İçinde ünç olan 19 kelime var. İçerisinde ÜNÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ünç olan kelimeler listesine ya da sonu ünç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
GÜLÜNÇLEŞTİRMEK
GÜLÜNÇLEŞTİRME
GÜLÜNÇLEŞMEK
GÜLÜNÇLEŞME, ÖDÜNÇLENMEK, ÖDÜNÇLEŞMEK
ÖDÜNÇLEMEK, ÖDÜNÇLENME, ÖDÜNÇLEŞME
GÜLÜNÇLÜK, ÖDÜNÇLEME, ÜRKÜNÇLÜK
GÜLÜNÇLÜ
ÜZÜNÇLÜ
GÜLÜNÇ, ÜRKÜNÇ
ÖDÜNÇ, ÖVÜNÇ, ÜZÜNÇ
Ünç Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
NÜ, ÜÇ, ÜN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GÜLÜNÇLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Gülünç duruma getirmek
- "O mesleğe girenleri hırpalamak, gülünçleştirmek, karalamak gibi kolay ve harcıâlem eğilime kapılmak çok sakıncalı bir tutumdur."
-
[-i]
Gülünç duruma getirmek
- GÜLÜNÇLEŞTİRME
-
-
[isim]
Gülünçleştirmek işi
-
[isim]
Gülünçleştirmek işi
- GÜLÜNÇLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Gülünç duruma gelmek; komikleşmek
-
[nesnesiz]
Gülünç duruma gelmek; komikleşmek
- GÜLÜNÇLEŞME
-
-
[isim]
Gülünçleşmek işi; komikleşme
-
[isim]
Gülünçleşmek işi; komikleşme
- ÖDÜNÇLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Ödünç alıp vermek
-
[nesnesiz]
Ödünç alıp vermek
- ÖDÜNÇLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Karşılıklı ödünç alıp vermek
-
[nesnesiz]
Karşılıklı ödünç alıp vermek
- ÖDÜNÇLEŞME
-
-
[isim]
Ödünçleşmek işi
-
[isim]
Ödünçleşmek işi
- ÖDÜNÇLENME
-
-
[isim]
Ödünçlenmek işi
-
[isim]
Ödünçlenmek işi
- ÖDÜNÇLEMEK
-
-
[nesnesiz]
Ödünç olarak almak
-
[nesnesiz]
Ödünç olarak almak
- GÜLÜNÇLÜK
-
-
[isim]
Gülünç olma durumu; komiklik
- "Çağdaş tragedyaların başkahramanı gibi bütün gülünçlükler de benim başıma gelmiş."
-
[isim]
Gülünç olma durumu; komiklik
- ÖDÜNÇLEME
-
-
[isim]
Ödünçlemek işi; ariyet; istiare
-
[dil bilimi]
Bir dilin başka bir dilden ödünç olarak kelime, ek veya ses alması
-
[isim]
Ödünçlemek işi; ariyet; istiare
- ÜRKÜNÇLÜK
-
-
[isim]
Ürkünç olma durumu
- "E. Zola toplumsal ürkünçlüğü sağlık bozukluğuna dönüştürmekte kendine usta tanımamış bir romancı besbelli."
-
[isim]
Ürkünç olma durumu
- GÜLÜNÇLÜ
-
-
[sıfat]
Güldürücü, eğlendirici özellikleri bulunan (oyun, hikâye, söz)
-
[sıfat]
Güldürücü, eğlendirici özellikleri bulunan (oyun, hikâye, söz)
- ÜZÜNÇLÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız üzüntülü
- "İçlerinden biri titrek ve üzünçlü bir sesle hicazkâr üzerinde gezinmeye başladı."
-
[sıfat]
Bakınız üzüntülü
- GÜLÜNÇ
-
-
[sıfat]
Bakınız komik
- "Oynanacak oyunların önceden onaylanması birtakım gülünç olaylara da yol açıyordu."
-
Alay edilecek durumda olan; tuhaf
-
[sıfat]
Bakınız komik
- ÜRKÜNÇ
-
-
[sıfat]
Ürkme, çekinme duygusu veren
- "İncecik bir lüks değil kaba, zevkten yoksun, çok daha ürkünç bir lüks sergilenecek şimdi."
-
[sıfat]
Ürkme, çekinme duygusu veren
- ÖVÜNÇ
-
-
[isim]
Bakınız övünme
- "Bütün oba sevdalıları korumanın sevinci, övüncü içindeydi."
-
[isim]
Bakınız övünme
- ÖDÜNÇ
-
-
[sıfat]
İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey); iare
-
[sıfat]
İleride geri verilmek veya alınmak şartıyla alınan veya verilen (şey); iare
- ÜZÜNÇ
-
-
[isim]
Bakınız üzüntü
- "Çocukların oyun gürültülerinde bile insanı burkan bir üzünç gizlidir."
-
[isim]
Bakınız üzüntü