İçinde üt olan 11 harfli 54 kelime var. İçerisinde ÜT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üt olan kelimeler listesine ya da sonu üt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BÜTÜNLETMEK

  1. [-e, -i] Bütün durumuna getirmek; tamamlatmak, tümletmek
    • "Loş ve serin duvarın dibinde parasını saydı; sonra karşı duvardaki simitçiye bütünletti, biraz da bozuk para kaldı." (Oğuz Atay)
BÜTÜNLENMEK

  1. [nesnesiz] Bütünleme işine konu olmak; tamamlanmak, ikmal edilmek, tümlenmek
    • "... ve yıldızlar indikçe bakışlarınla / Bütünlenirdi varlığım" (Turan Oflazoğlu)
KÜTÜRDETMEK

  1. [-i] "Kütür kütür" diye ses çıkartmak
RÜTBELENMEK

  1. [nesnesiz] Rütbesine göre sıralanmak
    • "Bu sınıfların içindekiler de gene bu uyduruk kavramlara göre sıralanıyor, rütbeleniyor." (Tarık Buğra)
ÜRKÜTÜCÜLÜK

  1. [isim] Ürkütücü olma durumu
    • "Baktıkça alışılıyor çirkinliğine, ürkütücülüğü kalmıyor." (Tomris Uyar)
FÜTURSUZLUK

  1. [isim] Fütursuz olma durumu
ÖLÇÜTSÜZLÜK

  1. [isim] Ölçütsüz olma durumu
MÜTERCİMLİK

  1. [isim] Bakınız çevirmenlik
TEREDDÜTSÜZ

  1. [sıfat] Bakınız duraksamasız
    • "Annemin tereddütsüz cevabından biraz şaşaladım." (Aka Gündüz)
  2. Tereddüde yol açmayan
  3. [zarf] Kararlı olarak
    • "Tereddütsüz Avrupa'nın tekniğini, bilgisini alacağız." (Orhan Seyfi Orhon)
  4. [zarf] Duraksamadan
BÜTÜNLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Bütün duruma gelmek
    • "Boğaziçi'nde yaşayan bir insan, kendisini kapanmış, bütünleşmiş bir mekânda duyumsar." (Aydın Boysan)
ÜTOPYACILIK

  1. [isim] Ütopyacı olma durumu
YÜRÜTÜCÜLÜK

  1. [isim] Yürütücü olma durumu
MÜTEMMİMLİK

  1. [isim] Mütemmim olma durumu
DİSTRİBÜTÖR

Kelime Kökeni: Fransızca distributeur

  1. [isim, teknik] Bakınız dağıtıcı
TAAHHÜTNAME

Kelime Kökeni: Arapça taʿahhud + Farsça nāme

  1. [isim] Bir şeyi yapmayı üstüne aldığını bildiren yazılı kâğıt
    • "Ne taahhütnamesi? O da nasıl şey? Bana hiç kimse taahhütname diye bir şey söylememişti." (Aziz Nesin)
BÜYÜTEBİLME

  1. [isim] Büyütebilmek işi
ÇÜRÜTEBİLME

  1. [isim] Çürütebilmek işi
PÜTÜRLENMEK

  1. [nesnesiz] Pütürlü duruma gelmek
    • "Sırtını ve omuzlarını yoklamak kabil olsa cildinin tavuk derisi gibi pütürlendiği hissedilecektir." (Reşat Nuri Güntekin)
ÖRGÜTSÜZLÜK

  1. [isim] Herhangi bir örgütlenmenin bulunmaması durumu; teşkilatsızlık
MÜTEGALLİBE

Kelime Kökeni: Arapça muteġallibe

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız zorba
    • "Osmanlı’dan aldıkları toprağı mütegallibeye peşkeş çektiler, köylüye dağıtmadılar." (Mehmet Kemal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü