İçinde ür olan 7 harfli 203 kelime var. İçerisinde ÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ür olan kelimeler listesine ya da sonu ür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÜYÜREK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Biraz büyük
-
[sıfat, ağızlardan]
Biraz büyük
- SÜRÜCÜL
-
-
[sıfat]
Sürü durumunda yaşayan
-
Sürüye özgü
-
[sıfat]
Sürü durumunda yaşayan
- PÜRİTEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca puritain
-
[sıfat]
Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya özen gösteren
- "Ben Avrupa'nın püriten papazlarıyla rekabet eden ruhiyat büyücülerinden değilim."
-
[sıfat]
Kutsal kitapları yeniden ve değişik bir anlayışla okumaya özen gösteren
- KÖPÜRME
-
-
[isim]
Köpürmek işi
- "Dün bize öğretirken aslanca köpürmeyi / Bugün o da huy etmiş yerlere yüz sürmeyi"
-
[isim]
Köpürmek işi
- KÜFÜRLÜ
-
-
[sıfat]
İçinde küfür olan (söz, konuşma)
-
[zarf]
Küfür kullanmadan, küfretmeden (konuşmak)
-
[sıfat]
İçinde küfür olan (söz, konuşma)
- TÜRKİYE
-
-
[isim]
Anadolu ve Trakya'da yer alan, başkenti Ankara olan ülke; Türkiye Cumhuriyeti
-
[isim]
Anadolu ve Trakya'da yer alan, başkenti Ankara olan ülke; Türkiye Cumhuriyeti
- TEZAHÜR
-
Kelime Kökeni: Arapça teẓāhur
-
[isim, eskimiş]
Ortaya çıkma
- "Muvaffak olamamış sanatkârın iki türlü tezahürü vardır."
-
Bakınız belirti
- "Bu hasretin garip tezahürleri de vardı."
-
[isim, eskimiş]
Ortaya çıkma
- ÖVDÜRME
-
-
[isim]
Övdürmek işi
-
[isim]
Övdürmek işi
- KÜRÜMEK
-
-
[-i]
Bakınız küremek
-
[-i]
Bakınız küremek
- BÜRÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Bürük giyinmiş olan
-
[zarf]
Bürük giyerek
- "Şimdi elbette böyle değil fakat Lerzan’ın orada bulunduğu tarihlerde Urfa kadınları umumiyetle bürüklü, erkekleri de entari ile dolaşırlardı."
-
[sıfat]
Bürük giyinmiş olan
- ÖKSÜRME
-
-
[isim]
Öksürmek işi
- "Güldükten sonra hemen öksürmesinin de ilk önce sandığım gibi hastalık değil, bir nevi tik olduğu anlaşılıyordu."
-
[isim]
Öksürmek işi
- DÜŞÜRME
-
-
[isim]
Düşürmek işi
- "Arkadaşının münasebetsiz bir fiyat söyleyerek piyasayı düşürmesinden korkmuştu."
-
[isim]
Düşürmek işi
- ÖKSÜRÜK
-
-
[isim]
Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması
- "Trende herkes uyuyor, uzun bir öksürük silsilesi ve bazı iniltilerden başka ses yok."
-
[tıp]
Üşütme gibi bir sebeple ortaya çıkan göğüs hastalığı
- "Sancılı bir öksürükle öksürerek ağlamaya başladım."
-
[isim]
Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması
- ÜRKÜTÜŞ
-
-
[isim]
Ürkütmek işi
-
[isim]
Ürkütmek işi
- YÜRÜYÜŞ
-
-
[isim]
Yürümek işi
- "Ordu arızalı fakat kısa bir yoldan yürüyüşe tekrar başladı."
-
Spor amacıyla yapılan yürüme
- "Fazla yağlarını eritmek için karısı ile yürüyüşe çıkan fabrikatör..."
-
Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme
-
[askerlik]
Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi
-
[isim]
Yürümek işi
- GÜLDÜRÜ
-
-
[isim]
Güldürme özelliği olan şey
-
[tiyatro]
İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri; mudhike, komedi, komedya, fars
-
[isim]
Güldürme özelliği olan şey
- KÖTÜRÜM
-
-
[sıfat]
Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse); oturak
- "Duvar diplerinde kötürüm gibi yatıyorlar, uyukluyorlardı."
-
Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak)
- "O vakit iki yanmış odundan hiç fark edilmeyen kötürüm bacaklarını gördük."
-
[mecaz]
İşleyemeyen, iş yapamayan
-
[sıfat]
Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse); oturak
- ÜRPERTİ
-
-
[isim]
Ürperme duygusu
- "İncir ağacının altında her zamanki isimsiz ürpertiyle titriyorum."
-
[isim]
Ürperme duygusu
- ÜRKÜSÜZ
-
-
[sıfat]
Ürkü vermeyen
-
[sıfat]
Ürkü vermeyen
- SÜRMELİ
-
-
[sıfat]
Sürme ile boyanmış olan
- "Kirpikleri kudretten sürmelidir."
-
Sürgü ile kapatılmış olan, sürmelenmiş olan
- "Yavaşça vitrinin sürmeli camını açtı."
-
[sıfat]
Sürme ile boyanmış olan