İçinde üt olan 10 harfli 98 kelime var. İçerisinde ÜT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üt olan kelimeler listesine ya da sonu üt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜTEHASSIS

Kelime Kökeni: Arapça muteḫaṣṣiṣ

  1. [sıfat] Bakınız uzman
    • "Hünerlerinizin inceliklerini, güzelliklerini anlamak için mütehassıslar zuhur etti." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
KÜTİNLEŞME

  1. [isim, bitki bilimi] Selülozun kütin biçimine dönüşmesi
MÜTEBASBIS

Kelime Kökeni: Arapça mutebaṣbiṣ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız dalkavuk
MÜTTEHİDEN

Kelime Kökeni: Arapça mutteḥiden

  1. [zarf, eskimiş] Birlikte, birlik olarak
    • "... işin en hazin tarafı kendisine Türk matbuatı ismini veren matbu varakaların karşımda müttehiden aldıkları destani yobazlık tavrıdır." (Necip Fazıl Kısakürek)
ÖRGÜTÇÜLÜK

  1. [isim] Örgüt kurma işi; teşkilatçılık
MÜTEAKİBEN

Kelime Kökeni: Arapça muteʿāḳiben

  1. [zarf] Bakınız ardınca
    • "... mektuplardan birini açtı, bir müddet sessiz sessiz kendisi okudu, tekrar yerine koydu; müteakiben bir diğerini aldı, ötesine berisine göz gezdirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
MÜTEMERKİZ

Kelime Kökeni: Arapça mutemerkiz

  1. [sıfat, eskimiş, kimya] Bakınız derişik
BÜTÜNLÜKLÜ

  1. [sıfat] Derli toplu, kapsayıcı olan
    • "Bu durum da resmî istatistiklerin bütünlüklü bir yapıya sahip olmadığının net bir göstergesi niteliğindedir." (Mevlüt Tatlıyer)
  2. Çok yönlü, donanımlı olan
    • "Bütünlüklü sanatkâr adlandırmasıyla anabileceğim insanlar hem muhayyileye hem gerçek olana dair derinlikli ve sahici bir faaliyet ortaya koyar." (İbrahim Tüzer)
MÜTEREDDİT

Kelime Kökeni: Arapça mutereddid

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kararsız
    • "Kapıya doğru ilerlemek istedi fakat müteredditti." (Nâzım Hikmet)
SÜTBABALIK

  1. [isim] Sütbaba olma durumu
MÜTEVELLİT

Kelime Kökeni: Arapça mutevellid

  1. [sıfat, eskimiş] Doğmuş, dünyaya gelmiş
  2. [mecaz] Meydana gelmiş, ileri gelmiş
    • "Gönlüm arzu ile korkudan, muhabbet ile nefretten mütevellit duygularla mütehassis olduğu hâlde gidiyordum." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
MÜTEKELLİM

Kelime Kökeni: Arapça mutekellim

  1. [sıfat, eskimiş] Söyleyen, konuşan
  2. [isim, dil bilgisi] Teklik birinci kişi
MÜTEVECCİH

Kelime Kökeni: Arapça muteveccih

  1. [sıfat, eskimiş] Bir yere gitmeye, bir şeyi yapmaya karar veren
  2. Bakınız yönelik
RÜTBELENME

  1. [isim] Rütbelenmek durumu
MÜTEFENNİN

Kelime Kökeni: Arapça mutefennin

  1. [isim, eskimiş] Bilim veya teknik alanında bilgili olan kimse
NAMÜTENAHİ

Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça mutenāhī

  1. [sıfat] Bakınız sonsuz
  2. [zarf] Sonsuz bir biçimde
    • "Öğleye yakın bu sis dağılınca gökyüzü namütenahi açılıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
MÜTEVERRİM

Kelime Kökeni: Arapça muteverrim

  1. [sıfat, eskimiş, tıp] Bakınız veremli
MÜTEŞEKKİL

Kelime Kökeni: Arapça muteşekkil

  1. [sıfat, eskimiş] Oluşmuş, meydana gelmiş
    • "Etrafımda uçları birbirine temas etmiş hilallerden müteşekkil bir daire vardı." (Ömer Seyfettin)
TÜTSÜLENME

  1. [isim] Tütsülenmek işi
YÜRÜTTÜRME

  1. [isim] Yürüttürmek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü