İçinde üt olan 8 harfli 91 kelime var. İçerisinde ÜT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üt olan kelimeler listesine ya da sonu üt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÖĞÜTLÜK

  1. [isim] Söğüt ağacı bol olan yer
    • "Uzakta çay kenarında söğütlük içinde küçük bir köy vardı." (Halide Edip Adıvar)
BÜYÜTMEK

  1. [-i] Büyük duruma getirmek; büyültmek
    • "Onun hicvi, yalnızca görüntüleri büyüten bir büyüteç değil." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız yetiştirmek
    • "Evet, Özlem, kaçırdın, benim annem hem çalışıp hem tek başına beni büyüttü." (Pınar Yücel Sarı)
  3. [mecaz] Olduğundan fazla görmek veya göstermek
    • "Bir ara yine işi büyüttüğüne, hayale kapıldığına hükmetti." (Refik Halit Karay)
ÜTÜLENME

  1. [isim] Ütülenmek işi
    • "Günde iki kez pantolonunun ütülenmesini istiyordu." (Ayla Kutlu)
KÜTTEDEK

  1. [zarf] Birdenbire "küt" diye ses çıkararak
    • "Bir ara küttedek bir şeye çarptık." (Ömer Seyfettin)
MÜTAREKE

Kelime Kökeni: Arapça mutāreke

  1. [isim, askerlik] Bakınız ateşkes
SÜTLENME

  1. [isim] Sütlenmek işi
  2. [kimya] Boya filminin özellikle solventin hızlı uçması ve nemin etkisiyle matlaşması
SÜTÇÜLER

  1. [isim] Isparta iline bağlı ilçelerden biri
SÜRÜTMEK

  1. [-e, -i] Sürüme işini yaptırmak
KÜTLEMEK

  1. [nesnesiz] "Küt" diye ses çıkarmak
TÜTÜNLÜK

  1. [isim] Tütün ekilen yer, tütün tarlası
  2. Hayvanın sırt bölgesinden çıkarılan pastırmalık et
  3. Sırtın kuyruğa yakın yerinden yapılmış en gevrek pastırma
  4. [ağızlardan] Kadınların iş yaparken giydiği genellikle eskimiş olan giysi
    • "Değirmen başında vurdular beni / Kirli tütünlüğe sardılar beni" (Halk türküsü)
LÜTUFKAR

Kelime Kökeni: Arapça luṭf + Farsça -kâr

  1. [sıfat, eskimiş] İyiliksever olan (kimse)
    • "''Bihruz Bey, kendisine biraz kırgın sandığı profesörün bu lütufkâr iltifarını görünce sevincinden ne yapacağını şaşırdı.''" (Peyami Safa)
ÜTÜLENİŞ

  1. [isim] Ütülenmek işi
SÜTUNCUK

  1. [isim] Gövdesi klasik sütunlardan ince ve uzun olan küçük sütun
BÜYÜTKEN

  1. [sıfat] Büyümeye yol açan
GÖMÜTLÜK

  1. [isim] Bakınız mezarlık
ÖĞÜTLEME

  1. [isim] Öğütlemek işi, nasihat
ZÜMRÜTSÜ

  1. [sıfat] Zümrüdü andıran, zümrüde benzeyen, zümrüt gibi
    • "Sular bile yeşermişti için için, sıcak, zümrütsü, derindi gölün içi." (Selâhattin Batu)
MÜTERCİM

Kelime Kökeni: Arapça mutercim

  1. [isim] Bakınız çevirmen
    • "Mütercim olarak işe başladığım gün anamdan emdiğim süt burnumdan gelmiştir." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
NÜTASYON

Kelime Kökeni: Fransızca nutation

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız üğrüm
TERÜTAZE

Kelime Kökeni: Farsça ter + tāze

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız körpe
    • "Frenk illerinde ... tenorların akbabaya dönmüş, kartlaşmışlarına bile terütaze kızlar gönül verirlermiş." (Refik Halit Karay)
  2. [zarf] Dinç bir biçimde
    • "İkinci yarıda herkesin dili bir karış dışarı çıktığı, maraza aradığı, çamurlaştığı zaman, seninki, oyuna yeni girmiş gibi terütaze koşar durur." (Haldun Taner)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü