İçinde üt olan 7 harfli 62 kelime var. İçerisinde ÜT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üt olan kelimeler listesine ya da sonu üt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜTLEME

  1. [isim] Kütlemek işi
TEFAVÜT

Kelime Kökeni: Arapça tefāvut

  1. [isim, eskimiş] Bakınız farklılık
GÜLÜTÇÜ

  1. [isim] Bir skeçte, revüde veya eğlence gösterisinde eklenen sözleri ve durumları hazırlayan kimse
VİRÜTİK

Kelime Kökeni: Fransızca virutique

  1. [sıfat] Virüsle ilgili, virüse bağlı
ÜTÜLMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Oyunda, yenilmek, kaybetmek
LÜTERCİ

  1. [sıfat, din bilimi] Lütercilikten yana olan
    • "Babası, Lüterci Protestanlığı seçmiş geniş görüşlü bir hukukçu, annesi ise müzik tutkusuyla … kültürlü bir kadındı." (Taner Timur)
SÜTNİNE

  1. [isim] Bakınız sütanne
    • "Benim sütüm olmazsa sütnine tutarız." (Nâzım Hikmet)
BÜYÜTEÇ

  1. [isim, fizik] Cisimleri büyüterek gösteren alet; pertavsız
    • "Onun hicvi, yalnızca görüntüleri büyüten bir büyüteç değil." (Nâzım Hikmet)
BÖLÜTLÜ

  1. [sıfat] Bölütlere ayrılmış olan
ÖĞÜTÜCÜ

  1. [sıfat] Öğütme özelliği olan
  2. [isim] Öğütme işini yapan makine
  3. [isim] Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine
SÖĞÜTLÜ

  1. [sıfat] Söğüt ağaçları bulunan (yer)
SÜTHANE

Kelime Kökeni: Türkçe süt + Farsça ḫāne

  1. [isim] Süt ve süt ürünleri üretilen ve satılan yer
    • "Diyojen'le beraber oturduğu kulübesinden iki günde bir inip de eski dostu hemşehrisi Pandeli ustanın süthanesinde sabahları süt içerken rastlıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
SÜTANNE

  1. [isim] Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın; sütana, sütnine
    • "Raşit çocuk, emektar hizmetçimiz ve sütannemin oğluydu." (Reşat Nuri Güntekin)
TEZAYÜT

Kelime Kökeni: Arapça tezāyud

  1. [isim, eskimiş] Bakınız artma
PARAŞÜT

Kelime Kökeni: Fransızca parachute

  1. [isim] Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç
BÜTÜNCÜ

  1. [sıfat] Bütün olarak düşünmeye önem veren (kimse veya görüş)
    • "İlk sorun, çağdaşlaşmamız için bütüncü mü, yoksa parçacı bir yaklaşım mı gereklidir?" (Nevzat Kösoğlu)
YÜRÜTEN

  1. [isim] Bakınız yürüteç
    • "Ona dört ayaklı yürütenlerden aldık, sevindi." (Tarık Dursun K)
ÖRGÜTÇÜ

  1. [isim] Örgütleme işleriyle uğraşan kimse; teşkilatçı
  2. Örgütleme işlerinde yetenekli kimse; teşkilatçı
YÜRÜTÜŞ

  1. [isim] Yürütmek işi
TEEYYÜT

Kelime Kökeni: Arapça teʾeyyud

  1. [isim, eskimiş] Bakınız gerçeklenme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü