (Zeyyat Selimoğlu)
  2. Zarar görmemiş, bozulmamış
    • "Bütün eşya sağlam."
  3. Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli
    • "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Güvenilir
    • "Sağlam iş. Sağlam para."
  5. Gerçek, inanılır bir temeli olan
    • "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın." (Memduh Şevket Esendal)
  6. [zarf] (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak
    • "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

BOĞATA

  1. [isim] Ağaçtan yapılmış, yuvarlak, delikli makara

EĞİNME

  1. [isim] Eğinmek durumu

İĞRENÇ

  1. [sıfat] İnsanda iğrenme duygusu uyandıran, tiksindiren, müstekreh
    • "Yazık, güzelleşmek istiyorsunuz hâlbuki iğrenç kılıklara giriyorsunuz." (Peyami Safa)

BOĞUNÇ

  1. [isim] Aşırı sıkıntı, üzüntü, kasvet, bunalım
    • "Bize daima yakın tarihimizin kaygılar, boğunçlar uyandıracak siyasalarından birer portre çizmeyi amaçlamış gibidir." (Selim İleri)

KARAĞI

  1. [isim] Ateş karıştırmaya yarayan, eğri uçlu demir çubuk

YEĞLİK

  1. [isim] Bir şeyin, başkalarından üstün sayılması, rüçhan

EĞİTME

  1. [isim] Eğitmek işi, terbiye etme

DÜĞMÜK

  1. [isim] Düğüm
    • "Bazı aileler resmî nikâh yanında bir de imam nikâhı kıyıveriyorlarmış. Bunu da bir paketin kınnapla bağlandıktan sonra düğmük üstüne düğmük atılmasına benzetiyorlar." (Çetin Altan)

ÖĞÜTÇÜ

  1. [isim] Öğüt veren kimse, nasihatçi
  2. Vaiz

EĞİLİŞ

  1. [isim] Eğilme işi veya biçimi
    • "Soylu ve çetin savaşçılık gururuna, bu eğiliş ağır geldi." (Falih Rıfkı Atay)

SEĞMEN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bayram günlerinde, düğünlerde törene yerli giysilerle, atlı ve silahlı olarak katılan yiğit

YEĞREK

  1. [sıfat] Daha iyi, daha üstün

MİĞFER

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Savaşçıların veya itfaiyecilerin başlarına giydikleri demir başlık, tolga
    • "Yollar, dereler taş dipleri, koparılmış apoletler, atılmış miğferler, terk edilmiş silahlarla dolu." (Aka Gündüz)

AĞINMA

  1. [isim] Ağınmak işi

CAĞLIK

  1. [isim] Dokumacılıkta, çözgü makinesinde çözgü ipliği bobinlerinin desen ve renk sırasına göre yerleştirildiği sehpa

EĞRİLİ

  1. [sıfat] Eğrisi olan

GEĞREK

  1. [isim] Kaburganın alt yanında bulunan boşluklardan her biri
    • "Kendi aralarında, bir hiç yüzünden, kıkır da kıkır gülerler. Gülmekten de geğrekleri ağrır." (Salâh Birsel)

BAĞLIK

  1. Bağ yeri, üzüm bağları çok olan yer

EĞİMLİ

  1. [sıfat] Eğimi olan
  2. Bir şeyi yapmaya içten yönelmiş, meyyal

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü