İçinde üt olan 10 harfli 98 kelime var. İçerisinde ÜT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üt olan kelimeler listesine ya da sonu üt ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MÜTEHASSIS
-
Kelime Kökeni: Arapça muteḫaṣṣiṣ
-
[sıfat]
Bakınız uzman
- "Hünerlerinizin inceliklerini, güzelliklerini anlamak için mütehassıslar zuhur etti."
-
[sıfat]
Bakınız uzman
- KÜTİNLEŞME
-
-
[isim, bitki bilimi]
Selülozun kütin biçimine dönüşmesi
-
[isim, bitki bilimi]
Selülozun kütin biçimine dönüşmesi
- MÜTEBASBIS
-
Kelime Kökeni: Arapça mutebaṣbiṣ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dalkavuk
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız dalkavuk
- MÜTTEHİDEN
-
Kelime Kökeni: Arapça mutteḥiden
-
[zarf, eskimiş]
Birlikte, birlik olarak
- "... işin en hazin tarafı kendisine Türk matbuatı ismini veren matbu varakaların karşımda müttehiden aldıkları destani yobazlık tavrıdır."
-
[zarf, eskimiş]
Birlikte, birlik olarak
- ÖRGÜTÇÜLÜK
-
-
[isim]
Örgüt kurma işi; teşkilatçılık
-
[isim]
Örgüt kurma işi; teşkilatçılık
- MÜTEAKİBEN
-
Kelime Kökeni: Arapça muteʿāḳiben
-
[zarf]
Bakınız ardınca
- "... mektuplardan birini açtı, bir müddet sessiz sessiz kendisi okudu, tekrar yerine koydu; müteakiben bir diğerini aldı, ötesine berisine göz gezdirdi."
-
[zarf]
Bakınız ardınca
- MÜTEMERKİZ
-
Kelime Kökeni: Arapça mutemerkiz
-
[sıfat, eskimiş, kimya]
Bakınız derişik
-
[sıfat, eskimiş, kimya]
Bakınız derişik
- BÜTÜNLÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Derli toplu, kapsayıcı olan
- "Bu durum da resmî istatistiklerin bütünlüklü bir yapıya sahip olmadığının net bir göstergesi niteliğindedir."
-
Çok yönlü, donanımlı olan
- "Bütünlüklü sanatkâr adlandırmasıyla anabileceğim insanlar hem muhayyileye hem gerçek olana dair derinlikli ve sahici bir faaliyet ortaya koyar."
-
[sıfat]
Derli toplu, kapsayıcı olan
- MÜTEREDDİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mutereddid
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kararsız
- "Kapıya doğru ilerlemek istedi fakat müteredditti."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kararsız
- SÜTBABALIK
-
-
[isim]
Sütbaba olma durumu
-
[isim]
Sütbaba olma durumu
- MÜTEVELLİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mutevellid
-
[sıfat, eskimiş]
Doğmuş, dünyaya gelmiş
-
[mecaz]
Meydana gelmiş, ileri gelmiş
- "Gönlüm arzu ile korkudan, muhabbet ile nefretten mütevellit duygularla mütehassis olduğu hâlde gidiyordum."
-
[sıfat, eskimiş]
Doğmuş, dünyaya gelmiş
- MÜTEKELLİM
-
Kelime Kökeni: Arapça mutekellim
-
[sıfat, eskimiş]
Söyleyen, konuşan
-
[isim, dil bilgisi]
Teklik birinci kişi
-
[sıfat, eskimiş]
Söyleyen, konuşan
- MÜTEVECCİH
-
Kelime Kökeni: Arapça muteveccih
-
[sıfat, eskimiş]
Bir yere gitmeye, bir şeyi yapmaya karar veren
-
Bakınız yönelik
-
[sıfat, eskimiş]
Bir yere gitmeye, bir şeyi yapmaya karar veren
- RÜTBELENME
-
-
[isim]
Rütbelenmek durumu
-
[isim]
Rütbelenmek durumu
- MÜTEFENNİN
-
Kelime Kökeni: Arapça mutefennin
-
[isim, eskimiş]
Bilim veya teknik alanında bilgili olan kimse
-
[isim, eskimiş]
Bilim veya teknik alanında bilgili olan kimse
- NAMÜTENAHİ
-
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça mutenāhī
-
[sıfat]
Bakınız sonsuz
-
[zarf]
Sonsuz bir biçimde
- "Öğleye yakın bu sis dağılınca gökyüzü namütenahi açılıyordu."
-
[sıfat]
Bakınız sonsuz
- MÜTEVERRİM
-
Kelime Kökeni: Arapça muteverrim
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız veremli
-
[sıfat, eskimiş, tıp]
Bakınız veremli
- MÜTEŞEKKİL
-
Kelime Kökeni: Arapça muteşekkil
-
[sıfat, eskimiş]
Oluşmuş, meydana gelmiş
- "Etrafımda uçları birbirine temas etmiş hilallerden müteşekkil bir daire vardı."
-
[sıfat, eskimiş]
Oluşmuş, meydana gelmiş
- TÜTSÜLENME
-
-
[isim]
Tütsülenmek işi
-
[isim]
Tütsülenmek işi
- YÜRÜTTÜRME
-
-
[isim]
Yürüttürmek işi
-
[isim]
Yürüttürmek işi