İçinde üm olan 9 harfli 85 kelime var. İçerisinde ÜM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında üm olan kelimeler listesine ya da sonu üm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GÜMÜŞÜMSÜ

  1. [sıfat] Bakınız gümüşsü
ÖZÜMSENME

  1. [isim] Özümsenmek işi; özümlenme
FERAHNÜMA

Kelime Kökeni: Arapça feraḥ + Farsça -numā

  1. [isim, müzik] Klasik Türk müziğinde bir makam
DÜMBÜKLÜK

  1. [isim] Bakınız pezevenklik
ALEMŞÜMUL

Kelime Kökeni: Arapça ʿālem + şumūl

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız evrensel
    • "Her insan, kâinatı dolduran varlığın bir özü ve âlemşümul düşüncenin bir taşıyıcısıdır." (Mehmet Kaplan)
KOSTÜMLÜK

  1. [sıfat] Kostüm yapmaya elverişli
    • "Kostümlük kumaş."
MÜMKÜNLÜK

  1. [isim] Bakınız olabilirlik
ÖRÜMCEKSİ

  1. [sıfat] Örümcek ağı gibi ince ve seyrek dokulu olan
KÜMELEMEK

  1. [-i] Herhangi bir şeyi bir küme hâline getirmek
HERCÜMERÇ

Kelime Kökeni: Farsça herc + merc

  1. [sıfat, eskimiş] Karmakarışık olan
KOSTÜMSÜZ

  1. [sıfat] Kostümü olmayan
ÖRÜMCEKLİ

  1. [sıfat] Örümcek ağlarıyla kaplanmış, örümcek bağlamış
  2. [mecaz] Eskimiş, modası geçmiş, köhne, çağ dışı olan
    • "Bu genç öğretmen, annemin asri dediği birçok şeylerine köhne, örümcekli dedi." (Halide Edip Adıvar)
BALGÜMECİ

  1. [isim] Bal peteğini andıran bir dikiş büzgüsü türü
LÜMENSAAT

Kelime Kökeni: Fransızca lumen + Arapça sāʿat

  1. [isim, fizik] Işık miktarı birimi lümenlik ışık akısıyla 1 saatte yayılan ışık ölçüsü
ÖLÇÜMLEME

  1. [isim] Değerlendirme, değer biçme
  2. Bir ölçü aletinin veya ölçme sisteminin gösterdiği değerler ile ölçülenin bilinen değerleri arasındaki ilişkiyi belli koşullar altında inceleme işlemi; ölçülüleme, kalibrasyon
ÖZÜMSEMEK

  1. [-i] Edinilmiş olan bilgileri bireyin öz malı durumuna getirmek; içselleştirmek, özümlemek
    • "Okuduğum mektupları özümseyip yüzeysel biçimde unutmam gerekiyordu." (Erendiz Atasü)
ÖZÜMLEMEK

  1. [-i, biyoloji] Canlı varlıklar, dışarıdan aldıkları besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir birleşimle, organizmanın gereksinim duyduğu maddeler durumuna getirmek; temsil etmek
  2. [mecaz] Bakınız özümsemek
    • "Toprakları üzerinde gelmiş geçmiş eski insancıl kalıtını özümlemişti." (Necati Cumalı)
ÖTÜMLÜLÜK

  1. [isim] Bakınız tonluluk
MÜMTAZLIK

  1. [isim] Bakınız seçkinlik
GÜLÜMSEME

  1. [isim] Gülümsemek işi; tebessüm
    • "Arkalarından bakan gülümsemen hayır duan oldu onlara." (Arif Nihat Asya)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü